Çalmak, başkasının malını gizlice çalmak demektir. Öncelikle, çocuğun alma arzusu ile çalma arzusu arasında ayrım yapmalıyız.
3-4 yaş arası çocuklar kendilerine ait olmayan şeyleri almamaları gerektiğini bilmelerine rağmen alma dürtüsüne karşı koyamazlar. 5-8 yaşındaki bazı çocuklarda anne babasının bozuk parasını çalanların, okuldaki sınıf arkadaşlarından kalem ve silgi çalanların olduğu görülmektedir.
Küçük çocuklarda bu hırsızlık dürtüsünün iki ana nedeni vardır. Birincisi, anne babanın sorumsuz davranıp çocuğu yalnız bırakması ve belirli kurallara alışmaması. İkincisi sevgi eksikliğidir. Çocuk, istemeden çaldığı mal ya da parayla boşluğu sevgiyle doldurur.
Bir çocuk anne babasından ya da arkadaşlarından istediği ilgiyi göremeyince intikam almak için bir şeyler çalar. Daha sonra hırsızlık yaptığına pişman olduğu için davranışlarının bir şekilde görülmesine izin verir. Bu şekilde alacağı cezadan duyduğu vicdan azabını hafifletmeye çalışır.
Çocuk sadece evinden bir şeyler çalmakla kalmıyor, aynı zamanda okula ve arkadaşlarının evine de gitmeye devam ediyorsa bu hırsızlık eylemini psikolojik bir sorun olarak değerlendirmek gerekir.
Tüm bu sebeplerin dışında son bir kasıtsız hırsızlık daha vardır. Bu hırsızlıkta çocuk, parasal değeri olmayan ve zaruri olmayan ıvır zıvır şeyleri çalar. Bu çocuklar oyun oynamadan önce yoğun stres ve korku yaşarken oyun oynarken kendilerini çok rahat hissederler. Bu çocuklar çalınan eşyaları çöpe atar, başkalarına verir, saklar veya daha sonra iade eder. Bu oldukça fevri bir çalma davranışıdır. “kleptomani” denir.
katip:Betül Şahin
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]