Yaşadığımız dünyada hala on binlerce canlı yaşıyor. Bu organizmaların bir kısmı sadece yeryüzünün belirli bir noktasına dağılarak yaşamlarını sürdürürken, bazı canlı türleri ise dünyanın farklı bölgelerine dağılarak yaşamlarını sürdürürler.
İkametgah kavramı; Dünyanın farklı yerlerinde yaşayan canlı organizmaların yaşam alanlarını ifade eder. Canlıların yaşadıkları ve gelişmelerini sürdürdükleri, sınırları çizilebilen belirli bir yaşama ortamına ‘yaşam alanı’ denir. Habitat kavramı içerisinde birbirinden oldukça farklı canlı grupları tanımlanabilir. Öyle ki bazen tek bir canlı türünün barındığı küçük bir alana habitat, bazen de birden fazla canlı türünün barındığı ve oldukça geniş bir alana yayılmış alanlara habitat denilebilir. Bazı canlı türleri yeryüzünün sadece belirli bir bölgesinde yaşar ve sadece o bölgede canlı türü olarak yaşamını sürdürür. Bu canlıların yaşadığı alan özel yaşam alanı olarak tanımlanmaktadır. Fiziki şartlara göre oluşan özel habitatlar dışında bazı habitatlar birden fazla canlı türünü barındırır ve bu habitatlara toplu yaşam alanları denir.
Habitat kelimesi Latince kökenli olup bu dildeki kelime anlamı “canlı organizmaların doğal yaşam alanıdır. Habitatlar organizmaların türlerine, yapılarına ve yaşam koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Bu aşamada hava, su ve toprak çoğunlukla canlı organizmalar için yaşam alanı haline gelir.Habitat kavramını örneklerle açıklamak gerekirse, balıklar suda doğar ve yaşayıp ölmeye devam eder.Buradaki balıkların yaşam alanları tatlı su, okyanuslar ve denizlerdir.Bazı balık türlerinin yaşam alanları daha dardır. Köpek balıklarının bu yaşam alanları okyanuslardır. Bazı insan organlarında yaşayan ve sindirim sistemi, boşaltım gibi bazı hayati faaliyetlerin oluşumuna katkıda bulunan mikroorganizmaların yuvası, görevini gerçekleştirdiği organdır. sadece hava, su ve toprak alanları değil.
Dünya üzerinde halen onbinlerce farklı canlı türü yaşamaktadır. Hayatta kalan hayvan türlerinin sayısı hala tam olarak belirlenmemiştir. Bunun nedeni ekosistemde canlıların döngü halinde olması, bazılarının küçük boyutlarda olması ve biyoçeşitlilik açısından dünyanın her yerinin tam olarak keşfedilememiş olmasıdır. Her canlı türünün ve grubunun ilişkili olduğu bir yaşam alanı mutlaka vardır. Bu habitat alanındaki organizmalar, bölgenin iklim özelliklerine ve özellikle sıcaklık, su ve rüzgar gibi faktörlere bağlı olarak yaşama uyum sağlar. İlişkili oldukları habitatın hem iklimsel hem de karasal özelliklerine uyum sağlamış organizmalar, habitatlarda yaşamlarını sürdürmek için. Bazı durumlarda organizmaların yaşam alanları mevsimlere göre değişebilmektedir. Bazı havyaların özellikle kurak aylarda suya doğru göç etmesi ve göç eden bölgede yaşamın birkaç ay devam etmesi canlı habitatında kısa süreli değişikliğe neden olabilir.
1978 yılında özellikle coğrafya biliminde kullanılan habitat kelimesi, organizmaların yaşadığı alanları ifade etmek için kullanılmaya başlandı. Bu yıl BM-Habitat 1 toplantısı Kanada’da yapıldı ve bu kelime tüm dünyada kullanılmaya başlandı.
katip:Erdoğan Gül
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]