Çocuklarda uyum ve davranış bozuklukları «YerelHaberler

Çocuklar gelişimsel problemlerini çözmede bazı engellerle karşılaşırlarsa bu problemlerin çözümü daha sonraki gelişim dönemlerine ertelenir. Bu durumlarda ortaya çıkan sorunlar da davranış ve uyum bozuklukları olarak adlandırılır.

Çocuklar gelişim sürecinde farklı beceriler kazanırlar. Bu becerilerin yanı sıra birçok sorunla karşı karşıya kalırlar. Bu sorunlar karşısında anne-baba ve yakın çevre çocuğa karşı uygun davranış ve tutumlar gösterdiğinde sorun çözülebilirken bazı uygunsuz durumlar karşısında yaşadığınız tutumlar kalıcı değişikliğe ve davranış bozukluklarına dönüşebilmektedir.

Çocuklarda başlıca davranış bozuklukları

Çocuklarda sık görülen bazı davranış bozuklukları vardır. Bu davranış bozukluklarını şu şekilde sıralayabiliriz:

saldırganlık,
• Yalan söyler,
• Çalınması,
• okul korkusu,
• Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi bozukluklar çocuklarda başlıca davranış bozukluklarıdır.

saldırganlık

Saldırganlık, bir çocuğun vurma, tekmeleme, ısırma, tükürme ve bir şeyler fırlatma gibi başkalarına ve akranlarına zarar vermeyi amaçlayan davranışlarda bulunmasıdır.

Saldırganlığın nedenleri

Çocuklarda saldırganlığın ana nedenleri şunlardır:

• Saldırgan davranışları yetişkinler aracılığıyla ödüllendirin.
• bilgisayar oyunları ve televizyonun olumsuz etkileri,
• Çocuğun aile üyelerinden gerekli anlayışı ve sevgiyi görmemesi,
• Ailesi tarafından dövülen çocuk.
• Ebeveynlerin aşırı baskıcı ve otoriter tutumlarından kaynaklanan iletişim sorunları,
• Çocuklarda beyin hasarı, menenjit gibi bazı fizyolojik sorunlar saldırganlığın önemli nedenleri arasındadır.

Agresif durumlar hakkında ailelere tavsiyeler

Saldırgan yapıya sahip çocukların aileleri çocuğa karşı saldırganlık modeli oluşturmamalıdır. Aileler asla saldırgan davranışları dayakla cezalandırmamalıdır. Çünkü dayak yiyen çocukta düşmanlık duyguları oluşur. Ancak, bir çocuğun saldırgan davranışı tolere edilmemelidir. Çocukla mümkün olduğu kadar kaliteli ve daha fazla zaman geçirilmelidir. Çocuk öfkeliyken asla çocukla konuşulmamalı, öfke geçtikten sonra davranışları tartışılmalıdır. Çocuğa sosyal gelişimine uygun sorumluluklar verilmeli ve başarma duygusu aşılanmalıdır. Ayrıca çocuğun olumlu davranışları ödüllendirilmeli ve pekiştirilmelidir. Olumsuz davranışlar göz ardı edilmelidir. Saldırgan davranışlarıyla istediğini elde edemeyeceğini çocuğa açıklamalıdır. Çocuk şiddet içerikli diziler izlememeli, öfkesinden kurtulmak için farklı alternatifler bulunmalıdır. Anne baba olarak saldırgan davranışlar karşısında çocuğa çok soğukkanlı davranılmalı ve “ben” dili kullanılmalıdır.

YALANCI

Yalan, başkalarını aldatmak veya yanıltmak için kullanılan sözlerdir. Çocuklarda yalan yedi yaşından önce yalan sayılmaz. Çünkü bu yaştaki çocukların inanılmaz bir hayal gücü vardır. Dolayısıyla o yaşta gerçek ile gerçek olmayanı ayırt edemezler. İnsanlara anlattıkları bazı aileler tarafından da yalan olarak kabul edilir. Ancak çocukların söyledikleri yanıltmak veya aldatmak amaçlı değildir.

