Türkiye’de Ticaret «YerelHaberler

İnsanların çeşitli ihtiyaçları doğrultusunda ortaya çıkan ve kar amacı güden her türlü mal ve hizmetlerin alım satım faaliyetlerine genel olarak ticaret denir. Bir ülke sınırları içinde gerçekleşen ticarete iç ticaret, ülkeler arasında gerçekleşen ticarete ise dış ticaret denir.

1. İç ticaret
Türkiye iç ticaretin gelişmekte olduğu bir ülkedir.

Bu durumda ;
– Aşırı nüfus
– Farklı bölgelerimizde farklı ürünler geliştirmek
– Üretim miktarının artırılması ve sanayi ürünlerinin çeşitlendirilmesi
Ulaşım olanaklarını iyileştirin
İletişim teknolojisindeki gelişmelerle birlikte ürünlerin daha geniş kitlelere tanıtılması etkili olmuştur.

Türkiye’de iç ticarete ilişkin alım satımlar toptancı halleri, borsalar, çarşılar, fuarlar, panayırlar ve süpermarketler gibi merkezlerde gerçekleşmektedir. Bu merkezlerin çok sayıda bulunduğu büyük şehirler ticaretin geliştiği yerlerdir.

Türkiye’de ticaretin geliştiği birçok merkez var. Bu merkezlerin başında İstanbul gelmektedir. İstanbul’da ticaretin gelişmesinde yoğun nüfus, gelişmiş sanayi ve yoğun ulaşım faaliyetleri etkili olmuştur. Diğer önemli iş merkezlerimiz ise İzmir, Ankara, Adana, Bursa, Kayseri, Konya ve Gaziantep’tir.

Ülkemizde ticaretin bir diğer şekli de kırsal ve şehirler arasındadır. Kırsal kesimden kentlere tarım ürünleri ve endüstriyel hammaddeler gönderilirken, kentlerden kırsala birçok sanayi ürünü gönderilmektedir.

2. Dış ticaret
Ülkeler arasında çeşitli malların alınıp satılmasına dış ticaret denir. Bir ülkenin başka ülkelere mal satmasına ihracat (export), diğer ülkelerden mal satın almasına ise dış satın alma (ithalat) denir. Dış alım ve ihracat o ülkenin dış ticaretini oluşturmaktadır.

Bir ülkenin ihracat ve ithalat faaliyetlerinin toplam değerine dış ticaret hacmi denir. Bir ülkenin dış satışlardan elde ettiği gelir, dış alım giderlerinden fazla ise dış ticarette fazla, az ise dış ticarette açık oluşur.

Ülkemizde dış ticaret hacmi zaman içinde artmasına rağmen gerekli düzeye ulaşamamıştır. Özellikle ihracatta istenilen seviye yakalanamadığı için ithalat harcamaları ihracat kazançlarından fazla olduğu için dış ticaretimiz yetersiz kalmaktadır.

a. Yurtdışı satışlarımız (ihracat)
1980’den sonra dış ticareti artırmaya yönelik bir ekonomi politikası izlendi. Yerli üretimimizi uluslararası pazarlarda geliştirmek ve güçlendirmek amacıyla ihracata yönelik çalışmalar yapılmıştır. Bu amaçla serbest piyasa ekonomisine geçiş süreci başlatılmış ve çeşitli teşvikler uygulanmıştır. 2006 yılında toplam ihracatımız 85 milyar dolar civarındaydı. Bunun büyük bir kısmı imalat sektörüne aittir.

İhracatını yaptığımız başlıca ürünler;
Tekstil ve tekstil ürünleri
– Tarım ürünleri (pamuk, fındık, tütün, bakliyat, kuru ve yaş meyveler, bitkisel yağlar.)
– Makine ve nakliye araçları
Tekstil ve giyim sektörü
Bazı dayanıklı tüketim malları (TV, buzdolabı vb.)
– Madenler (krom, bakır, demir, bor, tuz…vb.)

B. bizi içe aktar (içe aktar)
1980’den sonra yerli ürünlerin ithal mallarla rekabet edebilecek düzeye getirilmesi, Türk sanayisinin küresel pazarlarda rekabet edebilmesi, tüketicinin korunması gibi nedenlerle ithalat serbestleştirildi.

ithal ettiğimiz ürünler;
– Makine ve nakliye araçları
– Fabrikayı inşa etmek için araçlar
Petrol, pestisitler ve gübreler
Elektronik ve optik aletler
– Tropik kökenli ürünler (kahve, muz, hurma vb.)

Ülkemizin dış ticaretinde ilk sırayı Avrupa ülkeleri almaktadır. Bu ülkeler Almanya, İngiltere, İtalya ve Fransa’dır.

Avrupa ülkeleri dışında Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu da ticaretimizde önemli yer tutmaktadır.

3. Transit ticaret
Diğer ülkelerin Türkiye’nin ulaşım sistemlerini (limanlar, karayolları, demiryolları) kullanarak yaptıkları ticarete transit ticaret denir. Türkiye’nin Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan yoğun yollar üzerinde bulunması, üç tarafı denizlerle çevrili olması ve iki önemli su yolu olan Boğaziçi ve Çanakkale Boğazlarının varlığı Türkiye’de transit ticaretin gelişmesinde etkili olmuştur.

4. Serbest bölgeler
Devlet sınırları içinde bulunan, yabancı ürünlerin girişine açık ve sınırları belirlenmiş alanlara serbest bölge adı verilir. Buraya gelen ürünlerden gümrük vergisi alınmıyor. Bu alanların oluşmasında yabancı sermaye ve teknolojinin ülkeye gelmesi için uygun ortamın yaratılması, ihtiyaç duyulan ürünlere kısa sürede ulaşılması ve istihdam olanaklarının artırılması gibi faktörler etkili olmuştur. Türkiye’deki başlıca serbest bölgeler Antalya, Mersin, İzmir, İstanbul, Samsun ve Gaziantep’te kuruludur.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın