Her insan fizyolojik olarak doğar, yaşar ve ölür. Bu aynı zamanda doğa kanunu olarak da bilinir.
Çocuklarda gebelik döneminde gelişmeye başlayan organizma doğumdan itibaren çok daha büyük bir hızla büyümeye devam eder. İnsan vücudunda doğumla başlayan belli bir çalışma ritmi vardır. Bu eylem, canlı bir organizmanın en küçük hücresinde bile bulunabilir. İnsan vücudunda meydana gelen bu ritimler sonsuzdur ve sürekli kendini yeniler. Aynı zamanda, bu ritimler basamaklı tekrarlardır. İnsan vücudu yani canlı organizma da ritmin frekansına göre ayarlanmıştır. Vücut doğal olarak bu ritimleri karşılar ve kabul eder. Bu tür doğal ritimlere örnek vermek gerekirse nabız, kalp atışı, solunum, böbreklerin çalışması gibi durumlarla karşılaşırız.
İnsanların davranış kalıplarını etkileyen üç aşama vardır. Bu aşamalar, bireylerin fiziksel ritimleri tarafından belirlenir. Bu fiziksel ritimler sürekli ve tekrarlayıcı nitelikte olsa da insanlarda psikolojik değişimlere neden olabilmektedir. Bu üç aşamaya biorhythms denir. Biorhythm kavramı d. Wilhelm Fliess ve Dr. Hermana Swoboda tarafından geliştirilmiştir. Aynı zamanda, biorhythmology teorik bir inceleme olmasına rağmen, doğruluğu henüz kanıtlanmamıştır. İnsanlardaki üç biorhythm aşamasının farklı adları vardır. Birinci biyoritim fiziksel devre olarak adlandırılır, ikinci biyoritim duygusal devre olarak adlandırılır ve üçüncü biyoritim zihinsel devre olarak adlandırılır. Bu kursların süreleri de birbirinden farklıdır. Öyle ki fiziksel döngü 23 günlük bir döngüdür. Duygusal döngünün süresi 28 gündür. Son olarak, zihinsel döngü 33 gün sürer. Bu üç devre, yani biorhythm, insanların üç farklı davranış kalıbı oluşturmasına neden olur. Ayrıca çevresel faktörler de zaman zaman bu davranış kalıplarının oluşmasına katkıda bulunabilmektedir.
Biorhythm tezine göre, bir kişi ritim evresinin farkındaysa, davranışını istediği gibi düzeltmek ve değiştirmek için gerekli fırsatı kendisine sağlayabilir. Biorhythm teorisi incelendiğinde insanların sosyal hayatlarındaki iyi ve kötü günler bioritimlerle açıklanabilmektedir. İnsanların biyoritimlerinin üç farklı aşaması, insanların psikolojik durumlarını yönlendirme avantajına sahiptir. İnsanlar biorhythm evrelerinin farkında olursa neden böyle davrandıklarını anlayabilir ve kötü evrelerde daha mutlu olabilirler. Biyosirkadiyen devreler, bireylerin tüm yaşamını etkilemez. Bu döngüler, yalnızca döngünün belirli bir gününde kişinin duygusal, zihinsel ve fiziksel durumunu etkiler. Bu açıdan bakıldığında eğer insanlar görünürde bir sebep yokken kendi tabiriyle duygusal olarak kötü bir gün geçiriyorlarsa bu durum kişinin bioritmik devresi ile açıklanır.
Bir kişi böyle bir günde olumsuz duygusal bir gün geçiriyorsa ve bu duruma biyoritim devrelerinin neden olduğunu anlayabilirse, insanlar o gün boyunca olaylara bakışlarını olumsuzdan olumluya çevirebilir. Böylece bir şekilde durumu kendi lehlerine çevirme şansı yakalarlar. Elbette bu, insanlar hayati devrelerinin farkına vardığında mümkündür. Aslında, insanlar biyo çevrelerini kolayca alabilirler. Çünkü bu döngüler doğumla birlikte başlar ve aynı aralıklarla tekrarlanır.
Bir kişi sebepsiz yere olumsuz duygular yaşıyorsa, o zaman bu günü not etmeli ve aynı durumda olduğu günden sonra kaç gün olduğunu da not etmelidir. Böylece kişi stressiz ve daha pozitif bir yaşam sürdürebilir.
katip:Erdoğan Gül
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]