Fruktoz, vücudun enerji ihtiyacını karşılamak için kullandığı bir monosakkarittir (basit bir şeker). Glisemik indeksi düşük olduğu ve kan şekerini aşırı derecede yükseltmediği için başlangıçta sükrozun iyi bir ikamesi olduğu düşünülmüştür. Ancak zaman içinde fruktozun özellikleri daha da netleştikçe bu algı değişmiştir.
Fruktoz iyi mi kötü mü?
Fruktoz pekmez gibi çoğu meyve ve sebzede ve faydalı olduğunu bildiğimiz ve bu yönüyle tükettiğimiz besinlerde doğal olarak bulunan bir şeker türüdür. Bu ürünlerde doğal olarak bulunan fruktoz, fazla alınmadığı takdirde zararlı değildir ve hatta vücudun glikoz işleme süreçlerine katkıda bulunur. Ancak aşırı tüketim vücudun işleme yeteneğini aşar. Bu nedenle tüketilen miktar çok önemlidir ve kontrol edilmesi gerekir.
Çok fazla fruktoz tüketilirse ne olur?
Tükettiğimiz karbonhidratların çoğu glikoz zincirlerinden oluşur. Glikoz kana girdiğinde, vücut onu düzenlemek için insülin hormonunu serbest bırakır. Öte yandan, fruktoz karaciğerde işlenir. Bu durumu basit bir şekilde özetlemek gerekirse: Karaciğere fazla fruktoz geldiğinde, karaciğer fruktozu vücudun şeker olarak kullanacağı kadar hızlı işleyemez. Bunun yerine fruktozdan yağ yapmaya başlar ve onu trigliserit olarak kana karıştırır.
Bu durum neden kötü?
Bu, en azından aşağıdaki üç ana konu için potansiyel bir tehlike oluşturmaktadır.
– Yüksek kan trigliseritleri kalp krizi riskini artırır.
– Fruktoz ayrıca vücuttaki yolculuğu sırasında iştah sinyal sisteminden de geçer. Bu nedenle iştah düzenleyici hormonlar düzgün çalışamaz. Bu, fruktozun kilo alımı ile ilişkili olmasının nedenlerinden biridir.
– Fazla fruktoz, insülin direncini azaltarak tip 2 diyabete neden olabilir. Ancak bu etki genellikle meşrubatlarda fruktoz ile görülmüş olup, fruktozun meşrubatlarda bulunan diğer kimyasallarla reaksiyona girmesinden kaynaklandığına inanılmaktadır.
Fruktozun ana kaynakları nelerdir?
Pek çok meyve ve sebze, vücuda girişte sorun yaratmayacak düzeyde şeker fruktozu içerir. Gıdada temel sorunu oluşturacak olan ise son dönemde teknolojideki gelişmelerin gıda sektörünü de büyük ölçüde etkilemiş olmasıdır. Çünkü piyasada diğer şekerlere göre çok daha ucuza bulunabilen mısır şurubunun büyük bir kısmı GDO’lardan yani henüz etkileri bilinmeyen genetiği değiştirilmiş ürünlerden elde ediliyor. Üstelik bu tür meyve suları gıda katkı maddesi ya da tatlandırıcı olarak günlük tükettiğimiz birçok ürüne girmiş ve her geçen gün kullanımları artmıştır.
Mısır şurubundaki fruktoz, diğer besinlerde doğal olarak bulunan fruktozdan farklı mıdır?
Bu sorunun teknik olarak cevabı, hangi maddeden yapılırsa yapılsın (şeker kamışı, mısır şurubu, şeker pancarı, çilek, soğan veya domates vb.) fruktozun vücut üzerindeki etkisi aynıdır. Ancak alınan miktarlar arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin bir kase küp doğranmış domates sadece 2,5 gram fruktoz içerirken, meşrubatta bu miktar yaklaşık 10 kat artıyor.
Fruktoz ve diğer şekerler hangi yiyeceklerde yüksektir?
Günümüzde hemen hemen tüm paketlenmiş gıdalara çeşitli şekillerde şeker eklenmektedir ve bunların neredeyse tamamı fruktozdur. Bir konserve ürün satın aldığınızda ürün etiketindeki içeriklere bakarak test edebilirsiniz. Kültürümüzde şifalı olarak da adlandırılan bal, şeker oranı yüksek besinlerden biridir. 100 gram doğal bal yaklaşık 30 gram fruktoz ve bir miktar glikoz içerir. Bu oran çam balında %25 daha düşüktür.
Meyve suyu konsantreleri (özellikle elma, vişne, armut vb.) ve pekmez de şeker bakımından yüksektir; İçerdikleri fruktoz ve diğer şekerlerin miktarları çeşide göre değişir. Ancak bu ürünlerin tamamında sahtecilik oranı yüksektir ve dışarıdan eklenen meyve suları ürünlerdeki fruktoz miktarını arttırmaktadır.
Kaynak:
http://lowcarbdiets.about.com/od/nutrition/a/fructosedangers.htm
katip:Nihat Kelis
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]