Burnun yapısı ve kokunun canlılar için önemi «YerelHaberler

Koku alma organımız burundur. Doğayı oluşturan tüm maddeler molekülleri aracılığıyla sürekli olarak havaya koku yayarlar. Koku alma organı sayesinde organizmalar davranışlarını yönlendirirler. Koku hayvanlarda insanlardan daha aktif olarak kullanılmaktadır. Çünkü hayvanlar. Aradığı canlıları aramak ve bulmak için koku alma duyusunu kullanır. Bitkilerde farklı kokar. Bu koku sayesinde birçok böcek türü bitkilere yakınlaşır. Bu olaylarla birlikte bitkiler tozlaşmaya başlar.

Bir insanın kokusu her zaman aynı değildir. Kokumuz, içinde bulunduğumuz duruma göre sürekli değişir. İnsan vücudunda salgılanan kokular, psikolojik durumumuza ve fizyolojik hareketlerimize göre farklılık gösterir. Çünkü; Bir insan üzgün ya da mutlu olduğunda vücuduna salgılanan maddeler farklıdır. İnsan vücudunda hormon salgılanma hızı mevcut duruma göre değişmektedir.

Koku, hayvanlar aleminde bir iletişim aracı olarak kullanılır. Aynı türe ait hayvanlar birbirlerini koku alma yoluyla bulurlar. Birbirini bulan bu aynı hayvan türlerinin nesli tükenmeye devam ediyor. Anneler koku sayesinde yavrularını bulur ve diğer yavrulardan ayırır. İnsanların da kendine has bir kokusu vardır. Herkes farklı kokuyor. Bu genetik tarafından açıklanmaktadır. Ancak insanların koku alma eşiği çok yüksek olmadığı için birbirlerinin kokusunu almakta zorlanırlar. Koku alsa bile onu başka bir insandan ayıracak şekilde sınıflandırılamaz.

Eşyaların tanecikleri havaya karışır. Koku bu hava ile burnumuza gelir. Organizmaların koku almalarını sağlayan bir koku alma epiteli vardır. Koku alma epitelinin genişliği farklı türlerde değişir. Büyük bir koku alma epiteline sahip organizmalar kokuya karşı daha hassastır. Bunun bir örneği köpeklerdir. Koku alma epitelimiz burun boşluklarında bulunur ve kapsama alanı burun boşluklarının yaklaşık %4’ünü kaplar.

Burunda mukus epiteli vardır. Koku maddeleri burundaki alıcı moleküller ile etkileşime girer. Etkileşen moleküller, hücre zarının geçirgenliğini etkiler. Bu değişikliğin bir sonucu olarak, impulslar meydana gelir. Kalkanlar beyindeki koku alma merkezine iletilir. Burada beyindeki ipmlus incelenerek organizmaların kokusu alınabilir.

İnsanların koku alma epiteline sahip olduğundan bahsetmiştik. Genç bir erkeğin koku alma epitelinde yaklaşık 25 milyon alıcı hücre vardır. Bu hücrelerin ömrü 30 gündür. Sonra yenilenir. Bu hücrelerin her birinde yaklaşık 6-8 koku alma silisi vardır. Koku reseptörleri şaşırtıcı özelliklere sahiptir. Koku reseptörleri sayesinde insanlar yaklaşık 10 bin farklı kokuyu ayırt edebilir. Ancak aynı kokuya uzun süre dokunulduğunda koku alma duyumuz körelir. örnek; Beyaza yeni boyanmış bir ev düşünelim. Eve ilk girdiğimizde ağır bir boya kokusu duyarız. Ama bir süre evde kalınca artık o kadar kokmuyoruz. Bu koku bizi rahatsız etmiyor.

Koku alma duyusu zamanla azalır. Koku alma duyumuzu etkileyen en önemli faktörler yaş ve cinsiyettir. 60 yaşın üzerindeki kişilerde koku alma duyusunda azalma vardır. Ayrıca yapılan araştırmalar sonucunda kadınların erkeklere göre daha saf koktukları gözlemlenmiştir.

İnsanların koku alma epitelinden aldıkları kokuların yoğunluğu her zaman aynı değildir. İnsanların koku alma eşiği vardır. Kokudan havaya salınan partiküllerin mililitrede en az 10 milyon olması gerekir. Bu sayıya ulaşılmazsa koku algılanamaz. Hayvanlar koku almada insanlardan daha iyidir. Örneğin bal arıları kraliçe arının kokusunu çok rahat alırlar. Bu sayede birbirlerini kolayca bulabilirler.

Parfümlerin insan yaşamı üzerinde önemli etkileri vardır. Kokular insan davranışını etkiler. Güzel kokan insan heyecanlanabilir ve mutlu olabilir. Bazı kokular insanların sinirlerini yatıştırır ve sakinleştirir.

Parfümler birçok çeşitte gelir. Ancak yapılan araştırmalar sonucunda 7 temel koku olduğu tespit edilmiştir. Bu başlıca parfüm çeşitleri şu şekilde sıralanmaktadır:

– Çiçek kokusu
– Nane kokusu ile
– eter kokusu
– çürük koku
– Ter Kokoso
kafur kokuları
– Misk kokusu

Bazı insanlar koku alma körlüğünden muzdariptir. Ayrıca koku alma duyusunun bir hastalığı olan anozmi de insanlarda sıklıkla görülmektedir. Bu hastalar koku maddesinin havadaki moleküler yoğunluğu yeterli olsa bile koku alamazlar. Koku alamama genellikle çinko eksikliğinden kaynaklanır. Koku alma yeteneğinde azalma sinüs hastalıklarının ve beyinde görülebilen onkolojik hastalıkların belirtisi olabilir.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın