Dilin millet hayatındaki durumu ve önemi, Türk dili, oluşumu | YerelHaberler

Dil, duygu ve düşüncelerin ifade edilmesini sağlayan bir iletişim aracı olmasının yanı sıra milletlerin oluşmasında ve yaşatılmasında çok önemli bir temeldir. Milletler dil, inanç, kültür ve soy gibi belli değerler üzerinde var olurlar ve bunların belki de en önemlisi dildir. Aynı dili konuşan insanlar, cemaat olmayı aşarak milli şuur sahibi olurlar ve millet olurlar. Bu nedenle bir milletin hayatında dilin önemi büyüktür.

Milletler de tıpkı dil gibi yaşayan bir kavramı ifade eder. Doğarlar, büyürler, yaşarlar ve belki bir gün ölürler. Kültür de bir milletin vazgeçilmez değeridir ve insanlar kültürleri sayesinde belli erdemlere, yaşam tarzlarına, ahlaka vb. sahip olurlar. Sahip oldukları takdirde; Dil milletin temel direklerinden biridir. Çünkü dil, bir toplumun millet olmasını sağlar. Aralarında yeri doldurulamaz bağlar oluşturur. Onu diri tutuyor, o da diri tutuyor. Dilini kaybeden ülkeler kimliğini de kaybeder.

Dilin milletlerin hayatındaki yeri ve önemine değindikten sonra genel hatlarıyla açıklayalım:

    Dil, bir milletin düşünce sistemini ve düşünme yeteneğini gösterir. Dil, kültürel mirasımızı gelecek nesillere aktarmamızı sağlar. Dil toplumu millet yapar. Dil sayesinde bireyler birleşir, birleşir ve milli bilinç kazanır. Dil, ülkelerin ayakta kalmasını sağlar. Dil, düşüncenin sınırlarını belirler. Dilimizin tarihini öğrenmemizi sağlar. Dil vazgeçilmez bir eğitim aracıdır. Dil sayesinde toplumlar sanat yapar ve üretir. Dil, bir ulusun erdemlerini, değerlerini ve kültürünü yansıtır. Dil, maneviyatımız ve inancımızla ilgili her şeyi gizler. Dil sayesinde bilim ve teknoloji üretilir ve geleceğe taşınır. Dil sayesinde milletler sorar, eleştirir, okur ve yazar. Uluslar, dilsel yetenekleri tarafından yönetilir ve üretilir.

Dil düşüncenin aynasıdır. Atalarımız söylüyor. Aslında bir milletin zihniyeti, diline yansır. Felsefeyi yaptığımız gibi sanatı da dille yapıyoruz. Bilim aptal değildir, edebiyat da değildir. Bunlar bir milletin hayat pınarlarıdır. Onun için milletin sanatı, edebiyatı, bilimi vb. dil ile mümkündür. Milletlerin kişilikleri de dillerine yansır. Kibarlık, mizah, pratik zeka, soğukkanlılık gibi özelliklere sahip olan milletlerin konuşma dillerinde bu etkileri görmek mümkündür.

Türk dili, bundan onbinlerce yıl önce, günümüzün pek çok ülkesinin yokluğunda, Türk milleti tarafından konuşma ve yazı dili olarak ortaya çıkan dildir. Geçtiğimiz yüzyıllar boyunca milletimizin ahlakı, kültürü, yaşam tarzı, inançları, değerleri, düşünce tarzı, sanata bakışı, bilimsel çalışmaları vb. Bizi bugün bulunduğumuz yere getirdi. Bu anlamda dilimiz koruyucu rolünü üstlenmiş ve milletimizin yüzyıllar boyunca milli kimliğini yaşatmasını sağlamıştır.

Türk dilinin milletimiz için önemini anlatırken bile Türk dilinin gücüne ihtiyaç duyarız. Dilin bir kenara bırakılarak düşünülebilecek bir milletin yaşaması günümüzde mümkün değildir. Ulu önder Atatürk bunu şöyle özetlemiştir: “Türk milleti, Türk dili demektir. Türk dili, Türk milletinin mukaddes bir hazinesidir. Çünkü Türk milleti, örf ve adetlerini, geleneklerini, hatıralarını, menfaatlerini… bugün milliyetini kazandıran, yaşadığı bitmek bilmeyen felaketlerde dili sayesinde korunmuştur.Türk dili, Türk milletinin kalbi ve aklıdır.

Dillerin belki de en büyük işlevi, bir milletin tüm maddi ve manevi değer ve birikimlerini günümüze aktarmaktır. Geçmişini bilmeyen milletler, geleceklerine yön veremezler; Milletin tarihini bilmek çok önemlidir. Burada dilin önemi yadsınamaz. Bilge Kağan’ın Türk milletine hitaben yaptığı konuşmayı bugün Orhun yazıtlarında mübarek dilimiz sayesinde biliyoruz. Üç kıtaya yayılmış olan Osmanlı İmparatorluğu’nun adını okuyarak ve dinleyerek öğreniyoruz.

Dil denilince sadece yazı dilinin düşünülmemesi gerekir. Konuşma dili, gün içinde en çok kullandığımız, duygu ve düşüncelerimizi ifade etmek için en çok kullandığımız araçtır. Bu anlamda dinlediğimiz destanlar, efsaneler, masallar, türküler, masallar ve ninniler de milletimizi anlatır. Bu anlamda dil, anne karnından başlayarak çocuğa değerlerin öğretilmesi ve ardından akademik öğretim için vazgeçilmezdir.

Dil, millet düşüncesinin sınırlarını belirler. Dil sayesinde bilim ürettiğimizi ve ürettiğimizi düşünüyoruz. Dili iyi kullanabilen milletler de bilim ve teknolojiden çıkıyor. Dil, hem pozitif bilimlerde, hem sanatta, hem edebiyatta hem de felsefede vazgeçilmez bir düşünsel araçtır. Dile hakim olmayan insan bilim ve teknoloji üretemez. Ayrıca aynı dili konuşan insanların yakınlığı milletin birlik ve beraberliğini sağlar ve geliştirir. Bu sayede ülkeler güçlenir ve refah içinde yaşarlar.

Bütün yorumlardan da anlaşılacağı üzere dil bir milletin iskeletidir. Onun sayesinde tüm organlar bir arada var olur, yaşar ve sağlıklı bir şekilde varlığını sürdürür. Dil olmadan bir millet yaşayamaz. Bir millet, dili dışında sahip olduğu her şeyi kaybedebilir ve bir gün onu geri alma şansına sahip olabilir. Ama dilini kaybeden ülkeler kimliklerini de kaybedecekleri için ölüme mahkumdurlar.

YerelHaberler

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın