Uykunun kalp sağlığı için önemi yıllar önce keşfedilmiş olsa da araştırmacılar hala bu konunun detaylarını araştırıyorlar. Çünkü kalp ve damar hastalıkları dünya çapında önde gelen ölüm nedenleri arasında yer alıyor. Bir kişinin diğer yaşam tarzı alışkanlıkları, yaşı, genel sağlığı, ailede hastalık öyküsü ve coğrafi faktörlerin tümü kardiyovasküler hastalıkta önemli bir rol oynamasına rağmen, uyku da önemli bir faktör gibi görünmektedir. Yeni bir çalışma, vücudun uyuması için 24 saatlik süre içinde en uygun zamanlama hakkında bilgi sağlar.
Elbette iyi uyumak ve doğru zamanda ve zamanda uyumak her zaman kişinin kontrolünde değildir. Bu nedenle uyku sorunu yaşayan kişiler, alanında uzman bir profesyonelden yardım almalı ve kendilerine en uygun uyku şekline odaklanmalıdır. Çünkü belirli bir uyku saati belirlemek bazıları için ters tepebilir. Ancak birçok insan için, 22:00 ile 23:00 arasında uyumak, sağlıklı bir kardiyovasküler sistem için en uygun yerin neresi olduğunu bilmede yardımcı olabilir.
Exeter Üniversitesi’nden psikolog David Blanes, vücudun fiziksel ve zihinsel performansı düzenlemeye yardımcı olan sirkadiyen ritim adı verilen 24 saatlik dahili bir saate sahip olduğunu belirtiyor. Çalışma nedensel bir ilişki sonucuna varamasa da, sonuçlar erken veya geç uyumanın vücut saatini bozma olasılığının daha yüksek olabileceğini ve kardiyovasküler sağlık için olumsuz sonuçlara sahip olabileceğini düşündürmektedir.
Dijital sağlık şirketi Huma Therapeutics AI’dan araştırmacı Shahram Nikbakhtian liderliğindeki bir araştırma ekibi, İngiltere’deki bir Biobank çalışmasında 88.026 katılımcıdan alınan bileğe takılan ivmeölçer verilerini analiz ederek, yedi gün boyunca uyku zamanlamasını sonraki sağlık sonuçlarıyla karşılaştırabildi. Elde edilen verilere göre, katılımcıların altı yıllık takibinde 3172 kardiyovasküler hastalık vakası tespit edildi.
Çalışma ekibi, gece yarısından sonra veya 22:00’den önce uyumanın, 22-23 saat arasında uyumaya kıyasla yaklaşık %25 daha fazla kardiyovasküler hastalık riski ile ilişkili olduğunu belirledi. Bu artan risk, 23-24 saat arasında uyuyanlarda yüzde 12’ye düştü.
Planlara göre en tehlikeli zaman gece yarısından sonra yatanlar için. Çünkü sabah ışığını görme olasılıkları daha düşüktür ve vücut saatlerini sıfırlama olasılıkları yüksektir. Bu eğilim, yaş, cinsiyet, uyku süresi, erken veya gece kuşu olma, sigara içme durumu, kilo, diyabet, kan basıncı, kolesterol düzeyi ve sosyoekonomik durum hesaba katılırken devam eder. Araştırmacılar neden olduğundan henüz emin olmasa da kadınlarda daha belirgindir.
Planlara göre endokrin sistem bu sirkadiyen ritmin bozulması nedeniyle tepki verir ve bu tepki kişiden kişiye değişebilir. Ayrıca bu durum cinsel ilişki performansını da değiştirebilmektedir. Ek olarak, postmenopozal dönemde kadınlarda kardiyovasküler hastalık riski arttığından, çalışmaya katılanların ileri yaşı kafa karıştırıcı bir faktör olabilir. Bu, kadın ve erkek arasındaki ilişkinin performansında bir fark olmayabileceği anlamına gelir.
Bu tür bir çalışma, uyku zamanlamasının kendisinin kalp hastalığına katkıda bulunup bulunmadığını belirleyemez. Bunun nedeni, insanları ayakta tutan ve geç saatlere kadar ayakta kalan alkol kullanımı veya diğer stresle ilgili davranışların bu soruna neden olan bir faktör olabilmesidir. Çalışma aynı zamanda yaş, sosyoekonomik durum ve ırk (çoğunlukla 43 ila 79 yaş arası varlıklı beyazlar) ile sınırlandırılmıştır, bu nedenle diğer demografik bilgiler için geçerli olmayabilir.
Bununla birlikte, biyometrik verilerin kullanılması, anket verilerine dayalı çalışmalarda bulunabilecek potansiyel hatırlama önyargılarını ortadan kaldırır. Ayrıca bulgular, yatma saatleri geç olan kişilerde kardiyovasküler hastalık riskinin arttığını ve vücut saatinin fizyolojisi hakkında daha iyi anlaşılan faktörleri gösteren önceki araştırmalarla uyumludur. Bu, vücudun genel sağlık için yeni güne düzenli bir şekilde başlaması gerektiği anlamına gelir. Planes Guardian’a, yaşam tarzı davranışlarının ve sirkadiyen saatin bozulmasının iltihaplanmayı artırdığını ve glikoz regülasyonunu bozabileceğini, bunların her ikisinin de kardiyovasküler hastalık riskini artırabileceğini söyledi.
Kardiyovasküler hastalıklar, dünya çapında ölüm nedenleri arasında öncelikli olarak yer almaktadır. Bu nedenle uyku zamanının kardiyovasküler hastalıktaki rolü derinlemesine araştırılmayı hak eden bir konudur. Bu çalışma daha fazla araştırma verisiyle doğrulanırsa, uyku zamanlaması ve temel uyku hijyeni, kalp hastalığı riskini azaltmak için düşük maliyetli bir halk sağlığı hedefi olabilir.
kaynak:
Avrupa Kalp Dergisi – Dijital Sağlık
yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]