Yalan, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan ve muhatap kişiyi aldatmak için söylenen sözlerdir. Ancak çocukların söylediği her yalan bu tanıma girmez. Çocuklar, rüya ile gerçeği ayırt edemediklerinde bazı olayları abartırlar. Hayal güçlerinin ürünü olan olayları gerçekmiş gibi anlatırlar.
Bütün bunlara yalan diyemeyiz. Ancak bir çocuğun zor durumdayken söylediklerini yalan sayamayız. Bunlar masum yalanlar.
Çocuk gerçeklik olgusu gelişirken zihinsel ve ruhsal olgunlukta geri kalıyorsa yalan söyleyebilir. Bu nedenle anne baba, çocuğun söylediği yalanın kaynağını doğrulamadan çocuğu yalancılıkla suçlamamalıdır.
Bir çocuğun gerçekten yalan söylemesinin bazı nedenleri vardır. Bunlardan bazıları güvensizlik, ebeveynlerin yalan söylediğine tanık olmak, korkmak ve utanmaktır. Örneğin, çocuk evdeyse ve kapı zili çaldığında annesi çocuğa “Anne evde yok” dedirtiyorsa, çocuk ister istemez yalanı normal bir olgu olarak görecek ve dürüstlüğü öğrenemeyecektir. Bu tür durumlarla karşılaşan bir çocuk, gerçeği ve dürüstlüğü algılamakta zorlanır ve yalan söyleme alışkanlığı kazanır.
Bir çocuğu yalan söylemekten alıkoymanın en iyi yolu, dürüst ve güvenilir anne babaların olduğu bir aile ortamında büyümesidir. Bir çocuğu utandırarak, korkutarak yalan söylemekten caydırmaya çalışmak iyi bir eğitim değildir. Çocuğa baskı yapmayan, onu anlamayan, sevmeyen, kendisine yalan söylemeyen anne babaların çocukları ilerleyen yaşlarda yalan söylemeyen bireyler olurlar.
katip:Betül Şahin
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]