polen nedir? ” YerelHaberler

Çiçek başındaki döllenme tozu veya polen tanelerine verilen isimdir. Polen erkek üreme hücrelerinden oluşur. Yani çiçeklerin erkek organları tarafından üretilen ve çiçekli bitkilerde dişi organların döllenmesini sağlayan erkek eşey hücreleri veya bitkilerin polen tanelerine polen taneleri denir.

Polen taneleri (polen taneleri), bitkilerin genetik bilgilerini taşıyan erkek üreme partikülleridir. Polen, çiçeğin organlarındaki polen keselerindeki polen ana hücreleri tarafından üretilir. Olgunlaştıktan sonra polen keselerini patlatarak dışarı atılır. Genellikle sarı, kırmızı, kahverengi veya beyaz renklerde bulunurlar. Çoğunlukla küresel olan her bir polen tanesi, iki zarla hücre şeklindedir. Bu hücrede iki tür çekirdek vardır: beslenme çekirdeği ve yavru çekirdeği. Çok küçük ve hafif olan Venüs tozu, etrafa ve havaya kolayca yayılabilir. Tozlaşma ile tepecik üzerine yerleşen polen burada çimlenir ve polen tüpü adı verilen bir uzantı oluşturur. Bu tüp yumurtalığa doğru uzanır. Bu sırada, besleyici çekirdek kaybolurken, yavru çekirdek iki kısma ayrılır; Biri çevreleyen zarfla birleşerek tohum embriyosunu oluşturur, diğeri ise embriyo kesesinin çekirdeğiyle birleşerek besleyici dokuyu oluşturur.

Tozlaşma olasılığı düşük olan bitkilerde (çam vb.) polen o kadar fazladır ki milyarları bulur. Polen, çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük olan mikroskobik parçacıklardır. Alerjen polen, rüzgar tarafından taşınabilecek kadar küçük polenlerdir, yani 20 ila 60 mikron büyüklüğündeki polen tanecikleridir. Alerjik polenler havada çok uzun süre kalabilir ve bu polen taneleri çok küçük ve hafif oldukları için rüzgarla çok uzak mesafelere taşınabilirler. Renkli, zarif ve güzel bir görünüme sahip olan bitki poleni, boyut olarak daha büyüktür, ortalama olarak yaklaşık 100 mikrondur. Bu bitkilerin polenleri hassasiyet açısından önemli değildir.

Polenler ağaç, çayır ve ot polenleri olarak üç gruba ayrılır. erken ilkbaharda ağaç poleni, çayır poleni; Yaz mevsiminin başında polen otları. Yaz ortasından kışa kadar alerjik rahatsızlıklara neden olabilir. Havadaki polen konsantrasyonu gün içinde değişkenlik gösterse de en çok sabah 04.00-08.00 saatleri arasında görülmektedir. Öğlene doğru havadaki polen tanelerinin sayısı azalır. Bu nedenle polen alerjisi olan hastalar sabah saatlerinde hastalığın semptomlarını çok yoğun yaşarlar. Polen dağılımı da hava durumuna göre değişebilmektedir. Yağmur, polenlerin sayısını ve gücünü artırır. Yağmurdan sonra gelen açık, güneşli hava polen alerjisi olanlar için pek uygun değil. Çünkü açık ve güneşli hava polen torbalarının açılmasına ve polenlerin havaya yayılmasına neden olur. Sis, polenlerin havada yayılmasını engeller.

Polen alerjisi nasıl oluşur? İnsan bağışıklık sistemi vücuduna giren tüm yabancı maddeleri tanır ve varsa zararlı maddeleri yok eder. Alerjisi olan kişilerin bağışıklık sistemleri poleni vücut için zararlı bir madde olarak algılar ve vücudu bu zararlı maddelerden korumak için belirli antikorlar (immunoglobulin E, bu maddeye kısaca IgE denir) üretir. Vücut tarafından üretilen bu antikorlar, alerjik reaksiyonlardan sorumlu mast hücresine bağlanır. Mast hücresine bağlanan bu antikorlar, bağışıklık sistemi tarafından alınır. Bu noktaya kadar olan dönem, alerjik sensitizasyon dönemi olarak adlandırılır. Alerjik duyarlılaşma dönemi tamamlandıktan sonra mast hücreleri polenlere karşı savunmaya hazırdır. Mast hücreleri, solunum yolu ile havadan alınan polen ile yeniden karşılaştıklarında, başta histamin olmak üzere alerjik hastalıkların belirtilerine neden olan bazı maddeler salgılamaya başlarlar ve böylece alerjik hastalık ön plana çıkar. Semptomlar genellikle burun kaşıntısı, hapşırma, burun akıntısı, göz ve burun çevresinde kızarıklık vb. dış görünüş. Bu alerjik hastalığı önlemek kolay değildir. Çünkü polen havada bulunuyor ve insanlar sürekli o havayı solumak zorunda. Polenin çok yoğun olduğu sabahın erken saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçının, öğleden sonra evi havalandırın, dışarıdan eve gelirken ellerinizi ve yüzünüzü yıkayın, yapışmış polenleri temizleyin, dışarı çıkarken gözlük vb. Önlem alarak bir nebze korunabilirsiniz.

Polenin bu zararlı etkilerinin yanı sıra faydaları da göz ardı edilemeyecek kadar fazladır. 1960’lı yıllardan itibaren İsveçli bilim adamları polenin çok yüksek bir besin ve ilaç olduğunu keşfettiler ve bunu tüm dünyaya duyurdular. Bu buluştan sonra polen tıpta kullanılmış ve besin olarak tüketilmeye başlanmıştır.

Polen (çiçek tozu) %10 su, %20 ham protein, %28-35 karbonhidrat, %3-4 kül ve flavonoidler, karotenoidler, vitaminler (C, E, B vitaminleri), minerallerden oluşur ve tamamı amino asit ve nükleik asitler Asitler, nükleositler, enzimler (100’den fazla enzim vardır) ve büyüme hormonları içerdiği bilinmektedir. Ayrıca polende az miktarda beta-karoten, selenyum, likopen, 27 çeşit mineral tuz, doğal hormonlar, enzimler, pigmentler, karbonhidratlar ve mayalar bulunur. İçerisinde bol miktarda vitamin ve mineral barındıran polen, insan yaşamı için oldukça gerekli bir besin maddesidir.

Kaynak:
Büyük Larousse

katip:derya talas

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın