Batı Edebiyatında Eleştiri | YerelHaberler

Eleştirinin tohumları, Aristoteles’in sanat ve sanat üzerine düşüncelerini açıkladığı Poetika adlı eserinde atılmıştır. Bir sanat eserinin değerlendirilmesinde kullanılacak kriterler keşfedildi. Klasik eleştirinin egemen olduğu bu dönemden sonra Orta Çağ’dan 19. yüzyıla kadar neoklasik eleştiri hakimdir. Bu eleştiri anlayışı, edebî yaratıcılığın kaynağını, eserin yapısını, okuyucunun esere karşı tutumunu, insan psikolojisi ile eser arasındaki ilişkiyi anlamaya ve çözmeye çalışır.

Romantik eleştiri on dokuzuncu yüzyılda ortaya çıktı. Bu anlayışın ön planda olduğu dönemde eleştiri kavramı daha detaylı bir şekilde ele alınmaya başlar. Makale ve eleştiri yöntemleri artıyor. Bugün hala tartışılan görüşlerin çoğu -realizm, natüralizm, sembolizm vb.- on dokuzuncu yüzyılda doğdu. Yirminci yüzyılda ortaya çıkan modern eleştiri anlayışı, farklı ülkelerde farklı anlayışların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Fransa’da Anatole France, Almanya’da Hermann Barr, İngiltere’de TS Eliot yeni eleştiri anlayışının temsilcilerindendir. Yani modern eleştiri anlayışı tek bir bakış açısı değil, farklı ülkelerde ortaya çıkmış birden fazla eleştiri anlayışının genel adıdır. Bu kavramların temel özellikleri eleştirinin ayrı bir edebî tür olarak kabul edilmesi ve edebî eserin yazardan bağımsız olarak kendi içinde bir bütün olarak değerlendirilmesidir.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın