Eğitim, çocukluktan itibaren bireylerin bilgi ve becerilerinin şekillenmesinde etkilidir. Eğitim ortamı ve programı, bireylerin sosyal hayata hazırlanmasını sağlar. Bireylere verilen eğitimde gelişen toplumsal koşullar, eğitim sistemi, bilginin eğitimde kullanıldığı kurumlar gibi kurumlar nedeniyle zaman içinde eğitim programlarında değişiklikler meydana gelmektedir. Bu değişiklikler yapılırken, bu değişikliklerin öğrencilere nasıl fayda sağlayacağı, neden değişikliğe ihtiyaç duyulduğu ve müfredat değişikliklerinin öğretmenler için ne gibi sorunlara yol açabileceği gibi dikkate alınması gereken daha hassas konuların bazıları göz ardı edilmemelidir.
Eğitim, bireyin çocukluktan itibaren sosyal bir varlık olarak yetişmesini sağlar. Kişi, toplumdaki rollerini ve statülerini benimserken sorumluluk almayı, paylaşmayı ve başkalarına saygı duymayı öğrenir. Aynı zamanda insanlar, eğitim yoluyla birey olarak kariyerlerine ve topluma fayda sağlayacak beceriler kazanırlar. Bazı bireyler okullarda eğitim alırken, bazı bireyler ise okul dışında eğitimlerine devam etmektedir. Öğrenme belirli bir süre ile sınırlı değildir. Öğrenme, yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Eğitim kurumlarında bireyler sosyalleşmeyi tamamlayarak yeme, içme, uyuma dışında başarı, arkadaşlık, dostluk gibi sosyal davranışların kazanılmasını sağlarlar. Eğitim sayesinde birey hem gelişimini tamamlar hem de toplumun ilerlemesinde ve hedeflenen düzeye gelmesinde rol oynar. Eğitim, toplumların sorunlarının çözümünde ve dünya ülkelerinin gelişmişlik düzeyine ulaşmasında en önemli kurumdur. Bu nedenle toplumların ilerlemesinde ve modernleşmesinde eğitim çok önemlidir. Eğitim ve kültür ilişkisine baktığımızda, eğitimin gelecek nesillere kültür aktarımında yardımcı olduğu görülmektedir. Eğitimin kültürden etkilenmesi gibi kültür de eğitimi etkiler. Bu nedenle eğitimde toplumun kültürel değerlerinden izler bulunmaktadır. Bir toplumun eğitim yapısına bakarak da kültürel düzeyi hakkında bilgi sahibi olabiliriz.
Dikkate alınması gereken bir diğer unsur da öğrenme sürecinde gerçekleştirilecek eğitim etkinliklerinin ve eğitim sürecinde düzenlenecek programların belirlenmesidir. Toplumun ihtiyaçlarının bir kısmı eğitim yoluyla karşılanmaktadır. Aynı zamanda, eğitim diğer kurumlarla etkileşim içindedir. Bu şekilde, kişinin sosyal rolleri ve statüsünün paralel olmasını sağlar. Devlet politikalarının ve memurların arzu ettiği toplum modelinin uygulanması, eğitim verme ve öğretme işlevini yerine getirme ile gösterilir.
Eğitim, bireylerin yaşamları boyunca ihtiyaç duyacakları bilgi ve becerilerin bir kurum tarafından sistematik olarak sağlanmasıdır. Başka bir deyişle, bireylerin eğitimi toplumdaki kültürleşme sürecidir. Yaşadığınız toplumun kültürünü öğrenin ve gelecek nesillere aktarın.
Eğitim sürecinin sonunda bireylerin davranışlarında, tutumlarında ve ahlaki standartlarında bir değişiklik olması beklenir. Eğitim, bireyin doğumundan ölümüne kadar olan süreçte gelişen bir olgudur.
Türk eğitim sistemine baktığımızda belli özellikleri olduğunu görüyoruz. Sistemin çalışması için alt sistemlerin de iyi çalışması gerekir. Ülke genelinde ilerleme bekleniyorsa, genel olarak iyileşme olması için yerel olarak iyileştirme yapılmalıdır. Ayrıca alt sistemlerden birinin düzensiz çalışması tüm sistemin çalışmasını engeller. İlköğretim düzeyinde karşılaşacağınız herhangi bir sorun lise ve üniversitede mutlaka aksamalara yol açacaktır. Aynı zamanda alt sistemler sistemi ne kadar etkilerlerse etkilesinler aynı hedeflere sahip değillerdir, sadece alt sistemler sistemin asıl amacının gerçekleşmesini desteklemektedir. Aynı zamanda, alt sistemler birbirini etkiler. Burada bahsedilen özellikler eğitim sisteminin temel özellikleridir. Sistemin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için alt sistemlerin sürekli izlenmesi gerekmektedir.
Son yıllarda birçok ülkede izlenen eğitim programları ve öğrenen merkezli eğitim programlarında ülkemizde de birçok yenilik yapılmıştır. Çeşitli ders kitaplarındaki değişimlerin yapısal teoriye göre değerlendirilmesi kapsamında hazırlanan bu çalışmada, bu değişimler ve bu değişimlerin amaçları, özellikle yapısal teoriye göre değişimlerin nasıl ele alınacağı ve temel hedefler arasındaki benzerlikler eğitimden, derslerin içerik ve vizyonundan bahsedilmiştir.
Bu teoriye göre, bilgiyi nasıl kullanacağı ve yeni bilgiyi önceki bilgilerle nasıl yapılandıracağı (ilişkilendireceği) konusunda öğrenciye odaklanan, bilgiyi doğrudan bireye vermeye odaklanmayan bir program değişikliği vardır.
Küreselleşen dünyada teknoloji geçmişten geleceğe hızla ilerlerken toplumsal yapının gelişmesiyle birlikte insanların değerleri ve geleceğe yönelik planları da değişiyor. Bu değişimle birlikte sosyal bilgiler öğretim programının toplumda daha bilinçli bireyler yetiştirme ve içinde yaşadıkları kültüre ilişkin ortak bir bilinç oluşturma temelinde, karşılaşılabilecek sorunları ezberlemek yerine yaşayarak öğrenmeyi amaçladığı bilinmektedir. Günlük yaşamda karşılaşılan sorunlar ve bunların nasıl çözüleceği.
Yapılandırmacı model, her şeyi olduğu gibi kabul eden değil, verilen bilgilerin doğruluğunu ve akıl yürütmesini sorgulayan, eğitimde pasif değil aktif kalan bireyleri hedefler. Kısacası yapılandırmacı model, bilgiyi olduğu gibi kabul ederek değil, sorgulayarak ve tartışarak işlendiği ve organize edildiği bir modeldir. Yapılandırmacı model, esas olarak nesnel felsefenin ürünü olan davranışçı yaklaşım ve onunla birlikte gelen pedagojik yaklaşıma karşı doğmuştur. Yapılandırmacı modelin temelleri J. Piaget ve JS Bruner tarafından atılmıştır. 1990’larda J. Vygotsky ve VonGlaserfeld, yapılandırmacı paradigmayı savunan diğer önemli isimlerdi. Yapılandırmacılığın nesnellikten uzak olduğu görülmekte, aslında bilginin öğrenciye bağlı olarak var olabileceği söylenmektedir. Özellikle Kant ve Wittgeistein, bilginin hakikatten çok uzak olmadan zihinsel olarak öğretildiği bağlamla ilgilenirler.
Postmodern eğitim yöntemlerinden biri olup, öğrenme ve öğretme kuramlarının başında bilginin nasıl öğrenildiği ve öğrencinin yani asıl konunun nasıl daha etkili eğitim verilmesinde etkin olduğu yer almaktadır. Bu model, temel olarak bireylerin yaşamlarının tekdüze olmadığı için öğrenmenin tek yönlü ya da monoton, öğretmen odaklı bir anlatımla mümkün olamayacağı önermesine dayanmaktadır. Yapılandırmacı modelde asıl olan öğrencidir. Bireyin zihninde gerçekleşen ve iç dünyasında gelişen süreci kapsar. Bireyin zihnini boş bir levha olarak ele almak doğru değil. Birey bilgiyi öğrendiği bir süreçten geçer ve bu bilgi onun için bir sonuç değil, devam eden bir süreçtir. Birey öğrendiklerini ve dışarıdan aldıklarını anlayarak öğrenir. Yani birey bilgiyi olduğu gibi değil, algıladığı gibi öğrenir.
Yapılandırmacı teoride öğrenme ve bilgi:
Öğrenme aktif bir süreçtir. Yani öğrenmenin belli bir zamanı, yeri ve koşulu yoktur. İnsan hayatı boyunca yeni şeyler öğrenmeye devam eder.
• Bilgi, boş bir listeyi doldurmak gibi değil, algılar ve deneyimler temelinde öğrenilir.
• Bilgi keşfedilmez, üretilir. Başka bir deyişle, öğrenenler bilginin açığa çıkaranlarıdır. Bilgi, onu bulmanızı bekleyen bir yerde değildir.
• Kişisel taşıma bilgileri.
Öğrenme, dünyayı anlama sürecidir. Bireyin sorgulanırken bilgisine yeni bilgiler kattığı bir süreçtir.
Çağdaş eğitim anlayışı ve eğitimin genel amacına bakıldığında, toplumsal kuralları olduğu gibi kabul edip sürdürmek yerine, gelişime uyum sağlayan, sürekli ilerleyen, üreten ve çözüm üreten bireyler yetiştirmeyi amaçlar. Bu nedenle bireyin kendini geliştirirken topluma faydalı eylemlerde bulunması gerekmektedir.
Giderek küreselleşen dünyada pek çok değişimle birlikte ülkemiz de eğitimdeki değişimleri yakından takip etmektedir. Özellikle sosyal bilgiler programlarındaki değişimle birlikte öğrenenlere beceri, değer, sosyal ilişki ve iletişim kazandırılması temel unsurlardan biridir. Örneğin 21. yüzyılın ilk on yılına baktığımızda Avrupa sistemine yakın ve onun kurallarına uygun yeni düzenlemeler yapılmıştır. Ancak eğitimde öğretmenin söylediği, öğrencinin dinlediği bir öğretim sisteminden çok, öğrenen merkezli bir yapı yerleştirilmiştir.
Eğitimde yapılandırmacı model ile kısa süreli öğrenmeye odaklanma amaçlanır ve öğretmenin sadece rehberlik ettiği ve öğrencinin üretkenliğini sağladığı görülür.
yazar: Daha erken Para cezası
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]