Duygusal zeka kavramı, bir zeka türü olmasına rağmen İngilizce’de EQ olarak ifade edilmektedir. tanımı gereği duygusal zeka; İnsanların kendi içlerindeki karmaşık duyguları anlama ve karşısındaki insanların duygusal ifadelerini buna göre analiz etme yeteneğini ifade eder.
Oldukça karmaşık ve zor görünen duygusal zeka ile ilgili araştırmalar son yıllarda dramatik bir şekilde artış gösterse de bu karmaşık yapı nedeniyle bilim insanları bu konuda hemfikir olamamaktadır. Bu durum bilim insanlarını duygusal zeka konusunda farklı yorumlar yapmaya yöneltmektedir.
Duygusal zeka, başkalarının duygularını anlama ve dahası, bu duyguları manipüle etme yeteneğidir. Bu zeka türü, özellikleri itibariyle modern psikolojinin son yıllarda ilgilendiği alanlardan biri olmayı başarmıştır. Duygusal zeka, akademisyenler tarafından bir beceriyi ifade ederken, yetenek kavramı bu zeka türü ile yakından ilişkili olarak kullanılmaktadır. Bunun nedeni duygusal zekada kişinin önce karmaşık duygularını anlaması. Daha sonra kişi karşısındakinin duygularını anlar ve en önemlisi bu duyguları kanalize eder. Bilim adamları çok zor ve yetenek gerektiren bu işi yapabilmek kavramından bahsediyorlar.
Duygusal zeka, gelişimi sağlama ve yetenekleri artırma avantajına sahiptir. Böylece kişi kendi duygularını ve karşısındakinin duygularını daha iyi anlar ve yönlendirir. Duygusal zekanın ne olduğu etrafında dönen beceri ve yetenek kavramları, akademisyenler arasında tartışma konusu olmuştur. Modern psikoloji alanında çalışan bazı psikologlar duygusal zekayı duygusal zeka ve duygusal biliş olmak üzere iki alanda incelerken, bazı psikologlar duygusal zekanın geliştirilemeyeceğini savunurlar.
Bu tartışmaların en büyük sebebi, duygusal zekanın diğer zeka türlerine göre daha soyut olması ve tanımından da anlaşılacağı üzere karmaşık bir yapıya sahip olmasıdır. Bu da onların bilgi ve tecrübelerine göre yorumların oluşmasına neden olan bir faktördür. Aynı zamanda duygusal zeka düzeyinin tam olarak ölçülememesi de bu tartışmaların artmasına neden olan bir diğer faktördür.
Modern psikoloji, zihinsel zekanın, yani IQ’nun güvenli ve doğru ölçümü için son derece güvenilir test araçları geliştirir. Ancak zihinsel zekayı ölçmek için geliştirilen test araçları duygusal zeka yani duygusal zeka için geçerli değildir. Öyle ki zihinsel zekayı ölçmek için kullanılan test araçları tam olarak ölçemezken, yetenek ve yetenek kavramlarının kullanıldığı duygusal zekayı ölçmek oldukça zordur. Modern psikolojide duygusal zekayı ölçmek için kullanılan bir test aracı veya uygulaması yoktur. Zihinsel zeka ölçümlerinde, bir bireyin duygusal bilgi deneyimi ile zeka arasındaki ilişkiyi belirlemek çok zordur. Ancak bu zorluk, EQ ile zeka arasında ilişki olmadığı anlamına gelmez.
Duygusal zekanın ölçülmesinde karşılaşılan sorunlar, bu konuda daha detaylı çalışmaların yapılmasına neden olmaktadır. Doğası ve özellikleri itibariyle oldukça karmaşık ancak sistemik bir yapıyı ifade eden duygusal zeka konusunda bilim insanları tarafından yürütülen tartışmalar devam etmektedir.
Bazı psikologlar duygusal zekanın doğuştan geldiğine ve geliştirilemeyeceğine inanırken, bazıları da duygusal zekanın bir yetenek olduğunu ve bu yeteneğin geliştirilebileceğini söylüyor. Hakkında ne söylenirse söylensin duygusal zeka diye bir kavram var ve bu zeka kişinin kendi duygu ve hislerini anlaması ve ardından karşıdakinin duygularına yön vermesi anlamına geliyor. Bu işin bir beceri olup olmadığı, geliştirilebilir ve ölçülebilir olup olmadığı tartışılır.
katip:Erdoğan Gül
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]