Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri «YerelHaberler

Ataerkil toplum yapısının bir sonucu olarak toplumumuzda kadın her zaman ikinci sınıf insan muamelesi görmüştür. Halk arasında çok yaygın olan “Kadın karnından sıpa, sırtından sopa eksik etmesin” sözü bile durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır.

Kadına yönelik şiddet sadece fiziksel şiddet olarak anlaşılmamalıdır. Fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik şiddet ve taciz de kadına yönelik şiddetin bir başka tezahürüdür. Ülkemizde en çok kadın; Erkeklerin baskısı ve şiddeti yüzünden kendi kararlarını bile verecek durumda değiller. Bu ülkede kadınlar aileleri, özellikle de baba unsuru tarafından zorla evlendirilmekte, eğitim hakları, istedikleri gibi hareket etme özgürlükleri engellenmektedir. Kadınların kendi kararlarını vermelerini engellemek için kadınlar şiddet veya ölümle tehdit edilmekte ve sindirilmeye çalışılmaktadır. Bunu yapanlar hep baba, kardeş ya da eş sıfatını taşıyan kişilerdir. Bu o kadar sığ bir zihniyettir ki, bu zihniyete sahip kişiler sırf erkek oldukları için kendilerini kadınlardan üstün görürler ve kadının hayatını kontrol edebilecekleri kanaatine varırlar.

Ülkemizde kadın cinayetleri o kadar tehlikeli hale geldi ki; Kadın cinayetleri deyim yerindeyse tavuklar gibi art arda gelmeye başladı. Özellikle bu konudaki cezaların yeterli olmadığını ve gerekli önlemlerin alınmadığını ya da önlem almada gevşeklik olduğunu gördüğümüzde stres faktörümüz daha da arttı. Ülkemizde kıskançlık ve namus duyguları, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin çoğunun nedeni olarak gösteriliyor.

Bu arada sosyal medyada rastladığım bir söz o kadar doğru ki belirtmek isterim:
Hele günümüzde bu kadar namussuz erkek varken, namus denilince akla neden kadınlar geliyor? Sözde “kadına karşı hak” namus davası temelinde işlenen vahşi cinayetleri anlayamıyorum. Namus kadına özgü bir durum değildir, namus insani bir kavramdır. İşte bu yüzden kadınların kendileri hakkında aldıkları kararlardan dolayı “namus” cinayetlerine bu kadar kızıyoruz. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin nedenlerinden biri de kadının pratik hayatta daha aktif olması, toplumsal hayatta daha büyük bir konuma sahip olması, kadının hak ve özgürlüklerinin bilincinde olması ve bunun sonucunda erkeklerin her söylediğine uymamasıdır. ve hakları için verdikleri mücadele, kadın ve erkek arasında çatışmalara yol açar ve bu nedenle. Bu çatışmalara son vermek isteyen ve kadına kendisini dinletmeye çalışan erkek ya şiddet kullanarak ya da kadını öldürerek bu duruma son vermeyi seçer. Kadına yönelik şiddetin bir diğer boyutu da fiziksel şiddetten daha beter olan psikolojik şiddettir.

psikolojik şiddet uygulayan kişiler; Kadınların aşağılanması ve aşağılanması, kadınların özgüvenlerinin sarsılmasına ve kimliklerinin kaybolmasına yol açmakta ve bunun sonucunda bu kadınlar güvensiz, kendi başına hareket edemez, korkak ve erkeklere bağımlı hale gelmektedir. Bu, kadınları korkutmanın bir yolu olarak görülüyor. Kadına yönelik psikolojik şiddetin bir başka boyutuna örnek olarak, özellikle çalışma hayatında cinsiyeti veya baskısından dolayı terfi ettirememe veya aşağılanmış görünememe gösterilebilir. Ayrıca kadına yönelik sözlü ve fiziksel tacizin, cinsel saldırının da birer şiddet türü olduğuna inanıyorum.

Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri artık ciddi bir şekilde ele alınmalı ve bu durumun olumlu bir şekilde aşılabilmesi için daha ağır cezalar uygulanmalıdır. Ayrıca özellikle dizilerde kadına yönelik şiddetin ve cinsel saldırının yaygınlaşması insanların gözünde bu durumu normalleştirmekte ve insanlar artık bu konulara duyarsız kalmaktadır. Bu konuların ele alınış şeklinden dolayı kadınları aciz göstermek çok yanlıştır, bu görsellerden birkaç tanesini göstermek ve kadınları yücelten görsellere daha çok yer vermek bu olumsuzlukların bir nebze olsun önüne geçecektir.

Sonuç olarak hayata renk katan ve hayatın her alanında çalışan kadınlara hak ettikleri değer verilmelidir.

katip:Cansu Öztürk

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın