a) Kuzey Anadolu deprem bölgesi
Van Gölü’nün kuzeyinden Erzincan, Tokat, Amasya, Geredi, Bolu, Adapazarı, İzmit Körfezi ve Marmara Denizi’nden Saros Körfezi’ne kadar uzanır. Bu kuşak aynı zamanda Kuzey Anadolu Fay Hattı olarak da adlandırılır. Ülkemizde depremlerin en yaygın olduğu bölge burasıdır. İzmit, Adapazarı, Yerel Haberler, Bolu, Çankırı, Niksar, Arba, Erzincan, Erzurum ve Başenler bu kuşak üzerinde yer alır.
b) Güneydoğu Anadolu’nun sismik bölgesi
Van Gölü çevresinde başlar, güneydoğu Toros Dağları’nı takip eder ve İskenderun Körfezi’ne kadar uzanır. Muş, Varto, Elazığ, Malatya, Elbistan, Kahramanmaraş, Adana, İskenderun bu kuşak üzerinde yer almaktadır.
c) Batı Anadolu deprem bölgesi
Bu kuşak Ege bölgesinin çöküntülerini kaplar ve Bakırkay, Gediz, Büyük Menderes, Küçük Menderes ovaları ile Burdur, Uşak ve Kütahya civarını kapsar.
Düşük deprem riski olan bölgeler
Antalya ile Mersin, İrgin Havzası, Urfa ve Mardin arasında üç fay zonu dışında kalan Tuz Gölü ve çevresi deprem riskinin düşük olduğu yerlerdir.
Depremden korunma yöntemleri
Depremlerin kısa sürede oluşturduğu hasarın büyüklüğü, depreme karşı alınacak önlemlerin önemini artırmaktadır. Depremler önlenemez.
Deprem hasarını azaltmak için;
1. Fay hattından uzakta sağlam zemin üzerinde yerleşim alanları oluşturmak,
2. Gevşek alüvyonlu toprak üzerine oturtulmamalıdır.
3- Depremleri önceden tahmin edebilen yöntemler geliştirilmeli (Japonya bu konuda çok yol kat etti),
4. Binaların yapı malzemeleri ve yapım teknikleri depreme dayanıklı olmalı,
5. Halk deprem konusunda bilinçlendirilmeli,
6. Sivil kurtarma ekipleri, araç ve gereçler deprem sonrasında her an hazır bulunmalıdır. Hastaneler ve sağlık ekipleri depreme göre düzenlenmeli.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]