Tarih öncesi çağlardan beri insanların sosyal ve kültürel faaliyetleri ve gelişimi için vazgeçilmez bir ortam olan mağaralar, canlı ve cansız kökenleri ile de büyük bir ekosistem oluşturmaktadır. Dünyanın hemen her bölgesinde farklı yüksekliklerde ve konumlarda bulunabilen bu yeraltı formları, kilometrelerce uzunluğa ve yüzlerce metre derinliğe ulaşabilmektedir.
Batı Anadolu’daki Denizli İli’nin çoğu, karst altbölümüne uygun kayaçlardan (kireçtaşı, traverten ve mermer) oluşur. Bu yüzden mağaralar açısından oldukça zengindir. Ancak mağaralar, yasa dışı arkeolojik araştırmalar ve bilgisiz yönetim nedeniyle zaman zaman zarar görmüştür. Honaz-Kaklık ve Acıpayam-Dodurgalar ilçesi yakınlarındaki Keloğlan Mağarası’nda İl Özel İdare Müdürlüğü’nün katkılarıyla turizme kazandırılan sadece iki tanesi etüt edilerek organize edildi.
Kalık Mağarası
Mali Dağı’nın kalsiyum karbonat oluşumunda traverten kayaçları içerisinde oluşan mağara, yeraltı sularını drene eden aktif bir mağara iken çatısının çökmesi sonucu açığa çıkmıştır. Bu sayede mağara girişinde 10 metre genişliğinde dairesel bir dere oluşmuştur. Mağara tavanının çökmesi sırasında tavandan düşen büyük bloklar mağara tabanında halen görülebilmektedir. Ancak yüzey suları çukurun kenarından şelaleler yaparak mağaranın içine boşalır. Mağaranın turizme açılması için düzenlemeler yapılırken bu yüzey sularının giriş yerleri değiştirilerek kanallara verildi. Derenin kenarlarından akan sular nedeniyle mağaranın girişi de su yutan bir çukurdur. Mağara, ince bir örtü ile örtülü düz yüzeyin altında traverten içinde gelişmiştir. Ova yüzeyinde tarım faaliyetleri devam etmektedir. Kaklık Mağarası’na yaklaşık 150 metre uzaklıkta bu mağarayla bağlantılı olduğu anlaşılan bir başka mağaranın da bir zamanlar yüzey sularının girdiği bir delik olduğu anlaşılmaktadır.
Mağaranın bulunduğu vadiye Koroksu Vadisi de denilmektedir. Su kükürt içerdiğinden koku etrafa yayılır. Mağara, 6-7 metre aşağılara inilerek ada etrafında dolaşılabilen tek bir galeridir. Kalık Mağarası, halen gelişme aşamasında olan aktif bir mağaradır. 15 metre derinliğindeki mağarada sarkıt ve dikitler ile beyaz kireçtaşı oluşumu bulunmaktadır. Bunlar, daha önce çökmüş olan mağara tavanının büyük bölümleri üzerinde şelaleler oluşturan, kalsiyum bikarbonat içeren yüzey sularının akışıyla oluşmuştur. Su akışı sürekli olduğu için beyaz traverten kalitesini koruyor.
Mağarada bulunan saf, renksiz ve kükürt kokulu termal sular cilt hastalıklarına iyi gelmektedir. Mağaranın girişini oluşturan mağaranın iç duvarlarına yuva yapan kırlangıçların giriş çıkışları ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Yüzey sularının kanala giren kısmında kertenkele ve kurbağa türleri yaşar. 1990’lı yıllardan sonra Kaklık Belediyesi ve Denizli Valiliği’nin çabalarıyla mağaranın çevresine yapılan tesiste kafeterya ve yazlık yüzme havuzu yapılarak mağara turizme kazandırılmıştır. Mağara şu anda belediye tarafından işletilmektedir ve giriş için küçük bir ücret alınmaktadır.
yazar:Anais Ecker
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]