24 Ocak 1980’de iflasın eşiğine gelen Türkiye’yi bu durumdan kurtarmak için alınan kararlardır. O zamanlar Türkiye’de ekonomi çalkantı içindeydi. her gün artan fiyatlar ve yükseklikler; Memurların, işçilerin ve dar gelirli ailelerin geçimini zorlaştırdı. Bu nedenle 24 Ocak’ta enflasyonu ve fiyat artışlarını durdurmak ve dar gelirli ailelerin koşullarını iyileştirmek için ülkeyi istikrara kavuşturma kararları aldım.
24 Ocak kararları alınmasaydı ne olacaktı?
24 Ocak kararları alınmazsa Türkiye Güney Amerika ülkesi Arjantin gibi olacak. Arjantin’de olduğu gibi enflasyon %1000’i aşacak. Fiyatların her hafta ikiye katlanmasıyla hayat giderek daha pahalı hale geliyordu. Orta sınıf ortadan kalktı. Fakir tamamen fakir, zengin tamamen zengin olacak. Geçimi zor olan insanlar isyan edecek ve savaşacak.
24 Ocak kararlarını Uluslararası Para Fonu baskısı altında mı aldınız?
24 Ocak kararları Uluslararası Para Fonu’nun baskısı altında alınmadı. Bu kararların alınması gerekiyordu. Çünkü karar öncesi ülke iflasın eşiğindeydi. Uluslararası Para Fonu’nun tavsiyeleri sadece durumu kurtarmak içindi. Ama 24 Ocak kararları bundan çok daha genişti. Bu kararlarla Türkiye’deki kötü gidişat durduruldu ve ülke çok kısa sürede toparlandı. Türkiye’nin içinde bulunduğu talihsiz durumu gören o dönemin yetkilileri tarafından 24 Ocak’ta kararlar alındı.
24 Ocak kararlarının Uluslararası Para Fonu’nun baskısı altında alınmadığının en büyük kanıtı Fransız hükümetinin başkanı Mitterrand’ın 3 yıl sonraki uygulamasıdır.
24 Ocak kararları yatırımları durdurdu mu?
24 Ocak kararları yatırımları durdurmadı, aksine harekete geçirdi. Bu kararlarla devletin kaynakları israf olmaktan çıkınca yatırımlar hızlandı. Bunun en iyi kanıtı, bir ülkeye yapılan yatırımın en iyi göstergesi olan yatırım malı ithalatıdır. Karar öncesi 1,5 milyar dolar olan yatırım malı ithalatı, her yıl 1980’de 1 milyar 800 milyon, 1981’de 2 milyar 200 milyon ve 1982’de 2 milyar 400 milyon arttı.
O zamanlar faiz ve krediler çok pahalı olduğu için yatırımcılar daha az para harcayarak daha çok yatırım yapma tekniğini kullandılar. Bu nedenle emek yoğun olan yani işçi sayısının arttığı yatırımlarda artış olmuştur. Konfeksiyon üretimi, emek yoğun bir yatırımın en iyi örneğidir.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]