Ülkemizin saklı kalmış doğal güzellikleri birer birer keşfedilmekte ve tadına varılmaktadır. Aralarına bir yenisi katıldı. Cennetten bir parça güzellikteki, herkesin hayranlık duyduğu Maldivler’e turlara çıkan ve balayı tatili için buradaki eşsiz plajları tercih eden pek çok gezgin var. Bilmeyenler, duymayanlar olsa da her mevsim turist çekebilecek ve Maldivler’in eteğini kontrol altında tutacak bir gölümüz var: Salda Gölü. Yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline gelen göl, halen doğal halini koruyor. Salda Gölü, uzun temiz beyaz kumsalı ile mavinin her tonunu ve doğal güzellikleri cömertçe sunduğu için Türkiye’de Maldivler unvanını almıştır. Hayalinizdeki tatil için artık uzaklara gitmenize gerek kalmayacak.
Salda Gölü Nerede?
Burdur ilinin Yeşilova ilçesinde yer alan Salda Gölü, turkuaz rengi suları ve bembeyaz kumsalı ile kolay kolay unutulmayacak yerlerden biri. Uzun sahil şeridinde kumsalda yürüyen herkes kendini Maldivler’de gibi hissedebilir. Tek bir fark var o da turizmle ilgili resimlerde görmeye alışık olduğumuz tropik bitkiler. Palmiye ağaçları yokken bile, geniş sahil şeridi, farklı tipte kumsallar, bol oksijen ve güneş, ziyaretçilerini Salda Gölü’nde bulunduğuna pişman etmeyecektir. Yakın zamana kadar virajlı olduğu için fazla ilgi görmeyen göl, son zamanlarda gözde olmaya başladı. Göl, kabaca Antalya, Denizli ve Burdur illerinin ortasında yer alıyor ve şehirlerarası ulaşım yolu üzerinde olmadığı için çoğunlukla özel araçla ya da sadece 5 km. Uzak olması nedeniyle Yeşilova dolmuşları ile de ulaşım sağlanabilmektedir.
Dünyanın en derin üçüncü gölü
Bölge turizminin ivme kazanmasına katkı sağlayan Salda Gölü, dünyanın en temiz ve en derin gölleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. 185 metre derinliğinde ve deniz seviyesinden 1.193 metre yükseklikte bulunan tatlı su gölü, 57 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. Tektonik bir çukurda oluşan Salda Gölü’nün arka tarafı çam ormanlarıyla kaplı olup keklik, yaban domuzu, tavşan gibi hayvanlara yaşam alanı sağlıyor. Gölün sularında yaban ördekleri de yaşar ve gölün suları çekildiğinde ortaya yedi beyaz adacık çıkarak göle ayrı bir güzellik katar. Gölün çevresinde serpantin (yılan taşı) ve kalkerden yapılmış kayalıklar vardır. Serpantin, metamorfizma ile oluşan kristal bir kayadır. Kıyılarda alüvyonlu düzlükler, güney taraflarda çok büyük olmayan tuzlu su alanları vardır.Salda Lagünü’nün çevresi, oradakilere Maldivler’deymiş gibi hissettiren ince kumlu plajlarla kaplıdır.
Gölün suyu çok temiz
Gölün su kalitesi, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye Halk Sağlığı Vakfı tarafından yaz aylarında iki haftada bir numune alınarak sürekli olarak kontrol edilmektedir. Bu kontrollerde Salda Gölü çevresindeki plajlar tam puan alıyor. Göl çevresindeki Orman Plajı, Belediye Plajı ve Doğan Baba Halk Plajlarında kıyıdan fazla uzaklaşmadan belirlenen güvenli sınırlar içinde kalmak koşuluyla denize girilebilir. Yuvarlak bir şekle sahip olan bu derin gölün sularının oldukça temiz olduğunu ve rahatlıkla yüzebildiğini söylesek de iyi yüzme bilmeyenlerin dikkat etmesi gerekiyor. Göle girenler, yumuşak bir çamur tabakasıyla karşılaştıkları için biraz ürkütücü gelebilir. Gölde yüzmenin tehlikelerinden biri de bir anda derinlere inebilmesi ve dip kumlarının bazı kısımlarda çok aktif olması ve bataklık etkisi yaratmasıdır. İyi yüzebilenler bile can güvenliği için kıyıdan fazla uzaklaşmamalı ve suya tek başına girmemelidir.
konaklama seçenekleri
Salda Gölü, tatilini kalabalık plajlardansa sakin ve huzurlu bir gölde geçirmeyi tercih edenler için mükemmel bir alternatif. Türkiye’nin temiz havası, lagünü çevreleyen ormanları, beyaz kumlu plajları ve temiz sularıyla Maldivler olarak adını duyurmasına şaşmamalı. 1989 yılından itibaren Salda Gölü ve çevresi I. Sınıf Tabiatı Koruma Alanı ilan edilmiştir. Bilindiği üzere korunan alanlarda yapılaşmaya izin verilmemektedir. 1992 yılında halen koruma alanı kapsamında olmasına rağmen, koruma derecesi düşürülerek yapılaşma sınırlı da olsa kısıtlanabilmektedir. Ziyaretçiler dilerlerse çadır kamplarında kalabilirler. Tatilini çadırda geçirmeyi tercih edenler, Yeşilova Belediyesi tarafından işletilen belediye plajının çevresine kurulan çadırları kiralayarak ya da kendi çadırlarını kurarak kamp yapma imkanı buluyor. Kendi çadırını kuranlardan herhangi bir ücret talep edilmemekte ve çadırlara elektrik verilebilmektedir. Tatilciler çadırların dışında bungalov kiralayarak da tatillerinin tadını çıkarabilirler. Bungalovlar, göle 50 metre mesafede bulunan yatakları, tuvaletleri ve banyoları olan güzel ahşap evlerdir.
Barbekü ve kamp ateşinin büyüsü
Mahalle sakinleri belediyeye bağlı firmalardan alışveriş yapabileceği gibi Yeşilova ilçe merkezini de tercih edebilir. Kamp alanında ateş yakılmasına ve barbekü yapılmasına da izin verilmektedir. Çadır kiralama ücreti Haziran 2017 – Ocak 2018 arası günlük 30 TL’dir. Bungalovlar 75 TL’dir. Kamp yapmanın en keyifli yanı geceleri kamp ateşi yakıp bir araya gelip eğlenmek. Kamp alanında göletler, soyunma kabinleri ve barbeküler kullanıma hazırdır. Bir diğer kamp seçeneği de Salda’daki Doğal Ormanlar Dairesi. Burada kalmak isteyenlerin kendi çadırlarını getirmeleri gerekmektedir. Burada çadırların elektriği tesisten alınabiliyor. Kordonla çevrili ve güvenlik önlemleri alınmış bu bölgenin plajında, mavi ve yeşilin dinlendirici tonları arasında unutulmaz bir tatil geçirme imkanı var. Restoranlar, büfeler ve piknik masalarının bulunduğu kamp alanı mükemmel bir tatil ortamıdır. “Çadır bana göre değil, çadırda rahat olamam, bungalov istemiyorum, daha fazla konfora ihtiyacım var” diyenler için göl kenarında bir otelde konaklama seçeneği de bulunuyor. Gölün eşsiz doğasını bozmayan otel, konukların dinlenebileceği ve kışın kayak yapmak isteyenlere hizmet vermeye devam eden bir tesistir.
Mars ve çamur banyoları ile benzerlikler
Beyaz kumlu güzel bir plaja sahip olan Salda Gölü’nün kaya yapısı eldeki verilerle karşılaştırıldığında Mars’a benzediği ortaya çıkıyor. Ziyaretçiler bu plajlarda çıplak ayakla yürümekten keyif alıyor. Mars benzeri arazisi, toprağı ve kayaları olan bir başka yer de Kanada. Kaya, magnezyum açısından zengin bir karbonat türü içerir. Bu tür kayalar Mars’ta da bulunur. Benzerlik doğal olarak Salda Gölü ve çevresinde dünya dışı yaşam olasılıkları bulmaya çalışan araştırmacıları cezbediyor. Cennetten bir köşe olan Salda Gölü’nün berrak sularında yüzmek ve sahilde yürüyüş yapmak dışında yapılabilecek başka aktiviteler de var. Göl çevresinde spor aktiviteleri yapabilen tatilciler çamur banyosu yapabilirler. Göl suyunda bulunan magnezyum, çamur ve soda şifa taşır. Gölün hem suyunun hem de çamurunun bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği söyleniyor. Göl henüz birkaç yıldır bilindiği için ziyaretçi sayısı fazla değil.Diğer tatil beldelerine göre gelenler daha temiz bir çamur havuzu ile karşılaşacaklar. Ziyaretçiler bu deneyimi denemeden dönmemeli. Göl çevresinde yapılan deve gezintileri de tatilcilerin ilgisini çekiyor.
Bisiklet turları ve kuş gözlemciliği
Kampçıların yapabileceği bir diğer aktivite ise bisiklet turları. Kendi bisikleti olmayanlar Yeşilova Halk Plajı’ndan bisiklet kiralayabilirler. Tatilini Salda Gölü’nde geçirenler, kuş gözlemciliği yapılabilecek alanların olduğunu unutmamalıdır. Salda Gölü havzasında 110 kuş türünün bulunması bölgeye kuş gözlemciliği açısından ayrı bir önem katmaktadır. Bu türlerin 75’i, Avrupa’da kurulan ve kısaltması Berne olan Yaban Hayatı ve Habitat Koruma Sözleşmesi tarafından korunmaktadır. Türkiye bu anlaşmaya 1984 yılında katılmıştır.
Yapacak çok şey olduğu için Salda Gölü’nde yapılmaması gereken şeylerden biri de balık tutmak. Balık tutmayı sevenler için üzücü bir haber olsa da Salda Gölü’nde balık tutmak yasak. Gölde ve çevresinde çok sayıda bitki ve hayvan yaşamakta olup, göle özgü yosun ve otlu balıklar gibi 4 balık türü bulunmaktadır. Bu bakımdan gölün doğasının korunması önemlidir.
Miami sahillerini ve Maldivler’i anımsatan muhteşem kumsallarda ve lagün kıyılarında mavi ve yeşilin tonlarının tadını çıkarırken, sularda güneşlenip serinlerken bol bol fotoğraf çekmeyi ve paylaşmayı da ihmal etmeyen tatilciler sosyal medyadaki paylaşımlar Salda Gölü’nün tanıtımına büyük katkı sağlıyor. Burdur’un Yeşilova ilçesi, gölü sayesinde tam bir turizm beldesi haline gelmiş ve her mevsim çok sayıda ziyaretçi çekmeye devam etmektedir. İşletmeciler bu durumdan memnun olsa da bazı tesislerin arıtma sistemleri yeterli değil. Yeterli önlemler alınmazsa ve göle katılan derelerdeki atık su deşarjlarının takibi yapılmaz ise zamanla kirlilik artacak, sorunlar baş göstermeye başlayacak ve Salda Gölü’nün çekiciliği azalacaktır. Bu ihtimal göz ardı edilmemelidir.
yazar:Özdaş süpervizörü
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]