Anlatı Anlatı / Anlatım Biçimleri | YerelHaberler

Bu anlatımda amaç, olayı okuyucunun gözü önünde anlatmak ve olayda söylenmesi gerekenleri vermektir. Öyküleyici anlatımda olaylar oluş sırasına göre bir dizi halinde sunulursa birbirleriyle ilişkilidir. Anlatı, tasarlanmış veya yaşanmış bir olayın anlatımıdır. Anlatı anlatım biçimi.

Belli bir zaman diliminde gelişen olayların anlatıldığı durumlarda kullanılan bir anlatım biçimidir. Olayın olmadığı yerde hikaye anlatımı da olmaz. Anlatı açısından açıklamaya benzer; Ancak betimlemelerde yazarın izlenimleri sorgulansa da anlatıda olayın, durumların değişiminin ve zaman diliminin aktarımı söz konusudur.

Konuyu, yani ne söylendiğini aslında sunma ve gösterme biçimidir. Bir eylemin ortaya çıkışı, gelişimi ve sonu olduğu gibi, anlatı anlatısında da benzer bir akış görülebilir. Bir halden başka bir hale geçiş, bir safhadan başka bir safhaya geçiş, bu anlatım türünün karakteristik özelliklerinden biridir. Bu özelliğinden dolayı okuyucu eserin içinde yaşar ve kendisini sürekli hareket halinde bulur. Çünkü belli bir zaman diliminde olaylar ve olgular ya birbirinin uzantısı olarak ya da ileri geri sıçrayarak sunulur. Ancak bu olaylar ve olgular dizisi anlamlı, birbirine bağlı bir bütün oluşturur. Ayrıca şu iki soru da anlatının dokusuna hakim oluyor; “ne oldu?” , “bu nasıl oldu?” Bu nedenle öyküleyici anlatım, bir olayı okuyucunun karşısına çıkarmayı ve varlıkların deneyimlerini aktarmayı amaçladığında kullanılır. Bu romanında okuyucuya aksiyonu yaşatmayı amaçlar.

Bu anlatım biçimi hikâye, roman, masal, biyografi gibi eserlerin temelini oluşturur. Yazar, okuyucuyu belirli bir olayla ilgili ana fikri yaşayarak o olaydan haberdar etmeyi amaçlar. Bu ifade biçimi genellikle ‘tanımla’ ile birlikte kullanılır.

Örnek: Ateş oyunları arasında daha büyükleri, hatta kazalara yol açanları da vardı. Barut gemileri ve kuleler yapılarak şenliğe götürüldüler, burada ateşe verildiler ve büyük patlamalarla yanmaları izlendi. Ağızlarından ateş fışkıran ejderhalar tekerlekler üzerinde insanların arasına sürülürdü ve onları görenler kaçar, onları izleyenler gülerdi.

Örnek: 16. katta asansörden indik. Bana odayı gösterecek olan çocuğun arkasından yürüyordum. Çocuk kısa bir koridoru geçti ve bir odanın önünde durdu. ben de durdum Kapı açıldı ve girdik. Perdeler sıkıca kapatılmış. Çocuk perdeleri açıp dışarıyı göstermek istedi. Engelledim. Lambaları yak. Banyo kapısını aç. Bana bir şey isteyip istemediğimi sordu. istemiyorum dedim Ona otu verdim, gitti.

Örnek: Hasan ağır adamlar eşliğinde kahvehaneye girdi. Bunu bir süre düşündüm. Oturup oturmamakta tereddüt ettim. Sonra isteksizce köşeye oturdu. Babasının tütün paketini çıkardı ve kalın bir sigara sardı. O kadar dalmıştı ki masasına konulan çay fincanının sesi bile dikkatini çekmedi.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın