Haki, özellikle orduların kullandığı ana renktir ve askeri üniformaların tonunu araziye göre ayarlar. Bu rengin kullanımı günümüzde oldukça popüler bir yöntem olmasına rağmen geçmişte bazı dönemlerde zorluklara neden olmuştur.
Askeri üniformanın çok mat, çok parlak ve farklı renklerde olduğu dönemlerde haki renginin fazla kullanılmadığı bilinmektedir. Haki, özellikle orduların üniformanın görsel çekiciliğine bağlı olduğu yıllarda pek tercih edilmiyordu. Kalkanlı ve kılıçlı savaşların çoğunda gösterişli üniformalı askerlerin düşman üzerinde moral bozucu bir etki yarattığı da bilinmektedir. Ancak savaş teknolojisi değişip geliştikçe, özellikle ateşli silahlar çatışmalarda kullanılabilir hale geldikçe, alevli üniformaların kolay hedefler olduğu ortaya çıktı.
Savaşın şartları değiştikten sonra askerler savaştıkları arazinin şartlarına göre giyinmeye başlamışlar ve günümüzde de kullanıldığı gibi sadece ihtiyaçları olan teçhizatı yanlarında taşımışlardır. Üniformalarda kullanılan haki rengi ilk kez 1850’lerde İngilizler tarafından kullanılmıştır. Hint kara tonları olarak kabul edilen bu renk, İngilizlerin o dönemde giydikleri beyaz üniformaların kolay bir hedef olduğunu fark etmesiyle ortaya çıkmıştır. Beyaz üniformalara toz ve çamur sürüldüğünde, biraz çay rengiyle kaplanan giysiler, gölgeli bir kahverengiye dönüştü. Toprak rengine dönüşen bu renge Hintçe’de “toprak rengi” anlamına gelen “haki” adı verildi. Bu isim dilimize “haki” olarak geçmiştir.
Haki üniforma kullanıldığı döneme göre bazı değişikliklere uğramıştır. Hem ABD ordusunun özel görevler için çok tercih ettiği haki rengi hem de 1. Dünya Savaşı’nın yapıldığı çeşitli cephelerde gerekli olan haki rengi, ton olarak birbirinden farklıdır. 1930’lu yıllara kadar renkli işlem gören kumaşlar, sağlam ve rahat olmadığı için daha sonraları da değiştirilmiştir.
1932 yılında askeri üniformalarda uzun yıllar pamuklu bir kumaş türü kullanılmıştır. 2. Dünya Savaşı sırasında bu kumaş türü oldukça sık kullanılmış ve ergonomi açısından oldukça rahat bir giysi olarak ortaya çıkmıştır.
Renk tonlarında ve kullanım kolaylığında ilerleme kaydedildikten sonra sıra aynı hattaki askerlerin birbirini tanımasına geliyor. Bu noktada yine kullanılacak olan renk tonları oldukça önem kazanmaktadır. Fransız ve İngiliz ordularının ressamlarıyla üniforma stilleri üzerinde çalışmak da konunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Son olarak şunu söyleyebiliriz: Hurmanın insanları kamufle etmesinden dolayı kavram olarak “kamuflaj” anlamında kullanılmasının kökeni, avcıların hayvanlar tarafından fark edilmek istememelerine dayanmaktadır. Yani kamuflaj yapmak isteyen avcılar bu tekniği askerlerin gözü önünde düşünmüş ve uygulamışlardır.
Kaynak:
http://blog.milliyet.com.tr/gunumuzde-uniformlar-nicin-haki-renkte-/Blog/?BlogNo=244973
katip:Baran Akkök
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]