Garip olan ne? / Dilin tuhaflıkları | YerelHaberler

Anlamı herkes tarafından bilinmeyen yabancı kelimelerin kullanımına çirkin denir. Bu kelimelere “garip” veya “vahşi” denir. Çeşitli bilim dallarına ve mesleklere ait günlük dilde kullanılmayan özel terimler “yabancı” sayılmaz. Ancak bunların içerisinden ilgili alanın mensupları tarafından tanınmayanlar onlara çirkin örnek teşkil etmektedir.

Tuhaflık, bilgiçlik, aydın görünüm, kendini belli bir gruba ait gösterme ve taklit gibi sebeplerden doğar. Ana çeşitler:

a) Yeni tanıtılan, ancak anlamı henüz herkes tarafından tam olarak öğrenilmemiş ve benimsenmemiş kelimelerin kullanımı (modern): aşama (aşama), olasılık (olasılık), olasılık (olasılık), rağmen (olsa), boyut (boyut), baskın (baskın), konu üstü (ahlak), gömme (mezar), kortak (montaj).

“Adım adım” örneğinde “derece” yerine, “bu aşamada” örneğinde “aşama” yerine, “aşama yapmak” örneğinde “hareket” yerine yukarıdaki kelimelerden ilki kullanılmıştır. , Örnek “iki aşamalı test”teki “seviye, adım” yerine. Bu farklı kullanımlar, herkesin kelimenin anlamını tam olarak öğrenemediğini göstermektedir. “Olasılık” ve “olasılık” kelimeleri çoğu zaman karıştırılmaktadır. Örneğin Tubitac’ın 19 Kasım 1974 tarih ve 14/15946 sayılı yazısının cümlesinde “…reklamını yapacağınız …olasılığı buluyor ve sunuyoruz” cümlesinde “fırsat” yerine “olasılık” kelimesi kullanılıyor. işinizi Türkiye’deki ve dünyadaki araştırmacılara ulaştıralım.” İmkanlarımız ölçüsünde ve doğru zamanda. Ancak bu kelimenin yerini “olasılık” kelimesi almıştır.

Kenya ve Yugoslavya’da çıkarılan taşlar, 25.12.1979 tarihinde saat 19:30’da televizyonda yayınlanan “Anadolu’ya” programında kullanılan Eskişehir’deki lületaşı ile karşılaştırılamaz. Cümledeki ‘mümkün’ kelimesi de ‘mümkün’ yerine yanlış bir şekilde kullanılmıştır. Bu yaygın kafa karışıklığı, herkesin ‘olasılık, olasılık, olasılık’ kelimelerini tam olarak öğrenmediğini gösterir. “rağmen” yerine “rağmen” kelimesinin sık kullanımı; Bunun tam olarak öğrenilmediğini gösteriyor. “boyut” yerine “boyut”; “Çocuk, isyanının ilk aşamasında, hareketlerini daima dairesel bir hacimde yapar.” Cümlede ‘alan’ için yazar tarafından kullanılmıştır.

Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi köylülerin, kasabalıların, okuma yazma bilen ya da okuma yazma bilmeyenlerin anlamlarını tam olarak aşamadıkları yeni kelimelerin taklidi, yanlış kullanıma yol açmakta ve “gariplik” denilen anlam bozukluklarına yol açmaktadır.

b) Artık unutulan kelime ve biçimlerin kullanımı, modası geçmiş (eskimiş) (eskimiş): şer (günah), akıl (akıl), göz sakızı (ayna), havlama (apartman), ev sahibi
(sahip), tüze (sağ, adalet), parika (yıldırım), zâvîyetân-ı mutakabiletân-ı hiletân (iç zıt açılar), müselles-i mutâsâviyül-adlâ (eşkenar üçgen), fatir (sıcak), kanvizi (böcek benzeri) ), selce (istiridye), teshil (kolaylaştırmak), kildaçı (yapmak), aluban (almak), mebhûsun-anh (anmak).

Dilimizin Türkçe’ye çevirdiği bazı kelimeleri de orijinal hallerinde telaffuzlarını değiştirerek kullanmak merak konusudur: Muskif, Mumkin, terceme, mahabbet. Geçmişte, bu formlar belirsizdi ve mevcut formları yanlış kabul ediliyor. Şimdi, yukarıda belirtilen şekiller “modası geçmiş” olduğundan, bunları kullanmak “iğrenç” olacaktır.

c) henüz dile girmemiş yabancı kelimelerin kullanımı: gill (nesil), muncher (canım), madam (hanım), test etmek (denemek), merhaba (merhaba),
sevgilim (sevgilim), irtibat (ilişki).

Dilimize girmiş ve Türkçeye çevrilmiş yabancı kelimeleri orijinal halleriyle kullanmak da bir gariptir. istasyon, pizzacı, spiker. Bu sözler Türkçe’de “İstasyon, Pizza, Spiker” şeklini almıştır.

ç) Yabancı kelimeleri ve Türkçe kelimeleri rastgele birleştirme: makro düzeyde, mikro düzeyde, makro dilbilimde, psikodilbilimde, uygulanamaz, yasa dışı.

d) Nefret ve tiksinti uyandıran müstehcen ve saldırgan sözler kullanmak.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın