animasyon nedir? Türkiye’de Karikatürün Gelişimi ve Tarihi «YerelHaberler

Kişilerin veya güncel olayların komik bir dille satırlara dönüştüğü, konuların kategorize edilebildiği ancak bu biraz zaman alabilen, sınırsız ve sonu olmayan bir durumdur. Toplumsal, bireysel, güncel, kararsız…

Antik çağda animasyon var mıydı? Elbette bu sorunun cevabı olumlu ama karikatürcülük nasıl bir meslek haline geldi ya da nasıl gündeme geldi diye sorarsanız dergi ve gazetelerde yer aldığı üzere gizli değil daha aktif bir rol almaya başladı. zaman zaman. William Hogarth, 18. yüzyılda siyasi karikatürleriyle ön plana çıktı. Kazandı ve yüzünü gösterdi.Elbette desteği aldı ama daha fazla baskı ve uyarılar onu engelledi. Charles Philipon… Fransız ressamın yeni ufuklar açtığını söyleyebiliriz.
La Caricature gazetesini yayınlayın ve karikatürün burada görüntülenmesini sağlayın. Bu noktadan sonra karikatür anlam kazanmaya ve daha alakalı hale gelmeye başladı. Elbette engeller, uyarılar, kontroller çizgi filmin önüne geçmeye çalıştı ama bir süre sonra bu krizin önüne geçildi.

Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte çizgi filmlerimizin iki önemli ismi Cemal Nadir Güler ve Ramiz Gökçe başladı. Ayrıca Yusuf Ziya Ortak’ın “Kartal” adlı dergisi o dönemin parlak yıldızlarından biriydi. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra özgürlüklerin ve çok partili hayatın açılması bizde bir mizah duygusu geliştirdi çünkü karikatüristler daha rahat çalışmaya başladı ve ortam buna elverişli hale geldi.

Sabahattin Ali ve Aziz Nisin’in ortaklaşa çıkardığı Marco Paşa, dönemin en önemli mizah dergisi oldu. 1950’lerde yeni araştırmalar ve mizahta farklı bir boyut ortaya çıktı. Öne çıkan isimlerden bazıları yazıya ve söze ihtiyaç duymayan çizgi filmlerdir: Turhan Selçuk, Nahar Toplik, Ali Olvi Ersoy, Aflatun Nuri Koç, Selma Emiroğlu, Semih Balcıoğlu, Suat Yalaz, Yalçın Çetin, Oğuz Aral…

1970’lerde daha önce bahsettiğim isimler arasında yer alan Oğuz Aral, ünlü Gırgır dergisinin birçok karikatüristini işe alarak önlerini açtı.

Karikatür ve mizah bugün:
Elbette olayların ve bakış açılarının farklı olduğu bir toplumda mizahçılar da görüş ve gözlemlerinde farklılık gösterir. Mizahçılarımızın bu kadar rahat hareket edemediği ülkemizde hukuk, sansür, hukuk engelleri… Buna rağmen dimdik ayakta durmayı başaran ve bu onurlu mücadeleyi sürdüren dergilerimiz ve mizahçılarımız yollarına devam ediyor. Bu isimlerden bazıları: Serdar Akkoyun, Alpay Erdem, Erdil Yaşaroğlu, Bahadır Baruter, Bülent Üstün, Emrah Ablak, Ersin Karabulut, Cengiz Üstün, Metin Üstündağ, Mehmet Çağçağ, Memo Tembelat stün, İçoğlu, Kemal Aratan, Cem Yılmaz, Yiğit Özgür , Serkan Altunigne… Daha birçok isim eklenebilir…

katip: Ali Ersoy

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın