Sıvı-elektrolit bozukluklarında hipovolemi tedavisi başarılı sonuçlar verir mi? ” YerelHaberler

Azalan kan hacmiCerrahi ve yoğun bakım hastalarının büyük çoğunluğunun karşılaştığı bir durumdur. Kan dolaşımındaki sıvı hacminin azalması sonucu ortaya çıkan ve müdahale edilmediği takdirde kronikleşen bir hastalıktır. Hasta uzun süre yatalak kalırsa enfeksiyon oranı çok yüksektir. Hipovolemide hücre dışı sıvı hacmi azalmasına rağmen, plazma sodyum hacmi azalabilir veya artabilir. Bunu daha net ortaya koyabilmek için tıbbi bir aritmetik işlem kullanılır. Bu hesaplama, hastadaki hipovolemi derecesini daha net belirlemek için kullanılır. Mevcut hastanın ağırlığını önceki hastanın kilosundan çıkarın ve 100 ile çarpın. Bu işlem hastanın önceki kilosuna eşdeğerdir. Sonuç olarak kayıp %5’in altında ise hafif hipovolemi, %5-10 arasında ise orta ve şiddetli hipovolemi tanısı konur. Peki hipovolemiye ne sebep olur?

Bu hastalık vücuttan aşırı sıvı kaybı sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Bu, yetersiz sıvı alımı, dengesiz beslenme, elektrolit eksikliği, kusma, ishal, peritonit, ciddi yanıklar, kanama, terleme, yutma güçlüğü ve elektrolitsiz solüsyonların intravenöz uygulanması ile sonuçlanabilir. Belirti ve bulgular İdrarda üre ve kreatin artışı, idrar yoğunluğunda artış, göz kuruluğu ve yağlanma, kilo kaybı, anoreksiya, hızlı ve zayıf nabız, ortostatik hipotansiyon, hipotansiyon ciltte şişme, sürekli uykululuk hali, somnolans, bilinç kaybı, böbrek yetmezliği, soğuk algınlığı . Ve cilt nemlendirilir…sonuçlarla birlikte. Bir hemşirenin hastaneye ilk geldiğinde bunu fark etmesi çok yaygındır. Derhal devreye girerek istikrarlı seviyeler sağlamayı amaçlar.

tedavi türü ve bakım önerileri;

Burada tek bir amaç var. Kaybedilen sıvıları yerine koyarak hipovolemiden kaynaklanan komplikasyonları önlemeye çalışın. Bunu göz önünde bulundurarak alınacak önlemler;
– Hastanın bilinç bozukluğu varsa şokları önlemeye çalışır. Ayrıca düşme, bayılma gibi travma yaratan darbelere karşı önleyici tedbirler alınmaktadır.
– Ağız kuruluğunun ortaya çıktığı hastalıklarda, ağzın nemli kalması için ağız bakımı yapılır.
– Kanamaya bağlı hipovolemik şok durumunda hemen kan transfüzyonu yapılır.
Sıvı kontrolünün kesintiye uğramaması için hastanın ailesi ve kendisi eğitilir.

– Hasta ağızdan beslenebiliyorsa sıvı alımı arttırılır. – Ağızdan beslenmesi mümkün değilse damardan %0,9 sodyum klorür ve %0,5 dekstroz solüsyonu veya Ringer laktat solüsyonu verilerek sıvı dengesinin sağlanması sağlanır.
Hastanın sıvı alımı, attığı sıvıyı kontrol ederek kontrol edilir.
– Hastanın kilosu, laboratuvar sonuçları, bilinç durumu ve tüm yaşamsal bulguları yakından izlenir.
– Cildin nemlenmesi kuru ciltlerin sağlayıcısıdır. – Hastanın pozisyonu iki saatte bir değiştirilir.

kaynak:
sağlıklıgünler.com

yazar: Sona Korkmaz

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın