Doğum şüphesiz doğa olaylarının en şaşırtıcı mucizesidir. Aileye bir üyenin daha katılması ve yeni bir dünya ile tanışması ile bu miniğimizin gelenek ve göreneklere alışması uzun sürmez. Doğum sonrası depresyon, bir kadın üzerindeki stresle artar. Kollarında ve hayatının merkezinde büyük bir sorumluluk taşıyan bir kadın bu süreci kolay atlatamaz.
Ufaklığınız artık gözlerini dünyaya açtı. Aydan aya takip prosedüründen önce, eski gelenek ve büyüklerin anne adayına sürekli uyarısı, 40 günü tamamlayın, 40 yaşına kadar bebeği almayın vs. Bu 40 gün, anne adayını kelimeler için sıkacaktır. Büyüklerimiz bu 40 gün anlayışını bilimsel olarak açıklamasalar da aslında bu gelenek bilimsel verilere dayanmaktadır. Peki 40 gün efsanesi nedir?
Doğumdan sonra anne lohusa dönemine girer ve doğal doğum veya sezaryen ile dünyaya getirdiği çocuk ve kendisi bu süreçte hastalıklara ve enfeksiyonlara açık bir adres görevi görür. Hamilelikte yükselen hormonların ani düşüşü ile annenin kendini toparlaması ve metabolizmasının eski haline dönmesi 40 gün sürer. Buna doğum sonrası dönem denir. Anne ve bebeğin bağışıklık kazanması için bu zamana ihtiyacı var. Bu süreçte birinci derece akraba dışında kimseyi götürmeniz uygun olmaz çünkü insanlar hasta olsun ya da olmasın çocuğunuzla yakın temas halinde olmak isteyebilir. Çeşitli hurafelerle bezenmiş bu geleneğin sebebi bilinmemekle birlikte bilimsel açıdan bakıldığında asıl amaç anne ve çocuğun hastalıklara ve mikroplara karşı bağışık olmasıdır. El hijyenine dikkat etmeyen birisi çocuğunuza dokunmaktan kaçınır ve sizinle yakın temasa geçerse hastalığınız sonucunda çocuğunuza bulaşabilir. Yani nazarın değeri ya da başka bir şey gibi inançlar tam olarak uymuyor, sanki bu 40 günlük etkinlik için yapılmış birkaç kapak gibi görünüyor. Eğer bir anne iseniz ve hurafelere aldırış etmiyorsanız bilimsel 40 gün tedbiri, anne ve çocuğu hastalıklardan korumak, anneyi çocuğa, çocuğu da anneye alıştırmak için başlatılan bir süreçtir.
Anne bu süreçte yalnız bırakılamaz. Doğum sonrası depresyon yaşayan annelerin ciddi desteğe ihtiyacı vardır. Bir anne çocuğundan uzaklaşabilir ve doğum sonrası depresyonu yaşayan insanları eleştirmek hiç de doğru değildir. Bir kadın, bazı insanlarda 6 hafta kadar, bazılarında ise emzirme döneminin sonuna kadar devam eden, hem zihinsel hem de fiziksel olarak farklı bir zaman dilimi yaşar. Anne, çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli uykusuz ve bitkindir. Bunu kriz ağlaması ve sinirlilik takip eder. Anne çocuktan uzak kaldığı için kendini suçlamaya devam eder ve bu durum dayanılmaz bir hal almaya başlar. Doğum sonrası depresyonun en kötü hali annenin bu süreçte intihara meyilli hareketleridir. Annenin çevresinde bu tür davranış bozukluklarını fark eden kişiler, anneyi tıbbi destek almaya ikna etmelidir. Bu geçici bir süreçtir ve biraz sabırla kendiliğinden geçecektir. Doğum sonrası depresyon yaklaşık iki gebelikten birinde teşhis edilir.
Depresif annelerin çocuğa alışma sürecinde kendilerini yalnız hissetmemeleri, bu yükü paylaşacak birinin olduğunu bilmeleri anneye güç verir ve bu süreç kendiliğinden ilerler. Eğer size yardım edecek kimse yoksa ve kendinizi bu girdabın içinde hissediyorsanız, bebeğiniz uykuya daldığı anda bir şeyler atıştırmak ve onunla uyumak en doğrusudur. Rahatlamış vücudunuz, tekrar kalktığınızda size biraz güç verecektir. Annenin simetrik olarak doldurulmuş bebeği, biraz yalnız vakit geçirmeye hazır. Biraz yürüyüş ve temiz hava ikinize de iyi gelecektir. Bebek sahibi olmak dünyayla bağınızı kopardığınız anlamına gelmez. Elbette eskisi kadar özgür olmayacaksınız, kendiniz ve çocuğunuz için doğru mekanları seçin. Onunla kahve veya çay içerken zaman geçirin. Eğer size destek olacak kimse yoksa, bu günlerin çok kısa sürede geçeceğini unutmayın, kendinizi bu depresyondan çıkarmak için meditasyon ve terapi yapın. Küçük misafirinizin ihtiyacı olan tek şey sizsiniz. Ona hak ettiği ilgiyi göstermediğiniz için asla kendinizi suçlamayın. Bu geçici bir dönemdir ve kendinizi çocuğunuza, çocuğunuzu da kendinize alıştırarak bu dönemi kolaylaştırmak sizin elinizde.
Kaynak:
https://www.sabah.com.tr/saglik/2014/03/11/lohusalik-depresyonundan-kurtulmanin-yollari
yazar:Murphy Yılmaz
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]