İş süreci, çok yönlü ve karmaşık bir ilişkiler ağını içerir. Yöneticiler bu ilişkileri operasyonel sorumluluklarının bir parçası olarak oluşturmalı ve gerekli rolleri üstlenmelidir.
Mintzberg, yönetsel davranışları üç gruba ayırır ve üç tür yönetsel rolden bahseder.
1- Kişisel roller:
Bireysel yöneticilerin üç kişisel rolü, organizasyonu düzenli ve rasyonel bir şekilde yönetmede çok yardımcı olur. Bu rollere ilişkin yönetim görevleri rutin olmakla birlikte yöneticiler tarafından dikkate alınması gerekmektedir.
A- Sözde makam sahibi: Yöneticilerin kişisel rollerinin başında bir numaralı erkek işi gelir. Müdür, biriminin başı olarak bir takım törensel görevleri yerine getirerek kişisel bir rol üstlenir. Minzberg yaptığı araştırmada yöneticilerin zamanlarının %12’sini kutlamalara, %17’sini ise yaza ayırdığını belirtiyor.
B – Liderlik: Bireylerin işe alınması ve terfi ettirilmesi olarak ifade edilmektedir. Organizasyon, başarıyı destekleyen her işlevi kapsar. Otorite ile yapılamayan işler bu rol aracılığıyla gerçekleştirilebilir.
C- Konsolidasyon: Yöneticiler, astlar ve üstler, dış çevre çıkar gruplarıyla iletişim halindedir. Tüm organizasyon veya belirli birimi arasındaki bağlayıcı unsuru sağlar. Yöneticiler bu ilişkileri kişisel bilgi kaynaklarını geliştirmek için kullanırlar.
Bilgi sağlama rolleri:
Minzberg’e göre bilginin sağlanması ve iletilmesi, yönetimin en önemli yönlerinden biridir. Yöneticilerin, yönettikleri çalışanları yönlendirecek kadar doğru, hızlı ve tutarlı kararlar ve bilgiler almaları gerekir. Bilgi üç rolde toplanır ve dağıtılır.
A- İzleme: Yönetici sürekli olarak kullanılacak bilgi kaynaklarını arar. Astlarına sorarak veya başkalarıyla iletişim kurarak bilgi toplar. Bu rol, yöneticileri gruplarındaki en iyi bilgi sağlayıcı yapar.
B- Dağıtım: Yönetici, başka bir yolla elde edilemeyecek önemli bilgileri astlarına ve diğer birimlere dağıtır.
C- Konuşmacı: Şirketi temsil eden yönetici, topladığı bilgilerin bir kısmını kuruluş dışına aktarır. Örgüt çalışanlarına gerekli bilgileri vermek ve örgütü tatmin etmek temsili rolün en önemli yönüdür. Rakip kuruluşlarla sağlıklı, hızlı ve etkili iletişim ile ilişkilidir.
3- Karar verme rolleri:
Yönetim kararları için temel girdi, yöneticiler tarafından elde edilen bilgilerdir. Meinsberg’e göre bir yöneticinin karar verme rolleri;
A- Girişimcilik: yönetici, ticari işletme, geliştirme vb. İşlevleri gerçekleştirmeye çalışır. Yönetici, organizasyonun geleceği hakkında iyi düşünürse, bunu başarmak için bir geliştirme projesi başlatır. Değişim süreci gönüllü olarak başlar.
B- Anlaşmazlıkların çözümü: anapara, grevler, iflas eden müşteriler, bireyler, firmalar ve işletmeler arasındaki düzenleyici sözleşmelerin ihlali, vb. Kontrolü dışındaki durumlara tepki verir veya yanıt vermeye çalışır.
C- Kaynak Dağıtıcı: Yönetici, sorumlu olduğu organizasyon birimlerinin elde edeceği kaynakları belirleyerek dengeler. Ayrıca karmaşık seçimler yapmak zorunda kalabilir. Kararın etkileşim etkileri de dikkate alınmalıdır. Örgütsel kaynakları tahsis etmeye karar verir. Başkaları tarafından alınan önemli kararları uygulamaya aktarmadan önce filtreler.
D- Müzakere: Yönetici işi bir danışmanlık firması yardımıyla çözebilir. Departman yöneticisi, astları ve amirleri ile bir sorunu çözebilir.
Yöneticilerin rolleri, faaliyet gösterdikleri çalkantılı ortama dikkat çekmesi açısından önemlidir. Meinsberg’e göre olaylar ve durumlar ancak kısmen kontrol edilebilir. Bu nedenle yöneticiler olay ve durumlardan gelen biçimlerle ilgilenirler.
Kaynak:
Anadolu Üniversitesi – İşletme – Haziran 2008
yazar:Halil İbrahim Arık
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]