Bazı duyulara ait kelimeler bazen duyular arasında gidip gelerek diğerlerinin yerine kullanılabilir. Bu bazen analoji ile bazen de yakınsama ile yapılır. Bu şekilde, bir anlamın başka bir duyu durumunu ifade etmek için kullanılmasına “duyular arası aktarım” denir. Bir deyimi aktarmanın bu yöntemi, özellikle sanatsal konuşmada bir kelimenin ifade gücünü artırmak veya bir durumu daha iyi ifade etmek için kullanılır.
Türkçedeki örf ve adetler konusuna ait bu olayı şöyle somutlaştırabiliriz: “tatlı” kelimesinin gerçek anlamı üzerinde düşünelim. Bu anlam doğrudan “tat” duygusuyla ilgilidir. Ama sana diyor ki: “Gözleri tatlı.” Cümlede göz güzelliğini anlatmak için “tatlı” kelimesi kullanılır ve tat alma duyusu doğrudan görme duyusuna iletilir. İşte bu örnekte “tat -> görme” duyuları aktarılmıştır.
Örnekler: – Arkadaşlarla buluşmak sıcak bir atmosfer yarattı.
– Neden bir süredir bana soğuk davranıyorsun?
– Odada güçlü bir kömür kokusu vardı.
– Çok yüzeysel fikirleri olan bir insandır.
– Kadifemsi sesiyle hepimizi büyüledi.
– sokaktan gelen ağrılı fren sesi tüylerimizi diken diken etti.
– Derin bakışları bizi büyüledi.
Bu tarz görsellerde sıcak renkler kullanılmalıdır.
Sert sözleriniz hepimizi yaraladı.
Örneklere baktığımızda beş duyumuzun tamamı olan “dokunma, tatma, duyma, koklama, görme” duyularının karşılıklı hareket ettiğini görebiliriz. Dokunma ve tatma duyuları ile görme duyusu arasında bir geçiş olmasına rağmen tüm duyular için örnekler verilebilir. Bu konuyu tamamlamak için İnsandan İnsana Bulaşma, İnsandan Doğaya Bulaşma ve Doğadan Doğaya Bulaşma terimleri alt başlıklarına da başvurabilirsiniz.
YerelHaberler
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]