Rose, Spartalılarla özdeşleştirilir. Şehrin her adımında gül ve gül ürünlerini bulmak mümkün. Sokaklarında gül ürünleri satan dükkânlar var. Ulusal bayramlarda ve özel günlerde büyük araçlarda insanların üzerine gülsuyu serpilir. Isparta’ya gül kokan bir şehir demek doğru olur. Kent merkezinin yanı sıra Mayıs ayından itibaren bahçelerden gül kokuları yayılır. Bu güller pembe renkli olup yapma güllerdir. Güneş parlamaya başladığında güller toplanmaya başlar. Torbalara konularak gül yağı fabrikalarına sevk edilir. Bu fabrikalarda gülden birçok ürün yapılıyor. Gül ürünleri çok çeşitlidir. Bunlar: gül suyu, gül sabunu, gül kokulu tesbih, gül kokulu seccade, gül kolonyası, gül lokumu, gül reçeli, gül kremidir. Gül yağı pek çok kozmetik ürününün hammaddesi olarak kullanılmaktadır.
Isparta gülleri dünya gül yağı ihtiyacının %65’ini karşılamaktadır.
Gül, rengi, kokusu ve görüntüsü ile her zaman insanlığın ilgisini çekmiştir. Aşkın ve sevginin sembolü haline geldi. Tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. İbn Battuta seyahatnamesinde Anadolu’da ilk gül üretiminden bahsetmiştir. Edirne’deki kaynaklara gül üretildi. O zamanlar Osmanlı Devleti’nin sınırları çok genişti. Cermen Sancağı’nın Kazanlık ve Zağra nahiyelerinde üretilmiştir. Rus-Türk Savaşları sırasında Bulgaristan’da yaşayan ve gül endüstrisinde çalışan birçok kişi Anadolu’ya göç etti. Tarihsel olarak 20. yüzyılın başlarında Anadolu’da gül endüstrisi yeniden işlenmeye başlamıştır. Tarım Bakanlığı bu konuda ilk çalışmayı yaparak Anadolu’nun bazı illerine 100.000 adet gül fidanı dağıttı. Ancak kahkahalar her yerde ilerlemedi. Bunun nedeni yetersiz çekimdir. Hala hala. Bu anlamda başarılı olan şehir Sparta olmuştur.
Isparta’da gül ekiminin ve işlemeciliğinin başladığı tarih olarak 1900-1923 yılları verilebilir. Gülümsemek Sparta’da bireysel çabalarla başladı. Bireysel çabalar gösteren Sparta’nın en büyük mahallesi Yalvesi Medan Bey’in oğlu Mehmed İzzet Efendi’nin oğlu İsmail Efendi. İsmail Efendi büyük fedakarlıklar yaparak gül yetiştirmeye ve gül yağı üretmeye çalıştı. Kuşburnu ile ilgili en önemli konu gül yağı üretebilme özelliğidir. Gül yağı üretiminde başarılı olamayınca Anadolu’nun farklı yörelerinden gül yağı üretebilecek ustalar bulmaya başladı. Daha önce başarısız oldum. Sadece gül suyu üretebiliyordu. 3 yıllık ekinlerde gül yağı üretemeyince herkes tarafından tedirginlik karşılanırken, dördüncü hasat mevsiminde bu işin ustası Kaizanikli Pehlivan Ahmed’in yardımıyla gülyağı üretimine başlandı. Isparta’da gül yağının çıkarılmasıyla birlikte gül yağı geliştirilmeye başlandı. İsmail Efendi, Gülyağının kalitesini Tarım Bakanlığı’nda kanıtladı.
İsmail Efendi’nin hayali gerçek olurken Spartalıların nesiller boyu geçim kaynağı oldu. İsmail Efendi Avrupa’da gül tanıma sergilerine katılmıştır. Isparta’da gül üretimi giderek gelişmiş ve köylüler bahçelerinde gül yetiştirmeye başlamışlardır. Köylüler kendi imkanlarıyla gül yağı üretirken, 1935 yılında Ekonomi Bakanı Celal Bayar tarafından Isparta’da bir gül yağı fabrikasının temeli atıldı. 1936 yılından beri Gül Yağı fabrikasyon olarak üretilmektedir. Gülbirlik 1954 yılında kurulmuş olup katı gül yağı üretimine de başlamıştır. 1958’de İslamköy’de, 1968’de Aliköy’de, 1976’da Yakaören’de gül yağı fabrikaları kuruldu. Günümüzde Gülbirlik başta olmak üzere özel işletmelerde üretimine devam edilen gül yağı, dünyada gül sektöründe birinci sırada yer alıyor.
Gül kültürünün gelişmesinde en önemli isim olan İsmail Efendi, gül mevsiminde vefat etmiştir.
yazar: Sarpil Altunyay
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]