Uyku nedir? Uykunun aşamaları nelerdir? ” YerelHaberler

Bir insanın ömrünün neredeyse üçte biri uyuyarak geçer. Uyku vücudumuzun dinlenmesi ve beynin dinlenmesi için gerekli bir döngüdür.

Henüz karanlık yönleriyle araştırılmaya ve merak edilmeye değer bir konudur. Son yıllarda pek çok araştırmacı bu konuyla yakından ilgilenmektedir. Uyku sırasında meydana gelen değişiklikleri ve meydana gelen fizyolojik ve nörolojik değişiklikleri inceler. Nasıl uyuduğumuz sorusu netleşiyor. Ancak neden uyuduğumuz ve uykumuzda neler olduğu henüz net değil. Uyku sırasında neler olduğunu deşifre edemesek de uykunun üzerimizdeki etkilerini net bir şekilde not edebiliriz. Örneğin, kabuslarla dolu bir gecenin ardından ortaya çıkan uyuşukluk ve düşük enerji herkes tarafından bilinir. Ya da dinlenemediğimiz bir geceden sonra uykumuzu iyileştirmek ve iyi bir uyku çekmek için neler yapabileceğimizi aramaya başlarız.

Uyku başladığında hissettiğimiz iki tür uyku vardır. Bilinç seviyemiz bu iki seviye arasında gidip gelir. Uykunun iki aşaması vardır: hızlı göz hareketi olmayan uyku ve REM (hızlı göz hareketleri) veya paradoksal uyku. Non-REM uykusu 4 aşamadan oluşur. Evre 0 olarak adlandırılan dönemde uyanıklık hali değişmiştir. İlk aşamada uykuyu bastırır. Bu dönemde uyanan kişi uykuda değil uyanık olduğunu söyler. İkinci aşamada kişi uyandığında uykuda olduğunu bilecek kadar uykudadır. Aşama 3 ve aşama 4 sırasında, bir kişinin beyin dalgaları yavaşlar.

REM uykusu
Bu noktada rüyalar meydana gelir. Hızlı göz hareketleri vardır. Uykunun diğer evreleri arasında kalır. Paradoksal uyku olarak da bilinir. Daha önce araştırmacılar bu uykuyu hafif uyku sanıyorlardı. Bunun nedeni ise bu aşamadaki hızlı göz hareketleri ve kaygıdır. Sonraki çalışmalar paradoksal olarak kas felcinin ağır uyku ile ilişkili olduğunu gösterdi.

Hızlı bir uyuyan, REM dışı dört aşamadan da geçer. Uykunun ilk 90 dakikasının çoğunu 4. aşamada, ardından on dakikalık REM aşamasında geçirirsiniz. Bu döngü her devam ettiğinde, REM uykusunda daha fazla zaman harcanır. Gece boyunca dört veya beş kez süren bir döngü. Kişi uyanmadan önce REM uykusunda yaklaşık bir saat geçirirsiniz. REM uykusunda geçirilen süre yaşla birlikte azalır. Yenidoğanlarda REM uykusu yüzdesi %50’yi bulurken, 3 yaşında %33, 11 yaşında %27 ve ergenlik döneminde %25’tir.

Uyku ritmine bakarsak, uyku ritminin gün içinde sahip olduğumuz ritimle yakından ilişkili olduğunu görürüz. Uyku sorunu yaşayan kişiler de uykusu bu ritmin dışında kalan kişilerdir. Kişinin uyku ile uyanıklık arasındaki ritmi anormal ise kişide uyku sorunları yaşanır. Gece vardiyasında çalışanlar, küçük çocuğu olan ebeveynler, geç yatma alışkanlığı olanlar ve yatma vaktinde uykuya dalmakta zorlananlar uyku sorunu yaşayanlardır. Uyku ritmini etkileyen faktörler arasında bazı bölgelerdeki farklı alışkanlıklar da yer alıyor. Buna bir örnek, sıcak bölge sakinlerinin öğle saatlerinde güneşin en etkili olduğu saatlerde uyumalarıdır.

Uyku sırasında adrenalin ve kortikosteroid seviyeleri azalır. Büyüme hormonları ve rejeneratif hormonların seviyesi yüksektir. Melatonin hormonunun uykuyu tetiklediği bilinmektedir. Uçak yolcularına bu hormona benzer ilaçlar verilir ve bunların uyku üzerindeki etkisi garanti edilir.

Uyku ihtiyacı kişiden kişiye değişir. Uyku fizyolojik bir ihtiyaçtır ve her insanın fizyolojisi değişir. Buna göre insanların uykuda geçirdikleri süre de farklıdır. Bazı insanlar günde 3-4 saat uyku ile tatmin olurken, diğerleri günde 8-9 saatten fazla uyumaya ihtiyaç duyar.

Fizyolojik farklılıklara göre değişen uyku da yaşla birlikte değişir. Yeni doğan bebekler günde 20 saat uyurlar ve yaşlandıkça uyku ihtiyacı azalır. Geç çocukluk döneminde uyku saatleri yetişkinlerinkine çok yakınken, ergenlik döneminde bir istisna vardır. Gençlerin daha fazla uykuya ihtiyacı var. Uyku alışkanlığı büyük ölçüde 45 yaşına kadar dengelenir.

Yaşlı insanlar hafif uyurlar. Uykusuzluktan şikayet eden yaşlı insanların uykularını gençliklerinin uyku döngüsüne benzetmeleri nedeniyle böyle bir şikayetleri olduğu düşünülür.

Uykunun çevre koşullarından etkilendiği yadsınamaz bir gerçektir. Elektriğin olmadığı dönemlere baktığımızda insanların uykularını gün ışığına göre ayarladıklarını görürüz. Gün batımında uyuyan insanlar, gün doğumunda uyanarak gün ışığından yararlanmaya çalışırlar.

Kaynak:
http://www.hastane.com.tr/uyku-ve-evreleri-Nedir.html

katip:Özlem Yüksel

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın