Edebi bir tür olarak belleğin başlangıcı erken dönemlere kadar gitmektedir. Birçok araştırmacı Xeneohon’u ilk yazar olarak kabul etmektedir. II. Ondokuzuncu yüzyılda Romalıların da hatırat yazdıkları kaydedilmiştir. Komutan Sheila’nın anıları bunlardan biri. 13. ve 14. yüzyılların bazı tarihi olaylarını özetleyen kitaplar da hatıra olarak kabul edildi. Bu tür kitaplarda genellikle savaşlardan bahsedilir. Anılar, Orta Çağ ve Rönesans döneminde Avrupa’da sofistike bir tür haline geldi. Sözü edilen dönemlerde Avrupa’da yazılan hatıralarda savaşlardan ya da saray hayatından söz edildiği anlaşılmaktadır.
17. yüzyılda sayıları artan Memoirs, Earl Grammon’ın Memoirs of Antoine Hamilton (1646-1720), Knight’ın Memoirs of Daniel Defoe (1660-1731), Flabert (1821-) adlı yeni bir formla yazılmaya başlandı. 1880) Bir Delinin Anıları, Dostoyevski (1822) -1881) Yeraltında Yazılan Anılar günlük türünden bir roman örneği olarak sunulabilir.
18. yüzyıldan itibaren anıların otobiyografik özelliklere sahip olduğuna dikkat çekilmektedir. Rousseau’nun İtiraflar kitabı. Otobiyografi ile karakterize edilen anı türünün bir örneğidir. Goldoni’nin The Benevolent Frowning’i de aynı özelliğe sahiptir. Aynı yüzyılda zevkle okunan anılar da kaleme alınmıştır. Édouard Gibbon’un Voltaire’in Anıları bu türdendir. Goethe’nin Şiir ve Gerçek başlıklı anıları da anı türünde yazılmış önemli bir eserdir.
Ondokuzuncu yüzyılın anıları doğası gereği siyasi ve politiktir. Yine bu yüzyılda pek çok müellifin anı türünde eserler kaleme aldığı kaydedilmiştir. Bunlar arasında Chateaubriand ve Alexandre Dumas’ın yanı sıra Stendhal’in Memoirs of Selfishness, Victor Hugo’nun What I See ve Georges Sanna’nın My Life adlı kitapları var.
Yirminci yüzyılda yayınlanan hatıratlar arasında Macar arkeolog Armin Vambery ve Gandhi’nin hatıratlarından söz edilebilir. Bu yüzyılda yazılan hatıratların bir özelliği de belirli amaçlar için yazılmış olmalarıdır. Özellikle bu türden siyasi ve siyasi hatıralar. Bir İngiliz yazar olan George Onville’s Homage to Catalonia, 1936-1937 İspanya İç Savaşı’nı anlatıyor. Fransız yazar Jules Romain. 2. Dünya Savaşı günlerini anlatan anılarında savaşın sebepleri de vurgulanır. 20. yüzyılda yazılan hatıratların bir diğer özelliği de edebî hatıraların çoğalmasıdır. Önceki yazarların yazdığı anılara örnek olarak Amerikalı yazar Faulkner, Henry James, George Moore, Thomas Mann, Stefan Zweig ve André Gide verilebilir. Bu yüzyılda ressamların yazdığı hatıratlar da önem kazanmaya başlamıştır.
Salvador Dali’nin “Salvador Dali’nin Gizli Yaşamı” adlı kitabı bu türdendir. Sahne anıları da bu yüzyılda önemli bir yer tutar. Fransız tiyatro oyuncularından Jacques Coupeau’dan Constantine Stanislavsky ve Gordon Craig ile 19. yüzyılda tiyatro anlayışında değişiklik yaratan Charles Dolin’in anıları bu türün örnekleri olarak gösterilebilir. Filozoflar ve psikologlar da anılarını yazdılar. Bu alanda Freud’un deneyimleri, psikolojisi ve Alman filozof Karl Jaspers’ın felsefi otobiyografik öyküsünün eserlerinden söz edilebilir. CG Jung anılarını kendisi yazmadı, ancak ölümünden dört yıl önce Aniela Jaffe tarafından not edildi. Young’ın anıları, Miss Jaffe tarafından 1961’de Memories, Dreams and Reflections adıyla yayınlandı.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]