babalık nedir ” YerelHaberler

Ataerkillik, yönetim anlayışında devlet ya da idari odağın daha bilgili olduğu ilkesine dayanan çok eski bir kavramdır. Latince’de babalık anlamına gelen paternalizm, Sokrates’ten bu yana üzerinde durulan ve güncel küresel ideolojilere yansımaları olan bir yönetim yaklaşımıdır. Siyasal literatürde ataerkillik, toplumdaki bireylerin çıkarları ve refahları için kendi rızaları dışında deneyim ve bilgileriyle kararlar verir. Ebeveynlikte, bireylerin cehalet ve çeşitli nedenlerle kendileri için doğru karar vermelerinin engellendiği varsayılır. Bu noktada toplum adına alınan kararlarda kamu yararı ve ülkenin bekası gibi amaçlar da bireyler adına karar alınmasında geçerli sebepler olarak ileri sürülebilir. Ebeveynlik, bireyleri çocuk olarak kabul etmek ve bunu aşı onlara zarar verse bile, buna hazır olmasalar bile kendi iyilikleri için yapmak olarak kişileştirilebilir. Babalıkta yönetici halka karşı koruyucu, tedbirli ve ahlaklı bir tavır sergilerken, halktan itaat etmesi, sadakat göstermesi ve rıza göstermesi beklenir. Ataerkilliğin temelleri teorik olarak Sokrates ve Platon’un siyaset felsefelerine dayanmaktadır. Platon, devlet yönetiminin aile yönetiminin geniş ölçekli bir modeli olduğunu belirtmiş ve insanlar arasında doğruyu yanlışı ayırt etme yeteneği yüksek bir sınıfın halk adına her türlü kararı alabileceğini belirtmiştir. Sokrates, toplumdaki zayıf insanların yaşamlarını yönetemediklerini ve sağlıklı kararlar alamadıklarını, bu nedenle kararların onlar adına alınması gerektiğini söyler. Ataerkillik, toplumun tabakalı yapısını desteklediği gibi, halkın rızası olmadan karar alınmasını da destekler. Toplum ve devlet hiyerarşisinin gerekliliğini savunur. Soyluları sosyal olarak destekler.
Paternalizm aynı zamanda mevcut faşist ve komünist ideolojilerin temellerini de oluşturmuştur. Paternalizmde halk adına karar almak ve onları kara operasyonlardan uzaklaştırmak faşizmde çok net görülmektedir. İnsanların yararına ve esenliğine yönelik uygulamaların hayata geçirilmesi ve bireylerin sosyal, ahlaki ve ekonomik açıdan korunmaya ve yönlendirilmeye muhtaç olduğu argümanına dayandırılması bakımından da komünizmin temellerinde kendine yer bulmaktadır. Bireye paternalist yaklaşım, onun kendisi hakkında özgür kararlar alabilecek kadar olgun olduğunu göz ardı ettiği için otoriter bir yönetim felsefesi olarak kabul edilmektedir.
Babalık, halkın halktan üstün olması ilkesine dayanmaktadır. Ortadoğu toplumlarında sıklıkla duyulan “devletin babası” kavramı, ağırlıklı olarak ataerkilliğin köklerini yansıtmaktadır. Ebeveynlikte karar vericiler, baba figürü tarafından temsil edilen koruma, danışmanlık ve yönlendirme gibi rollerde yer alırlar.
Ataerkillik, ilkel zamanlarda kabile sistemi içinde yaşayan küçük topluluklar arasında yaygın olarak görülse de, günümüzde daha çok üçüncü dünya ülkelerinde veya sosyalist Doğu Avrupa ülkelerinde çeşitli yansımaları ile görülmektedir. Ataerkillik ideolojilerde farklı şekillerde kendine yer bulmaktadır. Paternalizmin gelişmiş versiyonları, otoriter yönetim yaklaşımları şeklinde kendini gösterebilir. Gerçekten de, Richard Sennett; Ebeveynliği, sahte aşka dayalı otoriter bir sömürü biçimi olarak tanımlıyor. Snett, bireylerin korunmasını anlamanın yanı sıra, ataerkiye olan güvensizliğin ve dolayısıyla korkunun altını çiziyor ve modern toplumun yönetimindeki eksikliklerini gözler önüne seriyor.
Mill’in babalıkla ilgili ifadelerinin kendisi George Pullman örneğinde görülmektedir. Amerikalı sanayici ve iş adamı George Mortimer Pullman, lokomotif ve otomobil fabrikasında çalışmış işçilerin daha fazla verim alabilmeleri için fabrika çevresindeki özel dairelerinde ev sahibi olmalarını ve konaklamalarını sağladı. Fabrika yatakhanelerinde alkol ve sigara bulundurmak ve belli bir saatten sonra uyumamak yasaktır. Bir babanın çocuklarına karşı koruyucu, ahlaki ve katı disiplin tavrını yansıtmak istemiştir. Ancak geniş bir perspektiften bakıldığında, Pullman’ın çalışanlarına karşı babacan tavrının, onlardan elde ettiği menfaatlere ve daha fazla menfaat elde etme amacına bağlı olduğu gözlemlenmiştir. Yine Pullman’ın otoritesini paylaşmayan mezhepsel yapısı da bir başka eleştiri noktası. Ataerkil felsefeyi somutlaştıran bir diğer isim ise Rus diktatör Joseph Stalin. Stalin’in “Vatan bir ailedir, ben de senin babanım” sözü babalığın en net özetidir. Modern zamanlarda babalığın bir başka tanınmış savunucusu, Amerika Birleşik Devletleri’nin 22. ve 24. Başkanı Grover Cleveland’dır.

kaynak:
https://biliyom.com/paternalizm-sahte-sevgiye-dayali-otorite/
https://tr.wikipedia.org/wiki/Paternalizm

yazar: Erdal Oğur

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın