Dünya üzerinde sayıları henüz tam olarak belirlenemeyen milyonlarca canlı türü yaşamaktadır. Bu canlı türlerinin her birinin ekosistemde bir işlevi vardır ve bu nedenle ekosistem varlığını sürdürür. Algler, ekosistemde çok önemli bir rol oynayan organizmalardır. Halk arasında halk arasında alg olarak adlandırılan algler kendi içlerinde iki gruba ayrılmaktadır. Bu ayırma hücre tiplerine göre yapılır. Bu gruba bölünme, prokaryotik ve prokaryotik hücre tiplerine göre gerçekleşir.
Ökaryotik hücre gelişmiş hücre yapısını, prokaryotik hücre ise basit hücre tipini temsil eder. Dünya’da yaşayan tamamen farklı alg türleri vardır. Bunun sebebi prokaryot hücre ve hücrenin özellikleri, hücre çekirdeğinin yapısı ve renk yapısında oluşan pigment dağılımı, üreme ve flagella farklılıklarıdır. Algler ekosistemde tamamen farklı alanlarda yaşayabilirler. Algler ağırlıklı olarak sulak alanlarda yaşarken, karlı ve buzlu alanlarda da yaşayabilirler. Bu çalışmalar sonucunda Dünya üzerindeki alglerin %70’inin sulak alanlarda yaşadığı tespit edilmiştir. Alglerin sulak alanlardaki temel görevi, ana birincil olarak bu alanlarda organik karbon bileşikleri üretmektir. Alg habitatları sulak alanlarda bile değişebilir. Öyle ki bazı türler sadece tuzlu suda yaşarken, bazı türler ise çok yüksek sıcaklıklara sahip kaynak sularında yaşayabilmektedir. Ancak alglerin yaşam alanı olarak daha çok göller ve denizler olarak bilinmektedir. Deniz ve göllerde yaşayan algler, su yüzeyinin bir kilometre altında yaşayabilirler. Ancak çoğunlukla 100 metre derinlikte yaşarlar.
Algler, su ekosisteminin işleyişinde ve devamlılığında çok önemli roller oynamaktadır. Sudaki karbondioksit ve su, ışığın etkisiyle algler tarafından karbonhidratlara dönüştürülür. Bu dönüştürme işlemi alglerin yapısındaki pigmentler tarafından gerçekleştirilir. Dönüşüm işlemi sonucunda su ortamındaki çözünmüş oksijen ve besin değeri artar. Alger bu işlemden dolayı primer olarak da adlandırılır. Alglerin bu rolü onları besin zincirinin ilk halkasına yerleştirir. Alglerin üretimde olabilmesi için belirli şartların sağlanması gerekir. Bu şartlar sadece ısı, ışık ve yiyecektir. Algler normalden daha fazla besin üretirse ekolojik denge bozulur. Bu bozulmaya biyolojide “ötrofikasyon” denir.
Ötrofikasyon durumunda, denizde yaşayan organizmalar için ölüm riski vardır. Besin üretiminin artması nedeniyle sudaki besin üretimi artar ve bu nedenle bazı olumsuz durumlar ortaya çıkar. Canlı organizmalar için çok önemli olan güneş ışınları, bakteri ve alglerin faaliyetleri nedeniyle suyun alt kısımlarına nüfuz edemez ve besin fazlalığı sonucu bulanıklık oluşur. Bu olay sonucunda oksijen dipte suda kalır. Bu durum bazı organizmaların ölümüne neden olabilir.
Algler, deniz ve gölde yaşayan organizmalar için yaşamın devamlılığı anlamına gelir. Ancak ötrofikasyon durumunda bu, bazı organizmalar için yaşamın sonu anlamına gelebilir. Aşırı besin üretimi durumunda, bazen aşırı alg patlaması ve aşırı alg büyümesi gibi durumlarda ortaya çıkabilir. Aşırı alg patlamaları nedeniyle suyun rengi, kokusu ve ekolojik dengesi bozulabilir. Öte yandan, alglerin büyümesi, alışılmışın aksine, bazı deniz organizmaları için toksik etki anlamına gelebilir ve bu organizmaların ölümüne yol açabilir.
katip:Erdoğan Gül
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]