Çocukların yalan söyleme nedenleri

Çocukların yalan söyleme nedenlerinden bazıları şunlardır:

Ebeveynlerin olumsuz bir rol model olması.
• baskıcı ve otoriter aile tutumları,
• Çocuğa karşı şiddet.
• Aileye çocuğun kaldıramayacağı sorumluluklar yüklemek.
Çocuğu başkalarıyla kıyaslamak,
• Ailenin çocukla zayıf iletişimi.
Çocuğun başkaları tarafından beğenilme arzusu,
• çocuğu mükemmel olmaya zorlamak,
• Çocuğu toplum içinde alay etmek gibi etkenler çocuk üzerinde çok etkilidir.

Aileye yalanlara karşı tavsiyeler

Aileler asla bir çocuğu yalan söylediği için model almamalı ve bir çocuk yalan söylediğinde ağır cezalar uygulamamalıdır. Çünkü çocuk cezadan kaçmak için sürekli yalan söyler. Bu konuda ebeveynler çocuklara karşı her zaman hoşgörülü olmalıdır. Ayrıca çocuğa altından kalkamayacağı sorumluluklar verilmemelidir.
Aileler çocuklarını asla başkaları ile kıyaslamamalı ve çocukla olumlu bir bağ kurmalıdır. Bu sayede çocuk asla yalanlara başvurmak zorunda kalmayacaktır. Beklentilerini, isteklerini, korkularını ve sorunlarını aileleriyle rahatlıkla paylaşabilirler.

Çalınması

Çalma davranışı, çocuğun kendisine ait olmayan bir nesneyi ya da bir şeyi izinsiz olarak alıp, o nesneye sahip çıkmasıdır.

Çalma eğilimi okul çağındaki çocuklarda sıklıkla görülen bir davranış türüdür. Çocuk özellikle 10 yaşından sonra hırsızlık yapmaya devam ediyorsa bu davranış önemli bir sorunun göstergesidir ve mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.

Çocuklarda hırsızlık nedenleri

Çocuklarda hırsızlık davranışının başlıca nedenleri şunlardır:

• çocuğun ihtiyaçlarının karşılanamaması,
• Çocuğu ilgiden, sevgiden ve anlayıştan mahrum etmek.
• çocuğun hırsızlık davranışına ebeveynlerin tepki göstermemesi,
• Çocuğun başka birine olan öfkesini ifade etme veya ondan intikam alma isteği.
• Çocuk kendini tanımak için kötü bir rol model seçer,
Yeni doğmuş erkek kardeşe duyulan öfke veya kıskançlık,
• Başarısız veya pasif bir çocuğun arkadaş grubuna kabul edilme isteği gibi sebepler hırsızlık davranışını etkiler.

Aileler için ipuçları çalmak

Ebeveynler çocuklarına dürüstlüğü ve malları ve diğer insanlar için endişe duymayı öğretmelidir. Bunun için çocukları ile iletişimlerini kuvvetlendirmeli, onlara sevgi ve ilgilerini esirgememelidirler. Dahası
Çocukların temel ihtiyaçları iyi karşılanmalı, ihtiyaçlarına ve yaşlarına uygun miktarlarda cep harçlığı sağlanmalıdır. Çocuğa aşırı tepki verilmemeli ve asla şiddet uygulanmamalıdır. Aileler mutlaka çocuklarıyla bu davranışın neden hırsızlık olduğunu konuşmalıdır. Ayrıca aileler, çocuklarının aldığı nesne veya mülkün gerekli özürlerle birlikte sahibine teslim edilmesini sağlamalıdır. Ayrıca ailelere, çocukları ihtiyaç duyduğunda bir başkasından bir şeyi nasıl ödünç alacakları öğretilmelidir.

okul korkusu

Okul korkusu her an ortaya çıkabilen bir davranış bozukluğudur. Bu davranış çocuğun okula gitmeyi reddetmesi olarak da tanımlanabilir.

Çocuklarda okul korkusunun nedenleri

Çocuklarda okul korkusunun nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

Çocuğa ebeveyn bağımlılığı,
• Ailede ekonomik sorunların ortaya çıkması.
Ebeveynlerden birinin başka bir kişiyle boşanması veya evlenmesi,
• Çocuğun aşırı bağımlı, çekingen ve kaygılı bir kişiliğe sahip olması,
• Çocuğun okulunu ve bulunduğu yeri değiştirmesi veya diğer çocukların okulla ilgili bazı olumsuzluklardan bahsetmesi,
• Çocuğun arkadaş grubu tarafından kabul edilmemesi gibi sebepler çocukta okulda korkuya neden olur.

