Teknoloji inanılmaz bir hızla ilerlerken, toplumsal/politik kontrol mekanizmalarında ve ekonomik satış tekniklerinde sadece kişisel yargı ve deneyime dayalı değerlendirmeler değil, profesyonel bilimsel teknikler de rol oynamıştır. Göz izleme teknolojisi, insanların gerçekten ne istediğini ve neye ihtiyaç duyduğunu zihinlerinden çıkaran çığır açan bir biyometrik teknolojidir. Göz izleme teknolojisi, 21. yüzyılın en ileri teknolojilerinden biridir. Eye Tracking olarak bilinen bu teknoloji, bazı cihazlar vasıtasıyla gözbebeği hareketlerini ölçen ve nereye, ne sıklıkta ve ne sıklıkta baktığımızı ölçen teknolojilerin genel adıdır.
Bu teknik ile bireyin piyasada ya da herhangi bir ekranda nesnelere bakarken hangi noktalara odaklandığı ve dikkatini çeken durumlara tepkilerinin hangi parametrelerde değiştiği tespit edilir. Bu veriler elde edilerek tüketicilerin veya bireylerin alışkanlıkları analiz edilerek, insanların bir anda veya belirli bir zaman diliminde neye, neden ve nasıl baktığı ortaya çıkarılmaktadır. Göz izleme teknolojisi kullanılarak elde edilen veriler o kadar değerli veriler sağlıyor ki, günümüzde reklamcılık ve halkla ilişkiler sektöründeki başarının büyük bir kısmını bu teknolojiye borçluyuz. Nitekim birçok ürünü tanıtmak için kullanılan görseller, bu teknolojinin sağladığı veriler sayesinde söz konusu üründen daha akılda kalıcı hale geldi.
İçindekiler
Göz takip teknolojisi hangi alanlarda kullanılıyor?
Reklam sektörü ile ilgili olmakla birlikte bu teknoloji pazarlama, sürücü ve pilot eğitimleri, web sayfası analizleri, oyun teknolojileri, siyasi kampanya çalışmaları ve moda sektöründe aktif olarak kullanılmaktadır. Bize çok etkili görünen afiş ve tasarımların arkasında bu teknolojinin başarılı çalışmaları var. Doğrudan tüketim endüstrisi dışında bu teknoloji medikal alanda da kullanılmaktadır. Bu alanlardan biri de görme engelliler için ürün tasarımlarıdır. Hala test ve tasarım aşamasında olmasına rağmen, gelecek için umut vaat ediyor. Göz izleme teknolojilerinin hızla geliştiği 1940’lı ve 1950’li yıllarda, havacılıkta birçok teknolojide göz izleme verilerini görüyoruz. Göz takip teknolojileri ile uçuş kontrol ekipmanları kokpitte pilotların en çok odaklandıkları yer ölçülerek tasarlanmakta ve kokpitte konumlandırılmaktadır.
Bu alanların hemen hepsinde uzmanlar, ne üzerinde çalıştıkları, kullanıcıların nelere dikkat ettikleri, neleri kaçırdıkları ve neleri önemsedikleri hakkında çok zengin bilgiler veriyor.
Göz izleme teknolojilerinin tarihi
Göz izleme teknolojisi, zihninizi okuma arayışının bir parçasıdır. Bu teknolojinin köklerini bu konuda milat öncesine götürmek yanlış olmayacaktır. Yunan bilim adamı ve cerrah Alcmaeon M.Ö. 1950’lerde insan duygu ve düşüncelerinin kaynağını kalple değil beyinle ifade eden ilk kişi oydu. Alcmaeon, beyni tüm duyuların kaynağı olarak görerek nörogörüntüleme teknolojilerine ilk adımı atmıştır. O zamandan beri nöroteknoloji alanında alınan patent sayısı 2014 yılı itibariyle sadece ABD’de 1.400 patente ulaşmıştır. Geçmişten günümüze gözün kalbin ve kişiliğin aynası olduğu söylenmiştir. Bu, zihinsel süreçler hakkında bilgi edinmek ve onları etkili bir şekilde yönlendirebilmek için göz izleme teknolojileri arayışını yoğunlaştırdı.
Göz takibi ile insanların ruh hallerini ve dikkatlerini değerlendirmek psikoloji alanında yaklaşık 100 yıldır kullanılan bir yöntemdir. Bu alandaki ilk çalışmalar ilkel sayılabilecek şekilde doğrudan gözlem yoluyla yapılan analizlerden oluşmaktadır. Bu amaçla kullanıcıyı/katılımcıları rahatsız etmeyecek/manipüle etmeyecek şekilde ayna kullanılmıştır. Bu teknik insanların okuma aktivitelerinde kullanılmıştır. Sonraki teknik ise göz merceğinin büyütülerek detaylı incelenmesine dayanıyordu ve 1898 yılına kadar kullanılan teknikler de bu temele dayanıyordu. 1899’da Rus araştırmacı Orschansky, ışık ışınlarının yansımasını kullanarak göz hareketlerini bir ekrana aktardı. 1901’de Dodge ve Cline, korneadan yansıyan ışığı kullanan ilk göz izleme sistemini geliştirdi. Ancak bu yöntemin bir dezavantajı vardı. Sistem sadece yatay göz hareketlerini kaydedebildiğinden, kafa sabit olmalıdır. George Boswell ilk işlevsel göz izleme sistemini geliştirdi. 1922 ve 1987 yıllarında Buswell tarafından geliştirilen sistem başarılı veri elde etmek için kullanılmıştır. Bu teknolojideki en etkileyici çalışmalar, 1970’lerde tıptaki gelişmelerle desteklenmiştir. Bu çalışmalar sayesinde elde edilen fizyolojik ve algısal dikkat süreci verileri, bu teknolojiyi daha objektif ve etkili hale getirmiştir. 1980’li yıllarda bilgisayar destekli göz takip teknolojisi yapılmaya başlanmış, 1990’lı yıllarda internetin yaygınlaşmasıyla birlikte hayatın her alanındaki atılımlar yansımıştır. Göz izleme teknolojisinin en genç olduğu alan iletişim ve ilgili diğer akademik alanlardır.
Günümüzde göz takip sistemleri çok ileri bir seviyeye taşınmış olup, mühendisler mevcut donanımları kullanan kişilerin göz hareketlerini inceleyerek odak süresi, sayısı, odak süresi gibi verileri önce saniyeler içinde elde edebilmektedir. Halihazırda kullanılan teknolojiler daha ileri biyometri potansiyeline sahip olduğundan, bireylerin dikkatlerinin altında yatan bilişsel ve davranışsal faktörler de göz hareketlerinden hareketle ortaya çıkarılabilmektedir.
Göz izleme teknolojisini nasıl kullanıyorsunuz?
Göz takip cihazı sayesinde öncelikle kişinin ekranda veya ürün üzerinde nerelere ne kadar süreyle baktığı ve neye tıkladığı tespit ediliyor. Sistem, gözbebeği hareketlerini kızılötesi radyasyon yoluyla izler ve yukarıdaki sorulara hem nitelik hem de nicelik olarak daha anlamlı yanıtlar verir. Bilindiği üzere göz bebeklerimiz dış dünyayı fark etmemizi sağlayan en önemli organlarımızdır. Tam etkiyi sağlamak için gözümüz sürekli hareket halindedir. Bir tabloya göre belirli bir noktaya/nesneye bakmıyorsak, gözlerimiz maksimum 250-300ms odaklanır. Bunun dışında sürekli hareket halindedir. Bu aktivitenin büyük bir kısmı kişi tarafından bilinçli olarak gerçekleştiriliyorsa da büyük bir çoğunluğu tamamen bilinçaltımız tarafından yönlendirilmektedir. Uzmanlar, göz hareketlerimizin sıklığı ile muhakeme ihtiyacımız arasında pozitif bir ilişki olduğunu söylüyor. Burada da ihtiyaçlarımız ve korkularımız rol oynuyor, göz izleme teknolojisi ile bunu başarmak istiyoruz.
Günümüzde internet sektörünün devlerinden biri olan Google, kullanıcıların göz hareketlerini ölçmek için bir takım özel testler uygulamaktadır. Google, göz izleme teknolojisini daha etkin kullanmak için fare izleme teknolojilerini de kullanır.
Göz takip cihazları ile elde edilen verileri anlamlı kılan unsurların başında nasıl sunulduğu gelmektedir. Çünkü tıpkı bir tomografi makinesinde olduğu gibi bu teknikte de raporlama ve istatistiksel görselleştirme çok önemlidir. Bu raporlara dayalı olarak yapılan çıkarımlar olası ürün ve tasarımlara dönüştürülür.
Eye-tracking teknolojisi verileri reklam, web tasarımı, sinema, oyun tasarımı gibi alanlarda ürün tasarımında kullanılırken, halkla ilişkiler ve reklamcılık gibi alanlarda insanları etkilemek için pilot ve sürücü 3D eğitim amaçlı kullanılmaktadır. simülasyon uygulamaları. Kısacası bu teknoloji, ürün tasarımından, tanıtımına ve teşhirine kadar her aşamada yaygın ve etkin bir şekilde kullanılmaktadır.
Göz izleme teknolojisinin sunduğu büyük faydalara rağmen birçok dezavantajı da vardır. Birincisi, sistemin işletme maliyetinin çok yüksek olmasıdır. Ek olarak, denekler izlendiklerini bildikleri için bazen anormal davranabilirler. Yetersiz kullanıcı sayısı, sağlanan verilerin genel kullanılabilirliğini zayıflatan bir başka faktördür.
• Bir ürünün reklamını yaparken, üründe kullanılan biçim, bu ürüne bakılmamasına kıyasla, ürünün görülmesi halinde etkide büyük fark yaratır. Bu nedenle kozmetik ve içecek reklamlarında modeller genellikle ürüne bakacak şekilde yerleştirilmiştir.
kaynak:
https://pazarlamasyon.com/nereye-baktigini-cok-iyi-biliyoruz-eye-tracking/
yazar: Erdal Oğur
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]