Tarihten günümüze “Nefes kesen Aspendos şehri” «YerelHaberler

Tarihi dokular her zaman insanların ilgisini çeken ve dikkat çeken durumlar arasında yer almıştır. Geçmişte yaşamış insanların hayatlarını merak etmek ve o zamanların insanlarının hayatlarını nasıl yaşadıklarını tahmin etmek her zaman eğlenceli olmuştur. Özellikle tarihi dokuları yaşayabileceğiniz ve kendinizi o atmosferin içinde hissedebileceğiniz mekanlarda kendinizi o dönemde yaşamış biri gibi hissediyor ve bu ruh halinden çok mutlu oluyorsunuz.

Bu tarihi mekanlarda birçok yer hala keşfedilmeyi beklese de, daha önce keşfedilmiş ve hayatımıza dahil olmayı hak eden birkaç yer daha var. Turizm cennetimiz Antalya’nın en güzel tarihi yerlerinden biri.

Antalya çevresinde Toros Dağları’ndan başlayıp Akdeniz’e doğru akan birçok nehir vardır. Bu nehirlerden biri de Kubrukçay Nehri’dir. Eski zamanlarda, eskiler nehirleri her zaman kendi iyilikleri için kullanmak isterlerdi. Bu nehirlerin suları bol olduğu için üzerlerindeki tekneler ticari olarak kullanılıyordu. Burası üzerinde çok önemli bir antik kent kurulmuştur. Bu antik kentin adı Aspendos’tur.

Aspendos’un tarihi MÖ 2. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Aspendos’ta iki önemli yapı bulunmaktadır. Bunlardan biri de Aspendos’a su getiren su kemerleridir. Bu su kemerleri, Anadolu’nun belki de en iyi korunmuş manzarası olan Roma döneminden kalma su kemerleridir.

Aspendos’taki bir diğer önemli yapı ise Aspendos Antik Tiyatrosu’dur. Aspendos Tiyatrosu MS 161-180 yılları arasında Roma İmparatoru Marcus Arellius döneminde mimar Zeno tarafından yaptırılmıştır. Romanesk tarzında inşa edilmiştir. Yaklaşık 15 bin ve 20 bin kişilik kapasiteye sahip. Kırk sıra mermerden oluşmaktadır. Bu antik tiyatronun girişinde Curtius kardeşlerin sözleri. Kelime “toprağın tanrılarına ve kraliyet ailesine”. Bu tiyatro hala çok iyi durumda duruyor. Atatürk döneminde onarım görmüş ve sağlam durumdadır.

Aspendos tiyatrosu Selçuklular döneminde kervansaray olarak kullanılmışsa da günümüzde klasik müzik icralarının yapıldığı, akustiği harika bir antik tiyatrodur. 5. yüzyılda basılan sikkelerin adı Estvediyst’tir. Yüzölçümü bu kadar küçük olan bu şehrin, bu kadar değerli emeğe sahip olması, ekonomideki konumunu kolayca açıklıyor.

Kentin ekonomisi Capria Gölü’nden elde edilen tuzla sağlanmaktadır. Bu tuz en önemli ihraç ürünlerinden biridir. Kurutulur ve pamuk yetiştirmek için kullanılır. Bu tuz, ulaşıma elverişli nehirler tarafından Akdeniz pazarlarına gönderilmektedir. Böylece zeytin, zeytinyağı, bağcılık, şarapçılık, diğer tahıl ürünleri ve yaş meyveler bu şehrin diğer tarımsal ihraç ürünleri arasında sayılabilir. Aspendos, önemli bir ticaret yolu üzerinde olması ve limana bağlı olması nedeniyle her zaman sahip olunması gereken bir yerdir. Kent kalıntılarının devamı ise tiyatronun yaslandığı tepenin düzlüğündedir.

Aspendos’un efsanevi hikayesi şu şekildedir. İmparator bir yarışma düzenler ve şehrin en güzel mimari yapısını yapacak olan mimar ve kızıyla evlenir. Yarışma sonunda ortaya iki harika eser çıktı. Bu işleri şehrin zengin iki kardeşinin üstlendiği anlaşılmaktadır. Sahne, kanallar… İmparator çok isteksiz davranmış ve sanatçıları yanına davet etmiş. Sonuçtan memnun olduğunu belirtir. Sadece bir kız için iki güzel eser üretildiği için kızını ikiye bölmek zorunda kaldığını söylüyor. Bunun üzerine tiyatroyu yapan mimar hakkından feragat ettiğini söyler. İmparator kızını daha çok sevdiğini düşündüğü için kızını tiyatroyu yapan mimarla evlendirdi.

Aspendos, 44 km’lik Antalya-Alanya karayolundan kuzeye giden yola 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Aspendos antik kentinin Antalya’ya uzaklığı 50 km, Alanya’ya 94 km ve Side’ye 35 km’dir. Koordinatları: 36 56 20 Kuzey – 31 10 20 Doğu.

Aspendos antik kent olduğu için buralara sit alanı adı verilir. Bu nedenle ilçeye en yakın konaklama ve oteller şehre 35 km uzaklıktaki Side’de yapılmaktadır. Aspendos Yolu üzerinde yöresel yemekler yerel kadınlar tarafından servis edilmektedir. Buraları ziyaret ettiğinizde çiğ börek, börek gibi atıştırmalıklar yiyebilirsiniz. Restoranlarda tarihe tanıklık ederek Aspendos manzarasına tanıklık edebilir, lezzetli yemeklerin tadına bakabilir, hatta nehirde ördeklere yemek bile ikram edebilirsiniz. Buradaki kafelerde rahatlayabilir ve taze portakal suyu içebilirsiniz.

Kaynak:
Uzman TV

yazar:Gökçe cömerttir.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın