Biyoloji ve tıpta adından sıkça söz ettiren mikroorganizmalar, geniş bir canlı topluluğunun genel adıdır. Gözle görülmeyen ve genellikle tek hücreli bir yapıya sahip olan canlı topluluğunun genel adı olan mikroorganizmalara örnek verecek olursak mantarlar, bakteriler, yeşil algler, protistler, planktonlar ve birçok mikro hayvanla karşılaşırız. Bu canlıların dışında binlerce farklı canlı türü de mikroorganizma kavramına dahildir.Oldukça farklı olan bazı mikroorganizmalar insan sağlığı açısından olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir. Yaşam alanları çok geniş olan mikroorganizmalar arasında, günümüzde bilim adamları hala bazı organizmaların bu gruba dahil edilip edilmemesi gerektiğini tartışmaktadırlar. Bu canlıların başında virüsler gelmektedir. Bilim dünyası bu konuda bölünmüş durumda.
Bir toplulukta mikroorganizma denilince akla ilk gelen tek hücreli canlılardır. Bu ifade doğru olmakla birlikte bazı çok hücreli türler de bu tanımda kendilerine yer bulmaktadır. Öyle ki mikroorganizmaların yaşam alanlarına baktığımızda yerin katmanları ve atmosfer bu organizmaların yaşam alanlarını oluşturmaktadır. Mikroorganizmalar atmosferin birçok katmanında, yerkürenin çok derinlerinde, akarsularda, okyanusların en derin noktalarında, kayalıklarda ve bir ekosistemin her alanında yaşarlar. Yaşam alanları göz önüne alındığında, bu mikroskobik organizmalar hayatımızın her alanında yaşayabilir.
Mikroorganizmalar bir ekosistemde çok önemli rollere sahiptir. Yaşamın devamlılığı için hayati ve vazgeçilmez olan bu canlıların birçok görevi vardır. Mikroorganizmalar, Dünya’daki yaşamın varlığı için gerekli olan nitrojen döngüsünün sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Azot döngüsünün yanı sıra, mikroorganizmaların da küresel iklim ve yağış olaylarında araçsal rolleri vardır. Mikroorganizmalar bazen insanlarda hastalığa neden olabilse de, besin maddelerinin ayrışması, bazı organizmalara besin sağlanması, iklim olaylarında aktif eylem ve nitrojen döngüsünün sağlanmasında çok önemli görev ve daha birçok özellik gibi ekosistem de çok önemlidir. . hayatın varlığı için.
Günümüzde mikroorganizmaları inceleyen bir bilim dalı vardır. Mikrobiyoloji adı verilen bu bilim dalı, mikroorganizmaları inceleyerek bilim dünyasına destek olmaktadır. Mikroorganizmaların varlığı ilk olarak 17. yüzyılın son yıllarında Hollandalı bilim adamı Anthony van Leeuwenhoek tarafından keşfedilmiştir. Bilim adamının bizzat tasarladığı bir mikroskopla görüntülenen mikroorganizmalar, bilim dünyasının pek çok alanının temelini oluşturur. Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle daha da önem kazanan genetik mühendisliği alanında mikroorganizmalar sıklıkla kullanılmaktadır. Gıda endüstrisinde mikroorganizmalar bu endüstrideki en önemli noktalardan birini oluşturmaktadır.
“Biyoteknoloji” olarak adlandırılan bilim dalında mikroorganizmalar üzerinde birçok deney ve araştırma yapılmaktadır. Bu çalışmalarda DNA değişiklikleri, doku ve hücre gelişimi gibi konular ele alınmakta ve araştırmalar bu konular üzerinde yoğunlaşmaktadır. Mikrop kavramı, yaşamın devamlılığı için kritik rollere sahip olan mikroorganizmalar için de kullanılmaktadır. İnsanlarda ve diğer organizmalarda hastalık yapma potansiyeline sahip olan mikroorganizmalara tıp literatüründe patojenik mikroorganizmalar adı verilmektedir. Patojenik mikroorganizmalar, insanların yanı sıra birçok bitki ve hayvan türünü hasta edebilir ve öldürebilir.
katip:Erdoğan Gül
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]