Ebeveynler için okul korkusu hakkında ipuçları

Aileler öncelikle çocuklarına karşı tutumlarını gözden geçirmelidir. Bu bağlamda aileler çocuklarına, çocuklar da ailelerine bağımlı kalmamalıdır. Anne babalar çocuklarına hiçbir sorunun aşılamaz olmadığını anlatmalı, çocuklarına karşı asla baskıcı ve aşırı tepkili bir tutum sergilememelidirler. Ayrıca okula gitmedikleri için çocuklarını asla suçlamamalı ve onlara asla şiddet uygulamamalıdır. Ancak okula gitme zorunlulukları da vardır ve onlara okula gitmezlerse derslerinden geri kalacaklarını, bu nedenle sorunun daha da kötüye gitmemesi için okula gitmeleri gerektiğini söylerler. Ayrıca ailelerin çocuklarının okullarıyla işbirliği yapması ve her şeyi öğretmenlerine bildirmesi gerekiyor. Ayrıca çocukların kaygılarını, sıkıntılarını, streslerini ve korkularını aileleriyle paylaşabilmeleri için ailelerin çocuklarıyla iletişimlerinin güçlü olması gerekmektedir.

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu

DEHB, öğrenme güçlüğü olarak ortaya çıkabilen davranışsal bir sorundur. Bir kişinin hiperaktivite sorunu olduğunu söyleyebilmesi için birden fazla ortamda ve 7 yaşından önce hiperaktivite, dikkat dağınıklığı ve dürtüsellik belirtileri göstermesi gerekir. Ayrıca bu durum kalıcı olmalı ve kişinin hayatını etkilemelidir. Bu sorun çocukların %3’ünde görülür. Ancak erkeklerde daha sık görülür. Ergenlik döneminde semptomlar azalır ancak tamamen kaybolmaz.

Çocuklarda dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu nedenleri

Hiperaktivite ve dikkat eksikliğinin başlıca nedenleri şunlardır:

• Hiperaktivitenin kesin nedenleri belirlenemese de ailede hiperaktivite sorununun olması en güçlü sebeplerden biridir.
• çocuğun beynindeki kimyasallarla ilgili sorunları tespit etmek,
• Çocuklarda büyüme sorunları ve çocukluk çağı bozuklukları.
• Doğumda veya doğumdan sonra beyin hasarı gibi nedenler hiperaktivite nedenleri arasında yer alabilir.

Hiperaktivite konusunda ailelere tavsiyeler

Hiperaktivite sorununu çözmek için öncelikle ailelerin bu sorunun var olduğunu kabul etmesi gerekir. Ayrıca günlük yaşamlarında çocuklarının aktivitelerini mutlaka planlamalıdırlar.
Çocuklarına karşı asla aşırı otoriter veya aşırı hoşgörülü olmamalıdırlar. Aileler mümkün olduğunca çocuklarıyla göz teması kurmalı ve onları kalabalık ortamlardan uzak tutmalıdır.
Ayrıca çocuklarına dileklerini ve talimatlarını kısa cümlelerle ifade etmeli ve birden fazla talepte bulunmamalıdırlar. Ayrıca olumlu davranışları pekiştirmeli ve bunun için karne ya da tablo işaretçileri kullanmalıdırlar. Ayrıca aileler çocuklarını spor faaliyetlerine yönlendirmeli, öğretmenleri ve doktorları ile işbirliği yapmalıdır.

kaynak:
https://okul.com.tr/okul-oncesi/makaleleri/cocukluk-cagi-davranis-sorunlari-ve-cozum-onerileri-484
http://kizilpinarataturk.meb.k12.tr/icerikler/cocuklarda-gorulen-davranis-ve-uyum-bozukluklari_4358697.html
https://www.sabah.com.tr/bebegimvebiz/saglik/2017/08/07/cocuklarda-uyum-ve-davranis-bozukluklari
https://www.umaypd.com/single-post/2018/01/18/%C3%A7ocuklarda-uyum-ve-davrani%C5%9F-bozukluklari

yazar: Yedi Kökenler

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın