Disleksi bir tür öğrenme bozukluğudur. Disleksinin en karakteristik özelliği kelimelerin ve harflerin ters algılanmasıdır. Disleksi ile ilgili ilk çalışmalar, bir doktorun çocuğunun iyi bir zeka düzeyine sahip olduğunu ancak okuyamadığını fark etmesi üzerine araştırmaya başlamasıyla başlamıştır. Bunun bir görme sorunu olduğunu düşündüler, ancak araştırmalar bunun bir dil bozukluğu olduğunu ortaya çıkardı.
Bir kişinin disleksi olduğunu nasıl anlarsınız?
Disleksi açıkça ‘kelime kullanmada zorluk’ anlamına gelir. Doğuştan gelen bir öğrenme bozukluğu olmasına rağmen en çok okuma ve yazma döneminde fark edilir. Disleksik çocuklar yaşıtlarına göre daha geç okur ve yazar, kelimeleri doğru telaffuz edememeleri ve kelime becerilerinin düşük olması disleksik olduklarına dair ipuçları verir.
Bu nörolojik bozukluğun doğuştan olduğu ve beynin sol yarımküresinin dil kullanımına bağlı bölümlerinin farklılaşması, okuma, yazma ve konuşma yeteneğinin bozulması ile ortaya çıktığı söylenmektedir.
Nörogörüntüleme tekniklerinin göstergelerine göre, disleksili kişiler bilgiyi farklı şekilde işlerler ve bu da bilgiyi sıralama, okuma ve organize etmede çeşitli sorunlara neden olur.
Ayrıca disleksik çocuklar başkaları tarafından farklı görüldükleri için kötü cümlelere maruz kalmakta bu da özgüven eksikliğine neden olmaktadır. Öğretmenler, özellikle geri zekalı öğretmenler, disleksili çocuklara hasta ya da düşük IQ’lu muamelesi yaptıklarında, çocuk içinden çıkamayacağı bir öğrenme korkusuna saplanır.
Tarih boyunca ünlü disleksik ve başarılı olan hepimizin tanıdığı insanlara bir göz atalım;
Einstein, Thomas Edison, düşünür heykelinin sahibi, ünlü heykeltıraş Rodin, Alexander Graham Bell, Winston Churchill, Walt Disney, Agatha Christie, Henry Ford, Richard Branson.
Öğretmenim aptal olduğumu söyledi ve babam aptal olduğumu düşündü. Artık bir aptal olduğuma karar verdim.
Thomas Edison / Bilim İnsanı
“Öğretmenlerim aklımın yavaş olduğunu, pervasız olduğumu ve aptalca rüyalarımın ölene kadar başımı döndüreceğini söylerdi.”
Albert Einstein / Bilim İnsanı
O halde çocukları disleksik yapan özelliklerden bahsedelim;
Her şeyden önce disleksik çocuklar akranlarına göre daha meraklıdırlar, çok boyutlu düşünürler ve algılarlar, yalnızlık gibi kelimelerle değil, resimlerle düşünürler, düşündüklerini fantezilerinde çok net bir şekilde görselleştirebilirler.
Peki dispraksi nasıl hissediyor ve hareket ediyor?
Öncelikle disleksili kişiler konsantre olmakta zorlanırlar, kelimeleri akıllarında tutamazlar, ritimleri takip edemezler, dikkat güçlüğü çekerler, el yazıları tamamen bozuktur, düşüncelerini yazılı veya sözlü dilde rahat ifade edemezler ve hareketleri daha yavaştır. Yaşıtlarına göre bir araya getirmekte zorlanırlar, heceleri karıştırırlar, okurken kelimeleri atlarlar, okuduklarını hatırlamakta zorlanırlar, bu nedenle aynı şeyi birden fazla okuma ihtiyacı duyabilirler, kelimeleri tersten okurlar. misal; “Kitap” yerine “kipat” derler, bazı harflerin arasındaki farkı belirleyip açıklayamazlar, harfleri veya sayıları tersten görürler mesela; “3” sayısını “E” harfi olarak, “d” harfini “b” harfi olarak ve “73” harfini “37” harfi olarak görüp okurlar.
Disleksi nasıl tedavi edilir?
Disleksi olan çocuklara uygulanan herhangi bir ilaç tedavisi yoktur. Özel eğitim gelişim sağlar ama Türkiye’de bu eğitimi veren kurum yoktur. İlaç tedavisi ancak başka bir sorun varsa kullanılabilir örneğin ilgi eksikliği varsa bu amaçla takviye kullanılabilir.
Okuma sorunları yaşla birlikte düzelebilir. Ancak yazım hataları gibi sorunlar kalıcıdır. Yetenekleri doğrultusunda mesleğe yönlendirilmelidirler. Başarılı olamadıkları alanlarda özgüvenlerini kaybetmelerine neden olacak davranışlarda bulunmamalıdırlar. Eğitim hayatı boyunca zorluklarla karşılaşacaktır ancak onu destekleyerek ve bunu yapabileceğine inandırarak adımlar atılmalıdır.
katip: Özge SEFI
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]