Türkçede sıfatlar ya da sıfat fiiller, isimlerin yerini alarak isim olabilmekte ve fiil-benzeri özelliklerini yitirebilmektedir. Bu yazımızda sıfatlarla sıklıkla karıştırılan bu iki konu ve sınavlarda sıkça sorulan sıfatlar hakkında bilgiler ve örnekler vereceğiz. Aslında bu durum, dilde uygunluk ilkesi gereği sıfatlardan sonra gelen ismi söylemek zorunda kalmamanın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu şekilde oluşturulmuş “yalnız sıfat” ve “yalnız sıfat fiil” iki farklı kavramdır. Şimdi ikisini de açıklamaya başlayalım:
İlk önce “yalnız sıfat” kavramına bakalım. “Tanımladığı ismin yerine geçen sıfat” olarak tanımlanan bu kavram Türkçe’de çokça kullanılmaktadır. Örneğin, “yaşlı adam” ifadesindeki sıfat (yaşlı adam), onu tanımlayan isim (adam) yerine “Yaşlı adam, burada ne yapıyorsun?” Cümledeki gibi tutulursa, bu cümlede “yaşlı” bir aday sıfatı olarak kabul edilir. Çünkü kendisinden sonra gelen ismi yuttu ve yerini aldı.
Yalın sıfatlarda, sıfatlar isimleri yutar ve değiştirir. İsimlerin söylenmesine gerek yok. Saldırıda ölü ve yaralılar var. Hatta “Saldırıda ölü ve yaralılar var.” Form kullanılmalıdır. Ancak “insanlar” demek gerekmediğinden burada “ölü” ve “yaralı” sözcükleri aday sıfatı olarak kabul edilmiştir. Şimdi aday sıfatların bazı örneklerini gösterelim:
Örnek: – Ne kadar güzelsin, görülmek, görülmek… (güzel kız)
– Yerden parçaları dikkatlice toplar mısınız? (parçalanmış parçalar)
– Baktığımızdan pembe olanı daha çok beğendim. (pembe elbise)
Büyük ve küçük bilmek. (büyük kişi, küçük kişi)
– Bir şeyleri inceler, kötü olanları bir kenara bırakırdı. (kırık eşyalar)
– Gelmiş geçmiş en uyanık küçük kızdı. (uyanık kişi)
– Bebeğin pisliğini makineye attım. (kirli çamaşır)
Büyükler kendilerine çok güveniyor. (Zeki)
– Ufaklığın nesi var yine? (yürümeye başlayan çocuk)
Parçalarının bir kısmını aldı, bir kısmını da kardeşine bıraktı. (Birkaç parça)
Yukarıdaki örneklerde kalın harflerle gösterilen sözcükler, yalın sıfatlara örnektir. Bu kelimeler bir cümlenin sonunda parantez içinde görünüyorsa, sıfat olarak kullanılırlar. Örneğin, “Bir deli, kırk bilgenin çıkaramadığı bir kuyuya bir taş attı.” Cümledeki ‘deli’ ve ‘akıllı’ sözcükleri yalın sıfatlardır. Bu kelimeler ‘deli’ ve ‘akıllı adam’ olarak kullanılırsa, aday sıfatı olamaz, ancak doğrudan sıfat olarak alınabilir.
Not: Meslek ismi yapan ‘+ÇI’ ekli kelimeler, aday sıfatlarla karıştırılmamalıdır. Örneğin “ekmekçi, eczacı, simitçi, taksici”, “insan, adam, insan vb.” gibi kelimelerden sonra kelimeler esas alınmamalıdır. Bu kelimelerden sonra herhangi bir isim kullanılmaz.
Not: Yalın sıfatlardan sonra başka bir isim geliyorsa ve anlam karmaşası varsa virgül konulmalıdır.
Örnek: Yaşlı adam adama doğru yürüyordu.
İçindekiler
isim sıfat
Yalın fiil kavramını bir fiil sıfatı olarak tanımlarsak, “sıfat-fiil eklerinden birini alan bir fiil kökü veya kökü yutar ve kendisinden sonraki isimlerin yerine geçer” diyebiliriz. Bu, sıfat fiillerinin aşağıdaki isimleri içerdiği anlamına gelir. Yalın sıfatlar, bir aday sıfat türüdür. Genellikle isim fiil sıfatından sonra gelmelidir. Ancak fiillerin isim sıfatlarında bu isim kaybolur.
Örnek: – Gelecek hakkında çok iyimserim. (Gelen gunler)
– Çalışan bir gün mutlaka karşılığını alacaktır. (çalışan insanlar)
Şimdi bilinmeyene doğru ilerliyorum. (bilinmeyen zaman)
Kimin çok okuduğunu veya kimin çok seyahat ettiğini biliyor mu? (okuyan kişi, seyahat eden kişi)
– Kaybettiklerin için üzgün değil misin? (kaybettiğim şeyler)
Görünmez olmak en büyük hayalim. (Görünmez Adam)
– Sonunda yapacağını yaptın. (yapacağınız iş)
Geçmişin izlerini birer birer silmeliyiz. (önceki günler)
– Dışarıda bağırıyor muydun? (biri bağırıyor)
Sevgisini her şeyin üstüne koydu. (sevdiği kız)
Yukarıdaki örneklerde kalın harflerle yazılmış tüm kelimelerin sıfat ve fiil ekleri vardır; Ama kendilerinden sonra gelen isimleri yutarak yerlerini aldılar. Bu kullanımlara “yalnızlık sıfat fiili” denir.
YerelHaberler
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]