Geleceğin teknolojisi için gelecek tahminleri «YerelHaberler

Fütürizm, geleceği analiz eden ve zamanla nelerin değişeceğini düşünen bir harekettir. Bu akımın en güzel örneklerinden biri bilim kurgu filmleridir. Çünkü bu filmler genellikle gelecekte olacaklar üzerine kuruludur. Ancak bu akım sadece filmlerle sınırlı değil, bu konulara zaman ayıran birçok kişi ve kuruluş var. Bu yazımızda gelecekte hayatımıza gireceğine inanılan 10 önemli kehanete odaklanacağız.

10. Boyutsuz zeka

Teknoloji geliştikçe başlangıçta bir odayı işgal eden bilgisayarlar cebimize sığacak kadar küçüldü. Bilgisayar şirketleri her geçen gün daha azla daha çok iş yapacak bilgisayarlar üretmek için araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütürler. Bu doğrultuda, fütürist Brian David Johnson, bilgisayarların o kadar küçük olacağına ve gelecekte neredeyse hiç boyutlarının olmayacağına inanıyor. Geçmişten geleceğe, bir oda büyüklüğünden avucunuzun içine küçülen bilgisayarlar, büyük ihtimalle geleceğin görünmez çipleri olacak gibi görünüyor. Günümüzde mikroçip seviyesine kadar inmiş bilgisayarlarda kullanılan çiplerin yerine atomik transistörler kullanılacağı ve çok kısa sürede geliştirilemeyeceği için çoğu kişi Moore Yasası olarak bilinen ilkenin işlemcilerin gelişeceğini ummaktadır. Bir önceki yılı bitirebileceğinden iki kat daha hızlı hızlanıyor.

9. Uzay ve uçuşlar hakkında daha fazla bilgi

21. yüzyılın başında gelişimini sürdüren uzay araştırmaları, yüksek maliyeti nedeniyle zaman zaman kesintiye uğramıştır. Ancak Ağustos 2012’de Mars’a gönderilen kaşif robot ve 2017’de uzaya gönderilecek tarihin en güçlü roketi ve ardından 4 astronot uzay araştırmaları konusuna büyük ivme kazandıracak. Yaşadığımız yüzyıl ekonomik bir gelgit görmüş olsa da, birçok şirket ortalama bir insan için ticari uzay yolculuğu fikrini düşünüyor ve bunun birçok örneği var. Her ne kadar gelecekte bu tür turların daha sık gerçekleşeceğine inanılsa da o dönemde bile çok pahalı olabileceğini düşünmek yanlış olmaz sanırım.

8. Akıl hırsızlığı

Elbette hepimiz çevremizdeki insanların aklından geçenleri bilmek isteriz. Bu konu bize imkansız gibi görünse de son birkaç yılda bazı bilim insanları makinelerin yardımıyla insanların zihinlerini okumanın yollarını bulabildiler. Bu gelişmeler ışığında gelecekte bilim ve makinelerin insanların düşüncelerini alma yeteneğine sahip olacağına inanılmaktadır. Bu konu ilk okunduğunda çok basit gibi görünse de, söz konusu gelişmeler gerçekleştiği takdirde gelecek nesillerin şimdiki kadar özgür olmayacağı kesindir. Çünkü insanların zihnini okumanın bir sonraki adımı akıl hocalığıdır. Örneğin bir insanın ne yiyip içmek istediğini, ne giydiğini, nereye gideceğini bu şekilde değiştirebilirsiniz. Elbette verdiğimiz örnek uygulamaların en masumlarından biri olabileceği düşünülürse, bu konudaki gelişmelerin göz korkutucu olabildiğini belirtmek gerekiyor.

7. Toplu veriler

Bilimin sınırları şu anda düşüncelerimizi okumamıza izin vermese de bize ait olan verilere ulaşmada herhangi bir sıkıntı yok. Kullanıcı profili, tercih terimleri, alışkanlıklar ve ilişkiler gibi çok sayıda parametre, birçok alanda olduğu gibi özellikle pazarlama alanında da her geçen gün artmaktadır. Ancak temel sorunlardan biri, bu kadar büyük miktardaki verinin doğru bir şekilde analiz edilmesi ve yorumlanmasıdır. Bu nedenle birçok uzman, gelecekte insanların tercihlerini otomatik olarak belirleyecek sistemlere odaklanıyor. Bir kişinin özellikle internette okuduğu ve aradığı kelimeleri optimize ederek, kişiye hangi haberleri okuyacağı, hangi ürünleri satın alacağı ve okuduğu diğer birçok etkinlik için seçimler yapması konusunda rehberlik edeceğine inanılıyor. günlük yaşamda kurşun. Veriler, makineler ve algoritmalar bu şekilde bir araya gelip hayat bulduklarında kişinin bağımsız karar verme yetisini etkileyeceği tartışılmaz bir gerçek olacaktır.

6. Kantitatif kontrol

Kuantum kontrol, fizikten türetilen teknolojiyi bilgisayar uygulamalarına uygulamaya çalışır. Kuantum elektrodinamiği (QED), madde ve ışık arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin araştırılmakta olan bilgisayar çipleri için deve sistemlerinde nasıl uygulanabileceğini açıklar. Yazımızda bahsettiğimiz mikroçip boyutundaki bilgisayarlar hayata geçtiğinde kuantum kontrolünün geleceğine inanılıyor. Örneğin, sese duyarlı kuantum titreşimleri olan fononlar, çip düzeyinde devrelere enerji verebilir. Bu, akıl veya sesle kontrol edilen bilgisayarların veya robotların canlanacağı anlamına gelir.

5. Teknolojik Gençlik Hareketi

Bugün gençler bu konularda her zamankinden daha fazla belli bir teknolojik bilgiye ve koordineli çalışma altyapısına sahip. Bu konuda hız kazanmalarını sağlayan en önemli gelişme kuşkusuz internetin tüm dünyada hızla yaygınlaşmasıdır. Ayrıca gençler işsizlikle karşı karşıya kaldıklarında, içlerindeki isyanı teknolojinin sunduğu boş zaman ve imkanlarla birleştirdiklerinde bilgisayar başında yapabileceklerinden çok daha fazlasını yapmaya başlarlar. Gelecekte teknolojinin gelişmesine paralel olarak gençlerin sanal savaşlarda şimdikinden daha tehlikeli bir güç elde etmesi kaçınılmazdır.

4. Nanoteknoloji

Nano düzey teknoloji yani nanoteknoloji birçok uygulamada beklentilerin ötesinde doğruluk sağlar. Nano ölçeği daha iyi görselleştirmek için örnek olarak bir sayfa kağıt kullanabiliriz. Bir defter sayfasının ortalama kalınlığı 100.000 nanometredir. Son yıllarda hayatımızda yer almaya başlayan nanoteknoloji, gelişimini çok hızlı bir şekilde ilerletmektedir. Günümüzde mühendislik, tıbbi cihazlar, görüntüleme sistemleri, bilgisayar teknolojileri ve daha yüzlerce alanda uygulamaları bulunmaktadır. Özellikle tıp alanındaki uygulamaları etkileyici bir şekilde ilerliyor. İnsan vücudundaki hastalıkların çoğu hücresel düzeyde olduğu için nano ilaçlar bu hastalıkların tedavisinde daha etkilidir. Gelecekte özellikle kanser gibi bugün pek etkili olmayan hastalıkların bu teknoloji ile çözüleceğine inanılıyor.

3. Üniversal adaptörler

Sosyal bir birey olarak insanın en büyük ihtiyaçlarından biri çevresiyle etkileşimdir. Etkileşimin en önemli bileşeni olan iletişim, günlük hayatta ihtiyaç duyduğumuz yegane yeteneklerimizden biridir. Ancak küreselleşen dünyada gelişen şirketlerin sürekli yeni pazar arayışları sonucunda çok uluslu şirketler haline gelmelerini sağlayan en önemli faktör iletişimdir. Bu nedenle gelecekte tek bir dilin dünyaya hakim olacağına inanılsa da her toplumun anatomik ağız yapısı buna engel olmaktadır. Ancak işin içine teknoloji girince tüm duvarlar yıkılabilir. Bilgisayarlarımızın çoğunda bulunan derleyici yazılımlar ihtiyaçları tam olarak karşılayacak kadar iyi ve hızlı olmasa da önde gelen bilgisayar firmaları ve bazı askeri kuruluşlar bu konuda büyük çaba sarf etmektedirler.İleride çip benzeri varlıklar otomatik çeviriler yapacaklarını beklemektedir. biz.

2. Tanrılar, Yüzler, Robotlar

Bilimin geleceğini şekillendiren tek parametre, hayal kurmamız ve o rüyayı takip edecek donanıma sahip insanları keşfetmemizdir. Kimimiz ölene kadar hayallerimizi bir sır olarak saklarken, kimimiz milyonlarla paylaşmayı tercih ediyoruz. Bunun en büyük örneği olan bilimkurgu filmleri insanların zihninde yer edinir ve onları bir hayal olarak benimseyen insanları kendine çeker. Çoğumuz Terminatör, Yüzler veya Avatar gibi bilim kurgu filmleri izlemişizdir. Birçoğunun ortak özelliği, insanların kontrol edebildiği robotik sistemlerin gerçekleştirilmesidir. Bugün bile birçok robotik sistem hayatımızın birçok alanına girmiş olsa da hiçbiri gençken izlediğimiz filmlerdeki kıvama ulaşamadı. Ancak bu hayali gerçekleştirecek bilim insanlarının çokluğu gelecekte karşılaşacağımızın en büyük kanıtıdır.

1. Genetiğin mucizesi

Bilim dünyasında belki de en tartışmalı etik konu genetik ve uygulamalarıdır. Çünkü genetik alanındaki çalışmaların derinleşmesi ile gelecekte insanların sistem bazında doğrultulmasının önünde hiçbir engel kalmayacaktır. Tıpkı genlerin aynı büyüklükte mısır, zararlılara dayanıklı domates vb. üretebilmesi gibi. Ürünlerin yetiştirilmesine izin verilseydi, anne karnında genetiği değiştirilerek gelecekte dünyada istenilen büyüklükte, kas yapısında, yetenekte ve renkte insanların ortaya çıkması sağlanacaktı. Bu konuyu ele alan Cesur Yeni Dünya gibi sayısız bilim kurgu romanı ve Gattaga gibi filmler var. Burada sorulması gereken en önemli soru, ne kadar izin verileceğidir.

Kaynak:
Electronics.howstuffworks.com

katip:Nihat Kelis

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın