Psikanalitik teoride serbest çağrışım nedir? Nasıl yapılır? ” YerelHaberler

Danışanın seans sırasında aklına gelen her şeyi özgürce söyleyebildiği serbest çağrışım, psikanalitik terapinin birincil tekniğidir. Serbest çağrışım analitik iletişimde önemli bir rol oynar. Terapi sırasında, danışanlar terapist tarafından acı verici, aptalca, önemsiz, mantıksız veya alakasız olsa bile akla gelen her şeyi söylemeleri için teşvik edilir.

Serbest çağrışımdaki ana şey, danışanların duygu veya düşüncelerini sansür olmaksızın terapiste iletmeleridir. Ancak seanslar ilerledikçe durum böyle olmaz ve danışan bu kuraldan sapabilir. Belirli konular, kişiler veya olaylar hakkında konuşmayı reddedebilirler. Direnç gösterirler. Bu direnç, terapist tarafından serbest çağrışım sırasında tespit edilir ve hemen ardından yorumlanarak danışanın içgörü (perspektif) kazanması sağlanır.

Serbest çağrışım, danışanın bilinçdışı fantezilerine, çatışmalarına ve onları harekete geçiren unsurlara açılan bir kapı olarak kullanılan ana araçtır. Bu teknik, geçmiş deneyimlerin yeniden bir araya getirilmesini ve zaman zaman bloke edilen yoğun duyguların salıverilmesini sağlar. Bu yasaklanmış duyguların aniden ortaya çıkmasına katarsis, yani duygusal salıverme denir.

Serbest çağrışım sırasında terapistin görevi, bilinçsizce bastırılan materyali belirlemektir. Bir müşterinin mektubundaki çağrışımların sırası bile anlamlıdır. Bu sıra, istemcinin olaylar arasında nasıl bir bağlantı kurduğunu anlamak için işlemciye rehberlik edebilir. Çağrışımlardaki blokajlar ve bölünmeler kaygının kaynağına dair ipuçları verir. Bu durumda, terapist bu materyali yorumlamalı ve altta yatan dinamikleri göstererek danışana yeni bir içgörü vermelidir.

Danışanın serbest çağrışımlarını dinlerken, terapist yalnızca yüzeysel içeriği değil, aynı zamanda danışanın verilerindeki gizli anlamları da dikkate almalıdır. Bilinçaltına özgü bu farkındalığa “üçüncü kulakla dinlemek” denir. Bir danışanın seansta söylediği hiçbir şey yüzeysel değildir. Örneğin; Dil sürçmeleri, ifade güçlüğünün yanı sıra iç çatışmaların bir sonucu olabilir. Unutulmamalıdır ki, danışanlar özellikle konuşmadıkları konular kadar, tartıştıkları konular konusunda da nettirler.

Son olarak, psikanalitik kuram bazı yaklaşımlar öne sürse de danışanın çağrışımlar aracılığıyla söylediklerini kendisinin keşfetmesi ve gerçekleştirmesi beklenir.

kaynak:
Corey J. Teori ve Psikoterapi Uygulaması, Metis Yayınları 2008

yazar: Aydın lalesi

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın