Kişinin daha önce yaşadığı ve deneyimlediği bazı durumlarda olumlu ya da olumsuz sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Bu olumlu ya da olumsuz öğretiler, geçmişe ait anılarımızdan ve yaşadığımız olaylardan kaynaklanır. Bu iyi ya da kötü sonuçlar, bir kişinin gelecekteki davranışını büyük ölçüde etkileyecektir. Bir kişinin davranışında olumlu veya olumsuz sonuçlardan kaynaklanan değişiklikler edimsel koşullanma olarak adlandırılır. Birey daha önce bir davranış sergilemiş ve bu davranış sonucunda olumlu bir sonuç elde etmişse, aynı davranışı tekrar yapma eğiliminde olacaktır. Aynı şekilde bir birey daha önce bir davranışta bulunmuş ve bu davranışı sonucunda olumsuz bir tepki almışsa bir daha aynı şekilde davranmayacaktır.
Skinner. Edimsel Koşullandırmanın babasıdır. En çok kendi adını taşıyan Skinner Box olarak bilinir. Bu kutu, basit kurulumla kurulur. Kol adı verilen kısım, her sıkmada yiyecek veya su getiren kısımdır. Deneyde fare bu kutunun içine yerleştirilmiştir. Fare kola her bastığında yiyecek veya su verilir. Fare bir süre sonra daha fazla yiyecek ve su almak için içgüdüsel olarak kola basar. Burada ortaya çıkan durum, farenin yaptığı bir davranış sonucunda olumlu ve zevkli bir tepki almasıdır. Farenin kolunu yiyecekle sıkarak hareketi pekiştirildi. Gerçekten de deneyin ilerleyen bölümlerinde fareye ayrımcı bir davranış öğretilir. Kutuda ışık varken fare kola basarsa yemek servis edilir, ancak ışık kapalıyken fare kola dönerse yemek servisi yapılmaz. Bir süre sonra gözlemciler, farenin bu durumu kavradığını ve ışık yandığında kola tekrar tekrar bastığını, ancak olduğu gibi kola asla basmadığını ve ışık kapatıldığında olacağını bildiklerini gördüler. verecek yemek yok. Yani fare ışığı bir uyaran olarak algılar ve ışığın açık ya da kapalı olmasına göre davranışını belirler.
Bu deneyin ortaya koyduğu bir diğer nokta da, farenin besine ulaşmak için bir davranış gerçekleştirmesi gerektiğini öğrenmesidir. Kutudaki fare, yalnızca kola bastığında yiyecek ve su alır. Bu, edimsel koşullanmanın birincil ve tanımlayıcı özelliğidir. Yani elde edilecek sonuç farenin davranışına bağlıdır. Fare aktif bir rol oynar. Fare kola basmazsa yiyecek veya su alamayacaktır.
Klasik koşullanma ile edimsel koşullanma arasındaki en büyük fark budur. Klasik koşullanmada, söz konusu hayvan hareket etmese veya bir kola basmasa bile yiyecek ve suyu alır. Yani denek hayvan gözlemde aktif değildir. Bilinçli hareket etmez ve süreci bilmez. Edimsel koşullanmada denek hayvan tamamen aktifken, klasik koşullanmada pasiftir.
Edimsel koşullanmada, “pekiştirme” önemli bir bileşendir. Farenin kola basabilmesi için onu bu davranışa yönlendirecek bir pekiştireç üretilmelidir. Bu güçlendirici, hayvanın yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için temel ihtiyaçlarından biridir. Bahsettiğimiz örnekte farenin pekiştireci yiyecek ve sudur. İnsanlarda operatif davranış da benzer şekilde gelişir. İnsanlar içgüdülerine göre hareket ederler. Bu dürtüler sonucunda farklı tepkiler ve davranışlar ortaya çıkar. Kişi amacına ulaşmak için bu tepki ve davranışları sonucunda ve deneme yanılma yoluyla hareket eder. Bir ödül alan kişi, yaptığı davranışın olumlu bir sonucu olduğunu fark eder ve bu davranışı tekrarlar. Bu sayede kişi amacına ulaşmak için çeşitli davranışlarda bulunarak olumlu ya da olumsuz bir karşılık alır ve edimsel koşullanma yardımıyla izleyeceği tutumu öğrenir.
Klasik ve edimsel koşullanmanın didaktik temeli, “öğrenme, bireyin kendi vücudunda sunulan çeşitli uyaranlarla etkileşiminin bir sonucu olarak gerçekleşir” şeklindeki popüler görüşe dayanmaktadır. Ancak Skinner’ın öğrenme teorisinin en önemli ilkesi, bireylerin davranışlarında aldıkları sonuçlara göre değişiklikler meydana geldiğidir. Olumlu sonuçlar bu davranışı pekiştirerek devamını sağlarken, olumsuz sonuçlar ise bu davranışın yapılma olasılığını azaltır.
Kaynak:
www.popularpsikoloji.com
katip:İsegöl Karuk
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]