Fiiller, eylem (fiil) anlamı taşıyan fiillerden türemiş sözcüklerdir, ancak fiillerin tüm özelliklerini taşımazlar ve olumsuz ekler dışında fiiller gibi kişi ekleri veya zaman ekleri alarak çekimlenemezler. Ad cümlelerinde yardımcı fiil eki ile yüklem olabilirken fiil cümlelerinde yüklem olamaz. Fiiller, fiillere eklenen ve cümlelerde isim, sıfat veya zarf şeklinde geçen “yapıcı eklerden” oluşur.
İsim fiilleri:
Fiil ve isim özelliklerini içeren ulaçlara yalın fiil denir ve “-ma (-me), -mak (-mek), -is”: “Çocuk okumayı öğrendi” eklerinden oluşur. “,” Bu akşam maça gitmek istemiyorum. “,” Dokunduğu her şeyin altın olmasını istiyor. Burada belirtmek gerekir ki, isim fiil eki olarak kullanılan -is eki, isim fiile yaklaşan ve türeten bir ek olan -is eki ile karıştırılmamalıdır. Örneğin, “Görünüşünü çok beğendik.” Cümlede -iş ekinden aday fiil oluşturulurken “gözleri hasretle bakar.” Bir cümlede fiil, -is eki olan bir fiilden türetilmiştir.
Yine bir yalın fiil eki olan -ma, olumsuz bir ek olan -ma ile karıştırılmamalıdır. Orhan sahilde koşmayı sever. Sonra aday fiil türetilir, ancak “Koşma!” -ma olumsuz bir ek işlevine sahipken, işlem yapılacak fiil fiil olarak kalmıştır. “Seninle konuşmamayı tercih ederim.” Cümlede olduğu gibi gitmemek, konuşmamak, yapmamak, gülmemek gibi fiillerde de birinci olumsuz ek -ma (-me) ve ikinci olumsuz ek -ma (-me) gelir. Bazı kelimelerde, aday fiil kalıcı bir isim haline gelir. Örneğin, “Yazın her gün dondurma yeriz.” Bir cümlede, dondurma kelimesi bir fiil değil, kalıcı bir isimdir. Yalın fiiller, diğer bitişik öğeleriyle birlikte, “Avlanmak onu mutlu etti” der. Cümledeki gibi bir “yan cümle” oluştururlar.
Sıfat fiilleri (ortak):
Sıfat fiiller bir yandan fiilin anlamını taşırken diğer yandan kendilerinden sonra gelen ismi nitelerler. Yani bir eylemi, nesneyi veya hareketi ifade ettikleri için fiil özelliği taşırken, bir ismi niteledikleri için sıfat özelliği de taşırlar. “Sokakta koşan çocukları izliyordu.” Cümlede olduğu gibi fiillere -an, -asi, -mez, -ar, -di(k), -ecek, -miş, -di(dı) ekleri getirilerek türetilir. “Kids run” ifadesindeki “koşmak” sözcüğü, bir eylemi bildirirken çocukları koşmayan çocuklardan ayıran bir sıfat fiildir.
Sıfat fiilleri, onları bir ismin sıfatları olarak kullanarak sıfat tümceleri şeklinde yan tümceler oluşturur. Sıfat fiillerin dönüşlü fiillerle karıştırılmaması için ek alan fiilin asıl veya yan tümceyi ifade edip etmediğine ve sıfat görevi yapıp yapmadığına bakılır. Örneğin, “Bu kız akşama kadar çalışıyor.” Cümledeki “yönetmek” sözcüğü bir yan tümce oluşturmadığı ve bir ismin sıfatı olmadığı için fiil değil, fiil çekimidir.
Sıfat fiilleri, arkalarından isim gelmediği takdirde anlamlarını yitirir ve kavramsal hale gelirler. Bu kelimelerin kalıcı isim olup olmadığı, aday fiillerde olduğu gibi olumsuz bir ek alma olasılığı göz önünde bulundurularak anlaşılabilir. Bir kelime olumsuz yapılabiliyorsa fiil, yapılamıyorsa isimdir. Örneğin, “İşe giderken bir tanıdıkla karşılaştık.” Cümlede bu kelime bir fiil değildir, çünkü “bilmek” söylenemez.
Hareketler:
getirilen -e, -esiye, -ip, -madan, -ince, -ken, -ince, -erek, -mez, -ir, -zaman, -eli, -mesiz, -cesine gibi eklerle Kök veya kök fiiller Fiilin durumunu veya zamanını bildiren, geçmiş-fiil eki almayan ve yan tümce oluşturan sözcüklere zarf fiilleri (bağ-fiil, zarf-fiil) denir. Örneğin, “Sahilde otururken aklıma geldi.” Daha sonra fiil, önce mareşal, ardından ulaç (-ken) ekini alarak zarf halini almıştır. Odaya girer girmez bağırmaya başladı. Cümlede, “Bir tabure çıkardı ve oturdu.” Bir cümlede, bir durumu bildiren zarflar genellikle “ne zaman?” Ve nasıl? sorularınızın cevabıdır. Bazıları “Bahçede çok eğlendik, arkadaşlarla gittik” diyor. Cümledeki gibi kalıcı zarflara dönüşürler. Öte yandan, bazı zarflar, “dondurmak, süpürmek” gibi, onları takip eden fiillerle ikili bileşik fiiller oluşturur.
kaynak:
– Nasrin Bayraktar, “Türkçe Telaffuz,” Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, (2004).
yazar: Juni Saraoğlu’nu aç
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]