Ulu önder Atatürk’ün güzel Türkçemiz olan Türk diline olan önemini ve katkılarını onun bu konudaki sözlerine bakarak anlamak mümkündür. Atatürk dilin toplumlar için ne kadar önemli olduğunu bilmiş ve Türk dilini hak ettiği yere getirmek için çok önemli çalışmalar yapmıştır. Şimdi bu çalışmaları Atatürk’ün sözleri ve düşünceleri ışığında açıklamaya çalışalım.
Atatürk inkılapları içerisinde gösterilebilecek en önemli eserlerden biri, 12 Temmuz 1932’de bugünkü adıyla “Türk Dil Kurumu” olan “Türk Dilini Tetkik Cemiyeti”nin kurulmasıdır. Türk dili ve tarihi üzerine araştırmalar yapmıştır. Osmanlı döneminde Türk dilinin büyük ölçüde bozulduğunu ve koptuğunu gören büyük önder, dilimizi canlandırmak, arındırmak ve gücünü köklerinden geri getirmek için bilim camiasını seferber etmiş ve bireysel çalışmalar yürütmüştür.
Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nde yerli ve yabancı bilim adamları bir dizi konferanslar düzenlediler, etimolojik, yerel ve genel sözlükler hazırladılar ve yeni Türk karakterlerinin gelişimi konusunda araştırmalar yaptılar. Göktürk alfabesi ve yazısı üzerine eserler kaleme alınmış, Türk dili ve edebiyatı için büyük önem taşıyan Kutadgu Bilig ve Divanü Lügati’t Türk gibi eserler üzerinde araştırma yapılmış ve eserler sunulmuştur.
Atatürk’ün dil alanında attığı en önemli adım kuşkusuz alfabe devrimidir. Osmanlı döneminde konuşulan Osmanlı Türkçesi, Türkçeden çok uzak bir dildi. Yani iki sayfalık bir metinde sadece beş on Türkçe kelime vardı. Arapça ve Farsçanın Türkçe üzerindeki bu olumsuz etkisi, halkın konuştuğu dilden farklı bir “saray dili” yaratmıştır. “Osmanlı nedir?” Bu konu hakkında daha fazla bilgiyi makalemizde bulabilirsiniz. En önemli cumhuriyet devrimlerinden biri de yok olma eşiğine gelen bu dilin yeniden canlanmasıydı.
Hem yazı hem de konuşma dilinde ortaya çıkan bu ikiliği ortadan kaldırmak için Türkçenin fonetik ve morfolojik yapısına uygun bir alfabeye geçmek gerekiyordu. Bu konuda alanında en tecrübeli âlimleri görevlendiren ulu önder, uzun süredir yeni alfabenin hazırlıklarını yapıyordu. 1 Kasım 1928’de yeni harfler kullanılmaya başlandı ve harf devrimi yapıldı. Bu devrim Atatürk’ün Türk diline yaptığı en büyük katkılardan biridir. Çünkü bu devrimden önce %10 bile olmayan okur-yazarlık oranı kısa sürede %70’e yaklaşmış ve bugün %99 okur-yazar bir millet ortaya çıkmıştır.
Atatürk vasiyetinde tüm mal varlığını Bugün Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na bağışladığını belirtmiştir. Bugün bile bu kurumlar bütçelerinin tamamına yakınını Atatürk’ün İş Bankası’ndaki hissesinden karşılayarak bilimsel araştırmalar yapmakta, kitap ve süreli yayınlar çıkarmaktadır.
“Türk, dil demektir. Dil, bir milletin en ayırt edici özelliklerinden biridir. Türk milletindenim diyenin önce Türkçe konuşması gerekir. Türkçe bilmeyen, Türk kültürüne ve milletine bağlı olduğunu iddia ederse, buna inanmak doğru olmaz.” Ulu Önder, “Milli duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması millî duygunun gelişmesinde ana etkendir. Türk dili” sözleriyle Türk dilinin milletimiz için önemini vurguladı. en zengin dillerden biridir.Bu dil bilinçli işlendiği sürece Türk milleti vatanına ve yüksek istiklaline sahip çıkmasını bilen dilini yabancı dillerin boyunduruğundan da korumak zorundadır. Türkçenin yabancı dillerin etkisinden kurtarılarak millileştirilmesine olan inancı.
Atatürk’ün Türk diline verdiği önemi başlıklar halinde özetlersek;
– Türk köklerini araştırmak ve onları korumak ve geleceğe aktarmak için bilimsel çalışmalar yapmak üzere bilim adamları görevlendirildi.
– Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nu kurarak Türk dili ve edebiyatı konusunda ilmi çalışmalar yapmak üzere ciddi bir müessese kurdu. Bugün bile bu kurumlar Türk dilini canlandırmak, korumak ve güzelleştirmek için en yetkin kurumlardır.
“Harf İnkılâbı” Atatürk’ün en etkili ve faydalı inkılaplarından biridir. Halkın okuma yazma oranı artmış ve Türkçe evrensel bir dil olma yolunda gelişmeye başlamıştır.
Hayatı boyunca dile karşı duyarlı, araştırmış ve kitaplar yazmıştır. Mühendislik ve matematik terimlerini bizzat kendisi Türkçeye çevirmiş, bilim adamlarını bilimsel terim ve kavramları Türkçeye çevirmeleri için görevlendirmiştir.
– Vasiyetinde tüm mal varlığını Türk dili ve tarihi kurumlarına vasiyet etmiştir.
Konuşmalarında dili milli kimliğin temel direklerinden biri olarak gören bir nesil ve millet yaratmak için Türk dilini koruyup geliştirmeyi ve geleceğe aktarmayı her zaman vurgulamıştır.
YerelHaberler
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]