Yahya Kamal Bayatlı Hayatı ve Eserleri Kimdir Biyografisi | YerelHaberler

Büyük şair Yahya Kemal, Anadolu milliyetçilerinden biridir. Bilindiği üzere (diğer yazarlarımızdan) dinin millî düşüncede bazen yeri yoktur, bazen çok az, bazen eşit düzeyde, bazen de yeri ve en büyük rolü alır. Yahya Kemal, Türklerin Anadolu’ya yerleştikten sonra büyük bir medeniyet kurduklarına inanır. Remzi Oğuz, metafizik ilhamlarını ve yasaklarını reddederken, Yahya Kemal İslam’a düşkündür. Onu Türk’le bir olarak görüyor. Ona göre İslam, Türk milletiyle “ikiz”, yani ikizdir. Bu din, Allah’ın birliğine, Kuran’ın kitabına, Hz. Müminlere yüksek sorumluluk verebilen ve bunu bir idealle eşleştirebilen, “özgürlük üzerine kurulu” Müslüman dinidir.

Yahya Kemal, bu dinin Türkler üzerindeki etkisini şöyle ifade etmektedir: “En güzel din” olan İslam’ın sahih şeklini, yani Sünnilerin İslam’ını kabul etmektedir. Şii İslam’ı “o dönemde Türklerin karşı karşıya olduğu en tehlikeli tehlike” olarak görüyordu. Yahya Kemal, bu anlayışla Yavuz Selim’i idealize etmiş, “Selimname” adlı ayrı bir şiir kitabı yazmış, erken ölümünü İslam’ın ve Osmanlı Devleti’nin varoluşsal oluşumunu ve ezanın İslam’a yayılmasını bozan bir olay olarak yas tutmuştur. Dünya:

Sultan Selim’in ölümü
Dünyayı fethetmeliydi Azzan Muhammed.

Yahya Kemal, Türklerin özel bir Türk İslam’ına sahip olduğuna, İslam’ı mezarlıklara ve evliyalara olan inançları üzerinden algılamanın özel bir yolu olduğuna karar vermiş, İstanbul’u ve Osmanlı’yı bu anlayış ve ruhla yorumlamıştır. Bu bakımdan Yeniçerilerdeki fetih ruhu Hertz’e geçmiştir. Değerlerin kaynağı Hz. Muhammed dönemine aittir.

Yahya Kemal, “Namazsız Mahalleler”, “Süleymaniye’de Sabah Ziyafeti”, “Atik Validedin Enin Socak”, “St. .. Nitekim 1922’de Topkapı Sarayı’na yaptığım ziyarette, Mukaddes Emanetler Odası’nda 400 yıldır bir an bile susulmadan Kur’an-ı Kerim okunduğunu öğrendiğimde bir gerçeği keşfettim ve neden okumadığımızı anladım. 400 yıldır İstanbul’dan ayrılabilmiş: 400 yıldır susmayan Kuran ve ezan.

Yahya Kamal, okuldan vatan sloganıyla ülkesinin manevi havasını koklamasını, maddi unsurlarının ana dayanaklarını tespit etmesini istemiş ve öyle de yapmıştır. Yahya Kamal, yeniye kapı açarken “ben”e başvurarak, uzaklaştırsa da inkar etmeden bunu yapabilen biri. Bu hayattan uzaklaştığı için “soluk yüzlü, teslimiyetçi, memlekette oruçlu” zulmüne uğruyor ama o hüzün duygusunu kendinde tutmayı ve yabancılaşmadan kurtulmayı bir başlangıç ​​olarak gördü, biz de öyle değerlendiriyoruz. defalarca.

Yahya Kemal, “Annemin ak sütü” dediği güzel Türklüğü, tarihe bakışımızı, tarih bilincini nasıl kazandığımızı, Türk milletinin çağını, Osmanlı ve Cumhuriyet antlaşmalarını “Ben” diyerek birleştiren kişidir. geçmişin kaynağıyım.” “İnandığı toprak”ın vatan olduğunu söyler ve bu vatanı dünya olarak görür ve bu vatanın sakinlerine “dünya ve ahiret vatandaşlarım” adını vererek vatanı ahirete kadar uzatır.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın