2 – «YerelHaberler» çocuklarda yaşam süresi.

Bir çocuğun bebeklikten bebekliğe geçişindeki değişiklikler bir yaşından sonra kendini göstermeye başlar. Üç yaşına kadar devam eden bu süreçte çocuk konuşmaya ve yürümeye başlar. Anneye olan bağımlılığı, konuşma ve yürüme yeteneğinde büyük bir değişikliğe uğrar. Kendi kendine hareket etmeye başlayan beden, aynı derecede doyumsuz ve keyifli bir keşif sürecine girer, dünyanın bilgisindeki serüveni, evin içinde sürekli parçalanan, düşen, kaybolan ve kirlenen bir şeye dönüşür. . İlaçlar, çürükler, bıçaklar, her şey merak konusu.Fiziksel riskler ortada. Hala annesine bağlı olmasına rağmen, çocuk kendisinin ayrı bir varlık olduğunu ve yeni yetenekler kullandığını öğrenmekten heyecan duyar. Çocuk bu yeni durumu sınırsız özgürlük olarak kullanmak ister. durdurmak için! , yapamam! bir anne var diyor

Tabii ki çatışma çıkar. Öte yandan ufaklık kendi kendisiyle çatışıyor. Bebeklikten çocukluğa geçiş, tutarsız ve saldırgan davranışlara neden olmuştur. Çocuk kendi içinde çelişkilerle doludur. İstediğini bir an bile istemez. Bir an ağlamaya başlar ve sonra ağlamaya başlar.

Tüm bu süreçte anne babaların yapması gereken en önemli şey sakin kalmaktır. diğer taraftan; Sakin davranarak, hangi sorunların ortaya çıkacağını bilerek ve buna göre hareket ederek çocuğu anlamak en iyisidir. İki yaş sendromu tutarlılık ve şefkatle aşılabilir.

İki yaşında çocuğunuzun duygusal gelişimini engelleyemeyen ve günlük hayatımızı kolaylaştırmayan davranışlar nelerdir?
1- Durumu kabullenme: Bu yaştaki çocukların inatçı, hassas, pasif, aktif ve tutarsız olduklarını unutmamalıyız. Zor bir süreç olsa da üç yaşından itibaren daha uyumlu bir çocuk bulacağımızı düşünerek sakinleşebiliriz. İnan bana, işe yarayacağını göreceksin.
2- Sakin ve güçlü olun: Zor da olsa iki yıllık süreçte anne-babalar, özellikle sinir krizi anlarında, krizi yatıştırmak için duygusal tepkiler vermek ya da ceza vermek, çocuğu kucağına almak yerine sakin ve kararlı kalmalıdır. hiçbir şey yapmadan ve hiçbir şey söylemeden kollarımıza sıkıca sarılın. Sarılmaya çalışmalıyız. Çocuk bir süre sonra ağlamayı kesecek ve sakinleşecektir.
3- Evde gerekli düzenlemeleri yapın: Çocuğu sürekli kontrol altında tutmak yerine, çocuğun yaşadığı evde gerekli düzenlemeleri yapabilir ve çocukla daha rahat olmanızı sağlayabilirsiniz. Bebeği yaralayabilecek veya incitebilecek eşyaları veya değerli eşyaları çıkararak başlayabilirsiniz.
4- Biraz özgürlük iyidir: Çocuğun gün içinde ve çevresinde sürekli bir şeyler dökeceğini, ortamın çökeceğini kabul etmek gerekir. Bazı titiz annelerin yaptığı gibi çocuğu oyun parkında yalnız bırakmak yerine, onun yanında en rahat olduğu alanları yaratmak iki tarafı da memnun edecektir. Ayrıca çocuğunuza kabul edilebilir ve kolay konular arasında seçim yapma hakkı verin.
5- Neyse ki dikkatleri kolayca dağılır: Kendinize veya çevrenizdekilere zarar verme olasılığı yüksek bir davranış içindeyken onunla tartışmak yerine “aa bak” gibi sözlerle dikkatini dağıtmak çok faydalı olacaktır. Birçok krizi önleyebilirsiniz.
6- Lütfen aşırılıklardan uzak durun: Çocuğun hızla değişen ruh hali göz önüne alındığında, her muhalefeti ve her hayır’ı bastırmaya çalışmamalıyız. Korkmayın, ağır cezalar, dayaklar çok zararlıdır. Annelerin sürekli tuvalette olması ve yemek yememesi çocukları ileride bu durumu koz olarak kullanmaya sevk edebilir. Bu konulara aşırı tepki verilmesi, çocuğu tuvaleti uygunsuz kullanmak, yemek yememek gibi tehditlere maruz bırakabilir.
7- Saldırganlık göstermesine izin verin: Saldırgan ve saldırgan dürtüleri tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak sağlıksızdır. Çocuğun vurma, ısırma, saç çekme gibi alışkanlıklarını önlemek için gürültülü oyuncaklar, tahta çekiçler, itme-çekme aletleri, kuleler işe yarayacaktır.

Bu zorlu süreçte annenin stresini atmak gerekiyor.

1-Geçici dönem: Bu süreçte anneleri stresten koruyan en önemli faktördür. Bunun geçici olduğunu bilmek ve öfkeye öfkeyle karşılık vermek asla işe yaramayacaktır.

2- Kendinize zaman ayırın: İnsanın kendisi için ayırdığı zaman, hayatının enerjisidir. Sakin bir ortamda bir bardak çay içmek, kısa bir yürüyüş yapmak, ılık bir duş almak sizi rahatlatır, günlük hayatınızda kısa da olsa rahatlama anları yaratır.

3-Dışarıdan takdir beklemeyin: İki yaşındaki çocuğuna bakmak için çaba harcayan, büyük zorluklar çeken, gün içinde büyük sıkıntılar çeken ve önce babası tarafından takdir edilmeyi bekleyen bir anne ve daha sonra. Ne kadar yorucu olduğunu anlamalısın. Ancak her zaman ödüllendirilmeyebilir. Çocuğun neden olduğu krizlere maruz kalmayan ve bu durumların geçici olduğunu ve bu durumda aldığımız en büyük ödülün çocuğun sağlıklı ve sağlıklı olması olduğunu unutmayan anne ve babayı anlamak zor olabilir. mutlu.

4- Hayatın olumlu ve keyifli yönlerine bakın: Elbette bu zorlu sürecin yarattığı sorunlar da göz ardı edilemez ancak çocuğunuzun yaptığı tüm yaramazlıklarla sizi de eğlendirebileceğini unutmayın. Anneliğin tadını çıkarın. Her fırsatta oyun oynayın. Oyun oynarken size keyif verecek, çocuğunuzu da rahatlatacaktır.

Kaynak:
Profesör Dr. Sabiha Baktuna bıçak gibi

katip:zafer tutkusu

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın