Çok işlevli polimer sistemleri «YerelHaberler hakkında bilgiler

Günümüzde tıbbi cihaz üreticileri, her bir terapötik ajan için farklı bir polimer sistemi kullanarak ilaç verme ve diğer terapötik ürünler üretmektedir. Ayrıca kullandıkları aktif maddeleri de üretim esnasında polimere katmak zorundadırlar. Bu yöntem, aktif maddenin bozunmasına ve ayrıca potansiyel polimer üretim sorunlarına neden olabilir. Akron Üniversitesi’ndeki (Ohio, ABD) Polimer Bilimi ve Polimer Mühendisliği Koleji’ndeki araştırmacılar tarafından geliştirilen çok işlevli bir polimer sistemi bu sorunları çözüyor gibi görünüyor. Araştırmacılar tarafından sentezlenen çok fonksiyonlu polimer sistemine ilaçlar, biyolojik materyaller, vitaminler ve terapötik materyaller gibi bir takım kompozit ürünler aynı anda eklenebilmekte ve böylece üretim süreci büyük ölçüde basitleştirilmektedir.

Bu polimerin sentezi, polilaktik asit, biyomalzemeler ve biyolojik olarak parçalanabilen polyester sentezinin tüm uygulamalarında kullanılan halka açma polimerizasyonu için geliştirilmiş yeni bir başlatıcı sistem ile mümkün olmaktadır. Laktik asit, kaprolakton, amino asit bazlı benzil korumalı glutamik asit gibi hem gergin hem de üçlü bağlara sahip dibenzycycloccutane adlı kimyasal yapıya sahip polimerik sistemlerle uyumludur. Bu yeni başlatıcı sistem, farklı polimerlerle çalışmanın yanı sıra, elektrik pimi liflerinin üretimi gibi tipik olarak çok düşük akım ancak çok yüksek voltaj kullanan bir üretim yöntemiyle de uyum içinde çalışır. Normalde yüksek enerjili veya gerilmiş bir polimer bu üretim sürecine dayanamazken, bu yeni başlatıcı sistem kullanılarak bir polimer yapısı oluşturulduktan sonra, nanofiber keçeler gibi yapılar oluşturmak ve daha sonra işlev görmesi için polimer sistemine biyoaktif malzemeler eklemek mümkündür. Mikron ve nanoliflerin üretilmesini sağlayan elektrospinning yöntemi, Türkiye’de Sabancı Üniversitesi’nde yıllardır araştırılan ve farklı sistemlerin oluşturulmasına olanak sağlayan bir yöntemdir. Profesör. Burak Erman ve Prof.Dr. Yusef Mencieloğlu bu alanda önemli araştırmalar yapmıştır.

Bu kombinasyon ürünleri tipik olarak peptitlerin, karbonhidratların, ilaçların veya ön ilaçların imalattan önce bir polimer yapısına dahil edilmesiyle oluşturulur. Bununla birlikte, çoğu polimerizasyon işlemi, ısı ve çözücüler gibi sertleştirme maddelerine zarar verebilecek adımlar gerektirdiğinden, üreticilerin dikkatli olması ve üretim sürecini kontrol etmesi gerekir. Aksine, yeni geliştirilen bu sistemde, polimer elektrospinning işlemi kullanılarak üretilebildiğinden, stresli reaktif gruplar bu işlemin sonunda aktif kalmaktadır. Bu nedenle, nihai yapının üretilmesinden sonra, tüm üretim sürecini daha pahalı hale getiren en pahalı kısım, peptid, karbonhidrat veya nükleik asit molekülü gibi birçok biyoaktif tür eklenebilir.

Akron’daki bilim adamları, yara bakım pansumanları gibi tıbbi cihazlar üretmek için geliştirilen elektrostatik iğne teknolojisini kullanan bu yeni polimer sistemi kullanarak yapay kan damarları oluşturmanın ilk aşamalarındalar. Nanolifler kullanılarak yapay kan damarlarının geliştirilmesinde gerçek klinik başarı elde edilmiş olsa da, anjiyogenezi hızlandıran peptitler ve agregat ajanlar gibi oldukça hassas malzemeler içeren yapay damarların üretimi, rejeneratif tıbbın karşılaştığı en büyük zorluklardan biri olmaya devam etmektedir. Ancak yeni geliştirilen çok işlevli polimer sistemin bu süreci hızlandırdığı görülüyor.

yazar: Anais Ecker

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın