Son yıllarda organik tarım sadece gelişmiş ülkelerde değil, gelişmekte olan ülkelerde de hızla yayılmaktadır. Bu, büyük ölçüde tüketicilerin artan farkındalığından ve sağlıklı tüketim ve çevre korumaya verdikleri önemden kaynaklanmaktadır. Peki sağlığımızı ve yaşadığımız coğrafyayı koruyan organik tarım nedir? Amacı ve önemi nedir?
Bu sistem dünyada uzun yıllardır uygulansa da Türkiye’de 1990 yılında başlamış ve 2007 yılında 46 milyar dolara ulaşmıştır. Genel bir tanım yapmak gerekirse organik tarım; Üretimde hiçbir katkı maddesi kullanılmadan, üretimden tüketime kadar her aşamada kontrollü ve onaylı bir tarımsal üretim şeklidir. Organik tarım, adından da anlaşılacağı üzere hem toprağın, hem ekosistemin hem de insanların sağlığını koruyan bir üretim sistemidir.
Organik tarımın amacı
organik tarım ile amaç; Gelenek, yenilik ve bilimi birleştirerek ve adil ilişkiler içinde herkesle iyi hayatı paylaşarak yaşadığımız alana fayda sağlamak. Organik tarım bu noktada üreticiyi ve tüketiciyi koruyan, sağlıklı yaşamı destekleyen bir sistemdir.
Organik tarımın özellikleri
Organik tarım, kimyasal gübre, tarım ilacı ve hormon gibi dış etkenlerin kullanımına karşıdır ve tamamen doğadan yanadır.
– Ekolojik (organik) üretim yapan bir çiftçinin uluslararası bir denetim firmasından sertifika alması zorunludur. Bu sertifikayı alabilmek için gerekli prosedürlerin yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu şartlar sağlandığında uluslararası firma gelip inceleyecek ve sertifikayı verecek.
– Üretilen ürünün her aşamasının kontrol edilebilir olması kontrol eksikliğini de ortadan kaldırır.
– Üretilen ürünlerin insan sağlığına zarar verebilecek atıklar içermesini engelleyerek hastalıkların oluşmasını ve yayılmasını engeller.
Organik tarım sadece insan sağlığına değil, dünyanın korunmasına da katkı sağlamaktadır.
– Çölleşmeyi azaltmak ve mevcut tarım alanlarının kullanılmaması yasaktır.
Organik tarımın önemi
Organik tarım aslında belirli kurallar çerçevesinde gerçekleşen tarımdır. Bu da toprağa, suya, havaya, çevreye ve doğadaki diğer organizmalara zarar vermeyen, hayvanları koruyan üretim demektir. Örneğin tarımda kullanılan bir kimyasal ilaç; Yakın çevresinde bir göl olduğu için gölde yaşayan balıklar bu ilaçtan zarar görebilir. O gölün sularını kullanan insanlar zarar görebilir veya gölden yakalanan balıkları yiyen bir kuş hastalığı başka yerlere taşıyabilir. Ancak organik tarım kuralları içerisinde çevreye duyarlıdır ve sağlıklı bir yaşamı desteklemektedir.
Türkiye’de organik tarımın gelişimi
Organik tarım Türkiye’nin en çok Ege ve Akdeniz bölgelerinde yapılmaktadır. Bu bölgelerde ihracata yönelik sebze, meyve ve narenciye üretimi yaygındır. Hatta gerekli şartlar sağlandıktan sonra Türkiye’nin her yerinde organik tarım yapılabilmektedir. Yeter ki üretim ve ihracat için gerekli koşullar sağlanabilsin.
Organik tarım için bir diğer gereklilik de toprakla ilgilidir. Organik tarım yapılacak arazilerde ekimden veya dikimden en az iki yıl önce kimyasal gübre, herbisit, fungisit ve insektisit kullanılmalı ve bu kimyasalların toprakta kalıntısı olmamalıdır.
Organik gıda ürünlerinin dünya ticaretinde artan önemi ile birlikte Avrupalı firmalar ülkemizden organik tarım ürünleri sipariş etmektedir. Talebin artmasıyla birlikte bu yabancı firmaların temsilcileri de çiftçilerimizi sözleşmeli üretim modeline dayalı organik üretimle tanıştırarak benimsetmelerini sağladı. İlk olarak Ege Bölgesi’nde geleneksel ihraç ürünlerimizden çekirdeksiz incir ve üzüm organik olarak üretilmeye başlandı. Daha sonra bu ürünlere fındık ve kayısı da eklenmiştir.
Organik ürünler ilk olarak Türkiye’de büyük marketlerde satılsa da günümüzde bu ürünlerin satıldığı dükkanların açılmasıyla birlikte yaygınlaşmıştır. Organik ürün satın alan tüketiciler genellikle gelir düzeyi yüksek, orta yaşlı, eğitimli ve sağlıklı yaşama duyarlı kişilerdir.
Son verilere göre organik ürün ihraç ettiğimiz ülke sayısı 20 civarında olup, bunların çoğu Avrupa Birliği üyesi ülkelerdir. Ancak ülkemizde organik tarımla ilgili gelişmelere rağmen dünya ticaretindeki payı çok azdır.
Organik tarımla ilgili sorunlar
– Organik tarımın küresel pazardaki yeniliği,
– tüketici bilinçsizdir,
– tanıtım eksikliği,
– Pahalı ürünler
Pazarlama eksiklikleri
– Çiftçilerin organik ürün geliştirmeleri için yeterli mali desteğin olmaması
Organik ürünlere güven eksikliği
– Organik tarım konusunda kamu veya özel kuruluşlar tarafından yürütülen yetersiz araştırma ve geliştirme çalışmaları
Çözüm önerileri
– Devlet organik üretimi geliştirmek için teşvik tedbirleri almalıdır. bunlar; Ucuz girdi desteği, gelir desteği ve kredi kolaylıkları gibi mali destekler olabilir.
Ülkemizde organik tarımın üreticiler arasında yaygınlaşması için mali teşviklere de ihtiyaç duyulmaktadır. bunlar; Pazar desteği, satın alma desteği, gelir desteği, kredi imkanları vb. belki olabilirsin
Organik tarıma uygun alanlarda tarımın benimsenmesi ve geliştirilmesi için pilot projeler uygulanabilir.
Bu konuda devletin, özel kuruluşların ve sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü faaliyetlere yeterli desteği sağlamak.
Üretim planlama, üretici teşvikleri, pazarlama gibi çok yönlü konularda destek faaliyetleri yürütmek.
Sınırlı sayıda üretilen organik hayvansal ürünlerin üretimini teşvik etmek.
Yerel pazarı geliştirmek için yerel pazarlama şirketlerine yeterli desteğin sağlanması.
Organik ürünlerde gerekli güvenin sağlanması için çalışmalar yapmak.
Organik tarımdan üretilen gıda dışı organik ürünlerin (kozmetik, tekstil, ahşap, kağıt, boya ve yerel sanat ürünleri gibi) çevreyi kirletmeden üretiminin ve ticaretinin teşvik edilmesi.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]