Doğru iletişimin önemi ve iletişimle ilgili teoriler «YerelHaberler

telekomünikasyon; Alıcı ve gönderici arasındaki mesajın iletilmesi ile ilgilidir. Bu mesajın iletimi başarılı ve verimliyse, geçerli bir bağlantı sağlanmıştır.

İletişim ve bağlanma teorisi

İletişim, insanların birlikte yaşamaya başladıkları andan itibaren etkileşimde rol oynayan sembolik mesajların karşılıklı olarak iletilmesi yoluyla insanlar arasında bazı anlamların paylaşılması sürecidir. İnsanların birbirleriyle olan iletişimi sosyal hayatı oluşturan unsurlardan biridir. İnsanlar arasında karşılıklı temas varsa, insanlar arasındaki etkileşimden de söz edilebilir. Organik entegrasyon, toplumların ve insanların gelişimi için gereklidir.
Okullarda organik entegrasyonun sağlanabilmesi için toplumdan dışlanmış kişilerin olmaması gerekmektedir. Bu nedenle, sosyal gelişimin kaçınılmaz bileşeni iletişimdir.

Yanlış ve eksik iletişim toplumsal sorunları da beraberinde getirir. İletişim örgütün amaçlarına ulaşmasında en önemli unsurdur. Başka bir deyişle, örgütün belirli görevleri veya kararları iletişim kadar önemli değildir.

İletişim, bireylerin ortak motivasyonunu da etkiler ve böylece ders başarısını artırır. Öğretmen ve öğrenci arasındaki güçlü iletişim sayesinde bireylerin kendilerini ifade etmelerine katkısı da büyüktür.

Kişilerin iletişim becerilerinde özgüven ve öz algıları etkilidir. Kişiler kendilerini rahat bir şekilde ifade edebiliyorsa ve benlik algısı olumlu yönde şekilleniyorsa özgüvenle birlikte kişilerarası iletişim de olumlu yönde etkilenir. Öte yandan, kişilerarası etkileşimin kopukluğu, öz farkındalık eksikliği, ısrarcı yönelim ve kendini ifade etmede zorluklar gibi sorunlara yol açabilir. Bowbly, iletişim becerilerinin geliştirilmesinde geçmişteki ebeveynlerin bağlanma davranışına işaret eder, çünkü insanlar sosyal varlıklardır. Birey, aile içinde etkili bir etkileşime ve olumlu bağlanmaya sahipse, kişilerarası iletişimde güçlü ve sağlıklı bir bağ kazanır. Ancak ailede güvensizlik varsa ya da aşırı baskıdan dolayı bağlanma oluşmazsa ileride insanlara karşı güvensizlik ön plana çıkar. Birey, gelişim sürecinde anne babasına veya bir yakınına güvenlik, sağlık ve sadakat özelliklerini kazanırsa daha başarılı ve aktif bir birikim elde eder. Ancak kaçınan, güvensiz, çelişkili ya da düzensiz bağlanmalar söz konusu olduğunda ne yazık ki insanların iletişim becerileri gelişmiyor ve bu durum çoğu zaman tüm yaşamlarını etkileyebiliyor.

Bağlanma kuramına göre bireylerin olumlu ve olumsuz davranışlarının kazanılmasında geçmişin etkisi oldukça önemlidir. Psikososyal gelişim sürecinde güven duygusunun oluşması için çocuğun yanındaki kişinin kararlı ve ısrarlı davranması gerekir. Buble’a göre özgüveni düşük bir kişinin ve çevresinin faydalanması pek etkili olmuyor. Kişinin kendisine değer verildiğini hissetmesi ve toplumun iyiliği için bir şeyler yapabileceğini kabul etmesi de gereklidir. Sıklıkla şüpheci ve korkak kişiler kendilerini ifade etmekten çekinirler ve hata yapmaktan ve alay edilmekten çok korkarlar. Bu da antisosyal bireylere ve iş, okul ya da aile ortamında uyumsuzluklara neden olur.

Benlik ilişkisi ve iletişim

Kuşkusuz öğrenmeyi etkileyen birçok faktör vardır. Fiziksel ve psikolojik gelişim, psikolojik ve sosyal gelişim, aile, çevre, öğretmenler ve diğer faktörlerin hepsi öğrenmede çok etkilidir. Psikososyal gelişim sürecinde bireylerin sosyalleşme sürecinde daha uyumlu olmaları ya da iletişim becerilerinin sınırlı olması gibi kendilerini olumsuz etkileyen durumların ortaya çıkmasını sağlar.
Açıktır ki, öğretmenler öğrencileri tanıdıkları ölçüde daha üretkendirler. Bu bağlamda öğrencilerin performansı da artacaktır. Daha önce de belirtildiği gibi, psikososyal gelişimin aktif veya pasif öğrenci üzerindeki etkisi, sınıf içi ve müfredat dışı etkinliklerde kendini gösterir. Örneğin ergenlik döneminde bireyler akranlarıyla daha iyi iletişim kurarlar. Bireylerin arkadaşlarından olumlu ya da olumsuz etkilenmeleri oldukça önemlidir.
Bireylerin zihinsel, bilişsel ve sosyal gelişimleri iletişim becerilerini de etkiler. Aynı zamanda geçmiş deneyimler de insanların iletişim becerilerini etkiler. Çocuk sürekli engelleniyorsa ve kararını özgürce açıklayamıyorsa, ailede kazanılan bu konum okulda da devam eder. Bu durum öğretmen ve öğrenci arasında iletişim kopukluğuna neden olur.
Benlik saygısı, insanları sorunlara karşı daha dirençli hale getirmede ve sorunlarla baş etmede de etkilidir. Bir sorunla karşılaşıldığında kişinin kendisini etkilediği kadar benlik saygısının da kişilerarası ilişkilerde etkilendiği görülmektedir. Aynı zamanda bireyin kendisi ve çevresi ile dengeli kişilerarası ilişkiler kurabilmesi bu özelliklerin uyumuna bağlıdır. Bu bağlamda kişilerarası ilişkilerde yüksek ya da düşük benlik saygısı farklı içeriklere sahiptir.
İnsanların kendilerine verdikleri değere paralel olarak çevrelerindeki bireylere verdikleri değer de benzerdir. Kişi kendini bir başarısızlık ve yetersizlik hissettiğinde iletişim kurmakta zorlanır ve bu da bireyin kafasıyla ortak bir şeyler yapmasına engel olur. Örneğin eğitim kurumlarında uygulanan takım çalışması ve performans derslerinde birey kendini ve yeteneklerini kolayca ortaya koyamaz. İnsanlar arasındaki etkileşim ve uyumda sorunlar yaşanabilir. Aynı zamanda kişi ilişki tarzı bozukluğu, bağlanma ve güven sorunları söz konusu olduğunda sıklıkla salınımlar yaşar.
Öğrencilerin eğitimde orta düzeyde bir kaygıya sahip olmaları sorumluluklarının farkında olmalarında, derse olan ilgilerinde ve gelecek planları yapmalarında olumludur. Bu konuda aileler ve öğretmenlerle sık sık fikir alışverişinde bulunulmaktadır. Öte yandan kaygı yüksek ve aşırı ise öğrenmeyi olumsuz etkiler. Kişide sürekli psikolojik rahatsızlıklara, hayata ve olumsuzluklara karşı karamsarlığa neden olur.

Kişilerarası iletişim becerilerinin ilişkisi

İletişim becerisi sadece birbiriyle etkileşim kurmaktan ibaret değildir. Bireylerin gelen mesajları doğru anlaması ve bu mesajlara etkili bir şekilde yanıt vermesi ile ortaya çıkar. Duygusal zeka dediğimiz sözel yetenekler yani kendini ifade etme, özgüven, hata yapmaktan korkmama, kararlarını dilediği gibi açıklayabilme, farklı fikirlere saygı duyma gibi kişilik özellikleri iletişimi olumlu etkiler. Beceriler.
Bireyin bağımsızlık duygusu kazanmasında aile de önemli bir rol oynamaktadır. Aile, bireyin bu yöndeki gelişimini eşit ve demokratik bir şekilde, bireyin özgür kararlar almasına olanak tanıyarak desteklediğinde, birey de kendi yeteneğine inanacaktır. Kişinin yeterlilik duygusu, bireyin daha iyi iletişim kurmasını sağlar.

Bir insan problemlerin çözümünde ve problemlerle baş etmede uygun yöntemleri belirleme becerisini kazanmışsa eğitimde öğreneceği konuyu daha hızlı öğrenmesini de bilecektir. Aynı zamanda birey hangi yöntemi kullanacağını bildiği için daha başarılı ve doğru cevaplar verecektir. Öğrenme hızlı gerçekleşeceğinden, bireyin çevreden gelen saygınlığı ve psikolojik rahatlığı nedeniyle iletişimin daha iyi olacağı bilinmektedir. Kişi konu hakkında kendine güven duyacağı için bu aynı zamanda iletişimin başlamasını sağlar ve iletişimi kendine göre yönlendirebilir.

Kişi utangaç ve içine kapanık bir karakter edinmişse iletişim kurmakta zorlanır. Kendisini nasıl tanımladığına şaşırabilirsiniz. Yardıma ve desteğe ihtiyaç duyduğu konularda korkak ve çekingen davranabilir. Bu nedenle kişiler arası iletişimin kesilmesi, yanlış ifade ve yanlış anlaşılmalar olası riskler arasındadır. Kişi başarılı olsa bile, muğlak bir kişiliğe sahip olduğunda pek hatırlamaz ve toplumdan dışlanma yaşayabilir. Aynı şekilde fiziksel kondisyon ve hareketlerde kısıtlılıklar, yüz kızarması ve mahcubiyet ortaya çıkar. Fiziksel durumlar, hareketler, jestler ve mimikler de iletişimin bir parçasıdır. Bu fiziksel özelliklerin yeterince kullanılmamasından dolayı insanlar arasındaki iletişimde bir engel oluşmaktadır.

Bütün bunlar aynı zamanda bireyin büyüdüğü çevrenin türü, çevrenin ve ailenin hangi konularda olumsuz etkilendiği konusunda da ipuçları vermektedir. Kişilerin bu süreçlerde karşılaştıkları sorunlar erken teşhis edilip çözüme kavuşturulursa, kişinin ergenlik ve yetişkinlik dönemindeki üretkenliğinin desteklenmesi veya kişinin kendi çabası ve çabası ile ilerleme ve değişim sağlanabilir. Sonuç olarak gelişim ve değişim eğitimin temelidir.

yazar: Daha erken Para cezası

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın