Çoğu öğrenci derslerinde başarılı olmak istese de başarılı olamamaktadır. Buna aile ve çevre baskısı da eklenince öğrencinin omuzlarına çok büyük bir yük biniyor. Akademik başarıya ulaşmada öğrencinin hedefleri olması ve kendisinin inandığı hedeflere ulaşma hedefine ulaşması gerektiğini bilmek. Öğrenci ne için çalıştığını bilmiyorsa bu durum ne yazık ki öğrenciyi derse motive etmekten alıkoyacaktır. Öğrenci kendine güvenmeli, başarısını sürekli artırmayı hedeflemeli ve kendine inanmalıdır.
Eğitimde başarıya ulaşmak için bir öğrencinin başarılı olmaya odaklanması ve başarıya ulaşmak için ısrarcı olması çok önemlidir. Kişinin başarılı olabilmesi için yetenek ve becerilerinin artması ve olumlu yönde ilerlemesi, onun eğitimdeki akademik başarısını da göstermektedir.
Bireylerin zihinsel gelişim düzeylerine baktığımızda her yaş grubunun kendine has gelişim evreleri vardır. Ancak bu bazen arkadan veya önden takip edebilir. Örneğin 6-7 yaş civarında yavaş yavaş okuma yazma öğrenmeleri beklenirken, bazı çocuklar 5 yaşında okuma yazma öğrenebilirken bazıları 5 yaşında hiç öğrenemeyebilir. 8-9. Olgunlaşmakta geç kalmamak, yaşıtlarına eşit veya daha yüksek bir yeteneğe sahip olmak da bir başarı kriteridir. Aynı zamanda sadece bilişsel gelişimde değil, sosyal gelişimde de başarıya ulaşmak gerekir. Oyun oynamak, takım oluşturmak, aile içinde ahlaki değerleri öğrenmek gibi sosyal hayatın kurallarını öğrenmek ve uygulamak bireyin birinci şartıdır.
Öğrenci başarısını etkileyen birçok faktör vardır. Bunlardan bazıları,
-Öğretmen,
-Babalar
-Okul yönetimi
– öğrencinin katıldığı kişi,
Arkadaş çevresi
Öğrencinin becerileri, ilgi alanları vb.
Okulda başarılı olabilmesi için özellikle öğrencinin dersi dinlemesi ona büyük katkı sağlar. Ancak oldukça karmaşık bir süreç olan öğrenmede aktif dinleme tek başına yeterli değildir. Öğrenci de derse katılmak zorundadır. Mevcut eğitim sistemi zaten yapılandırmacı yaklaşımı benimsemiştir. Yapılandırmacı yaklaşım, dersin merkezinde öğretmenin değil, öğrencinin olmasını ister. Böylece öğrenci sadece problemi değil problem çözme aşamalarını da öğrenmiş olacaktır.
Öğrenciyi derse dahil etmenin belirli yolları vardır. Yaşa uygun oyunların eklenmesi ve akademik olarak dersin daha eğlenceli hale getirilmesi öğretmene bağlıdır. Öğrencilere eğlenceli görevler verilerek daha başarılı olunmalıdır.
öğrencinin velisi, Öğretmenle sürekli işbirliği içinde olmalısınız. Öğrenci eve geldiğinde mutlaka gününün nasıl geçtiğini ve o gün ne yaptığını sormalıdır. Toplantılara katılmalı, öğretmenin sınıfla olan sorunlarını dinlemeli ve öğretmenin bu sorunları birlikte çözmesine yardımcı olmalıdır. Velilerin öğrenciye olan bu ilgisi daha ileri çalışmalara yol açacaktır. Çünkü bilecek. Veli okulla sürekli iletişim halindedir.
Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde öğrenci başarısı kaçınılmaz olarak artacaktır. Öğrenci-öğretmen-veli üçlüsünü birlikte gerçekleştirmek, yukarıda açıklandığı gibi başarının anahtarıdır.
Aile ile öğrenci arasındaki iletişim nasıl olmalıdır?
Eğitim ailede başlar ve okullarda devam eden ömür boyu devam eden bir süreçtir. Bireyler için eğitim sürecinde en önemli görev ailelere düşmektedir. Okul ve aile arasında yeterli ilişki ve birlik varsa, okulun başarı düzeyi yükselir ve eğitimin kalitesi o oranda yükselir. Daha sağlıklı ve verimli bir eğitim süreci için ailelerin okul ilişkilerine önem vermesi gerekmektedir. Okullar, çevrelerindeki toplumun ihtiyaçlarına göre bireyler yetiştirirler. Okullar, toplumun gereksinimlerini karşılayabilen, toplumun gelenek ve göreneklerine uygun bireyler yetiştirir. Etkili bir okulun içinde yaşadığınız toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için, içinde yaşadığınız toplumu ve ebeveynleri tanıması gerekir.
Öğrencilerin eğitiminde sadece okul değil, aile de önemli rol oynamaktadır. Okulda kazandırılan bilgi ve beceriler ailede sürekli deneyimlenir ve çocuk yaşamının büyük bir bölümünü ailede geçirir. Okul ve aile arasında tutarlılık olması gerektiğinden, okulda edinilen bilgi ve becerilerin evde pekiştirilmesi ve geliştirilmesi gerekir. Aile, bunlara eklemeler yaparak çocuğun okul başarısını da etkileyebilir. Çocukların okulda ve okul dışında geçirdikleri süreye baktığımızda en az 4-6 saatin okulda geçtiğini görüyoruz. Buna göre okul dışındaki zamanı iyi kontrol etmek ve öğrencinin kendi yeteneklerini geliştirmesini ve yeni kazanımlar elde etmesini sağlamak gerekir. Öğrenci ailelerinin okuldan haberdar olması ve okul ile aile arasındaki ilişkilerin koordineli olması da bu açıdan önemlidir. Okulda verilen hizmet ne kadar iyi olursa olsun, ailelerde ikirciklik olunca başarı ne yazık ki düşüyor.
Eğitim sürecinde her çocuk aynı şekilde ve aynı teknikle öğrenemez. Çünkü bireysel farklılıklar ve çocuğun içinde yaşadığı aile koşulları, sosyal ve kültürel özellikleri farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle öğretmenlerin öğrencilerini yakından tanımaları ve özelliklerini iyi bilmeleri gerekmektedir. Bunun için aile ile sürekli iletişim halinde olmak gerekir. Öğrenciyi tanımak ve etkili bir eğitim verebilmek için ailenin eğitim sürecine dahil olması ve aile ile birlikte karar vermesi gerekir. Aile ile sürekli ve düzenli iletişim kurmak gereklidir. Böylece aileler çocukları ile iletişim becerilerini geliştirmekte ve onlarla doğru iletişim kurmaktadır.
Ailenin eğitim hayatına etkisi ve öğrenci başarısındaki önemi üzerine birçok çalışma yapılmıştır. Bu araştırma sonucunda birçok ülke aile katılımının eğitim hayatı ve başarısında önemli olduğu gerçeği doğrultusunda eğitim programlarını yeniden düzenlemiştir. Ailenin okul ilişkilerine katılması için eğitim programlarına yeni uygulamalar eklenmiştir. Bilinmelidir ki, Aile-Öğretmen Birliği, veli-çocuk görüşmeleri ve veli-veli toplantıları çok önemlidir.
.
Eğitim sürecinde okul ve aile işbirliği olmalıdır. Çünkü,
1. Okullarda uygulanan eğitim ve öğretim programlarını geliştirmek ve etkinliğini artırmak.
2. Ebeveyn katılım düzeyini artırmak ve çocukları ile ilişkilerini artırmak.
3. Velilerin okul yönetimini desteklemesini sağlayın.
4. Öğrencilerin başarı düzeylerini ve aldıkları eğitimin kalitesini yükseltmeyi amaçlar ve ailenin bu konuda tamamlayıcı bir unsur olması beklenir.
Öğrenci başarısızlığının en büyük nedenlerinden biri velilerin öğrencilere karşı ilgisizliğidir. Bir çocuk ev ödeviyle baş başa kaldığında ve ne yapacağını bilemediği zaman ebeveynler yol göstermelidir. Ailenin çok çalışması, ekonomik sorunlarının olması ya da derslerine yardımcı olacak yeterli eğitiminin olmaması öğrenci için sorun yaratabilir. Bu sorunu çözmek için bir okul rehberlik öğretmenine danışmak gerekir.
Veliler, öğrencilerini derslerinde desteklerken aynı zamanda onları çalışmaya motive etmeli ve teşvik etmelidir. Bu sayede öğrenciler keyifle ders çalışacaklardır. Örneğin bazı konuları şarkı söyleyerek çalışmak, bazı derslerde çalışma kartları hazırlamak, öğrenciyle vakit geçirdiğinize ve eğitim-öğretim faaliyetlerinde yükün sadece ona yüklenmediğine işaret eder. Öğrencinin sorumluluklarının bilincinde olması ve sorumluluklarını yerine getirirken aile desteği alması öğrenci performansını artıran unsurlardan biridir. Okurken hatalar için komutları yeniden okuyun, yazarken daha küçük veya daha büyük yazın, kontroller yapın ve süreçteki hataları göstererek öğrencinin daha dikkatli olmasını sağlayın. Aynı zamanda öğrenci yalnız olmadığını bilirse daha mutlu ve rahat ders çalışacaktır.
yazar:Soner Bahçe
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]