dışavurumculuk nedir? ” YerelHaberler

20. yüzyılın başlarında ortaya çıkan Ekspresyonist akımın Türkiye’deki karşılığı olan Ekspresyonizm, duygu ve düşüncelerin herhangi bir etki ve etki olmaksızın ifade edilmesi olarak tanımlanabilir.

Ekspresyonistler, hayattaki çirkinlikleri güzelmiş gibi sunan sanat anlayışının insanları aldatmak olduğunu savunurlar ve bu görüşü tamamen reddederler. Dışavurumculuk, hayattaki gerçeklerin sadece iyi taraflarının değil, çirkin taraflarının da olduğunu ve anlatılması gerektiğini savunur. Hayatı toz olarak tanımlamaya karşıdır. Dışavurumculuk, seçtiği üsluplar temelinde Romantik akıma benzese de gerçekte bu akımdan çok farklıdır. Bu harekette asıl amaç, dış dünyada var olan gerçekleri iç dünyanın süzgecinden geçirmektir. Normal olanın normal ve normal olarak tarif edilmesi gerektiği anlayışı, yirminci yüzyılda ortaya çıkan ekonomik kriz ve buna paralel olarak gelişen savaşlar doğrultusunda, insanlara gösterilmek istenen gerçek dışı dünyaya karşı çıkan bir akımdır. G. Mahler ve Schönberg gibi besteciler, Freud’un başlangıçta karşı çıktığı bu eğilimi müziğe aktarmışlardır.

Etkileyici müzikte tonal yapı, gerilim, hüzün gibi durumların öngörülemez olması önemlidir. Ekspresyonizmde belli kurallara bağlı kalarak anlatılmak isteneni yumuşatma çabası yoktur. Aksine anlatısal gerçeklik için bu kurallardan kaçınılır ve iç dünyanın gerçeklerinin anlatılması gerekir.

Resim sanatında şiddetin, gerçekliğin ve gerilimin temeli dışavurumculuktur. Soyut resimlerin yoğun olarak kullanıldığı bu doğrultuda iç dünya gerçeğinin renkler aracılığıyla anlatılması ihtiyacı sağlanmaktadır.

İnsani değerleri temel alan akım, psikologlar, yazarlar, filozoflar, ressamlar ve besteciler gibi düşünürlerin dünyada doğruyu söyleme aracı olarak sığınma biçimidir.

katip: Ömer Hanut

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın