Nokia’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Morph isimli konsept çalışma, New York’taki Museum of Modern Art’ta (MoMA) basın ve teknoloji tutkunlarının huzurunda sunuldu. Bu konsept çalışma, nanoteknolojinin ve OLED ekranların cep telefonlarındaki etkilerini açıkça göstermektedir. Telefonun özellikleri saymakla bitmiyor ancak burada bazı harika fonksiyonlarına dikkat çekmek istiyorum.
Cihaz, OLED ekranın yapısı sayesinde tamamen katlanabiliyor, bu sayede bileklik olarak bile elinize takabileceğiniz bir şekle bürünebiliyor. İsteğe göre genişletilebilen yapısını düzeltebilir, özel QWERTY klavyeyi kullanarak yazabilirsiniz.
Bir diğer şaşırtıcı özelliği ise cihazın üzerinde kir taşımaması ve kendi kendini temizleyebilmesidir. Bu, cihaz üzerindeki her türlü parmak izini ve tozu kendi kendine yok edebildiği için nanoteknolojinin nimetlerinden biridir. Bu şekilde, her zaman parlak ve çekici görünmeye devam edebilir.
Cihaz, enerji açısından da devrim niteliğinde olan “Nanograss” adlı yeni bir teknoloji kullanıyor. Bu teknoloji ile cep telefonları güneş enerjisinden faydalanabilmektedir. Yani cihazın zaten yüksek kapasiteli bataryasının ömrü, telefon güneşi gördüğü sürece artıyor. Batarya bir tarafta kullanılırken diğer tarafta kendini şarj ediyor. Ayrıca hidrojen yakıt hücresi teknolojisinin gelişmesi ve ultra ince yapısı ile pil sorununun tamamen ortadan kaldırılabileceği söyleniyor. Çünkü cihazın yaklaşık 7-8 yıl kullanılması bekleniyor ve bu süre zarfında kim bilir başka hangi gelişmelere tanık olacağız.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]